Burhan Öztürk
Ben öldükten sonra şefaat etme, gelme mezarıma get geri geri…( Kırşahar türküsünden)
Osmanlının iliğine kadar sömürdüğü, bütün savaşlarda öne sürdüğü ama bir türlü adamdan saymadığı bizler.
Yazımız yoktu, fakat sözümüzle bugüne geldik dayandık.
Karacoğlanız, pir sultaanız, Dadaloğluyuz, Muharrem Ertaşız, Hacı Taşanız, Çekiç Aliyiz, Neşet Ertaşız…
Yunusuz, Emrahız, Köroğluyuz…
Osmaniye Düziçinde asıldı dedelerimiz, osmanlı astı, iskan kabul etmedik diye…
Fettahoğlu Ağca bey ve iki kardeşi.
Boyun eğmedik fermanlara.
Eğmiyoruz.
Dağıldık dört bir yanda yurt tuttuk.
Trabzonda doğma büyüme biri niçin bozlaklara düşkün, niçin sözün devamcısı?.
Niye sınıfının yanın da soyunu sopunu da kovaluyor, bırakmıyor?
Kökü olmayan orman çalılıktan başka bir şey değildir.
Geçmişimin, soyumun izini sürmekten usanmadan. Yoksulun, garibin hakkına sahip çıkmadan, zulme, hainliğe baş kaldırmadan ben ben olamam.
Bu devlet bu osmanlı bakiyesi bizden intikam alıyor halâ…
Dedelerimiz boyun eğmedi, ipe gitti.
Ben mi boyun eğeceğim size? Fettahoğlu Ağca beyin torunu…


























