Samsun Gürcü Kültür Derneği Üzerine Başkan Eyüp Elmas ile Söyleşi
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Sayın Eyüp Elmas, Gürcü camiası sizi özellikle Samsun Gürcü Kültür Derneği üzerinden tanıdı. Derneğinizin faaliyetlerine bakıldığında oldukça geniş ve çok katmanlı bir kültürel hareketlilik dikkat çekiyor.
Deda Ena (დედა ენა) derslerinden tasavvuf müziğine, Gürcü mutfağından Türk Halk Müziği çalışmalarına, folklordan çeşitli sanat atölyelerine kadar uzanan bir faaliyet alanı söz konusu. Hatta dışarıdan bakan biri için şu izlenim doğabiliyor: Samsun’daki kültürel dinamizmin önemli bir kısmını adeta bu dernek taşıyor.
Ancak tam da bu noktada bir soru beliriyor:
Bu çok yönlü yapı, Gürcü kimliğini güçlendiren bir zenginlik mi; yoksa zaman zaman kimlik eksenli bir belirsizlik algısı mı üretiyor?
İsterseniz kuruluş sürecinden başlayarak bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz ve hâlen devam eden faaliyetleri ana başlıklar hâlinde özetleyelim. Böylece hem misyon hem de öncelikleri daha net görmüş oluruz.
Eyüp Elmas: Çok teşekkür ederim. Öncelikle camiamız için www.gurcühaber. com çok büyük emekler veriyor.Büyük bir boşluğu dolduruyor. Derneğin üyelerim camiamız adına çok teşekkür ediyorum.

Samsun Gürcü Kültür Derneği açılışını 16 Şubat 2025 tarihinde yaptı. O tarihten beri yoğun çalışmalarımız var. Bir yıl oldu. Emekleme dönemi geçirdik. Kaynaşma dönemi geçirdik. Şimdi kurumsallaşma dönemindeyiz.
Biz dernek olarak kültürümüzü her başlığıyla birlikte yaşamaya çalışıyoruz. Tabii derneğe üyeler arasında, kültürümüze saygı sevgisi olan ama gürcü olmayan insanlar da var. Dernek üyelerimiz arasında farklı yetenekleri olan abilerimiz, üyelerimiz de var. Dolayısıyla çok kapsamlı ve çeşitli alanlarda faaliyet yapıyoruz.
Bunu sistemize ederek bir kısa özet geçmek isterim:
Öncelikle kültürün en temeli Gürcücemiz, dilimiz. Bizde bu konuda geçen yıl dört ay Zeki Mercan Hocamızla uzaktan Deda Ena ( დედა ენა ) eğitim aldık. 80 kişiyle başladık 20 kişiyle bitirdik Yine de yaklaşık 40 kişi okuma yazmayı buradan öğrenmiş oldu,
Ardından Tariel Putkaradze Vakfı tarafından uzaktan eğitim şeklinde on arkadaşımız A1 düzeyinde eğitim aldık ve başarıyla tamamladık
Ardından yaz dönemi ve devamında kapıdan derneğimize gelen herkese hızlı alfabe öğrenme eğitimleri verdik. Yani Derneğe gelen herkes adını, soyadını sevdiklerinin isimlerini çok rahat yazar hale gelerek ayrılmış oldu. Burada da en az 50 kişi bu aşamadan geçti diyebilirim.
Şimdi ise iki ayrı grup halinde 45 öğrencimiz yüzyüze Natali Dülger eğitmenimiz eşliğinde dernek merkezimizde çok verimli bir şekilde devam ediyor.
Son olarak Gürcistan’da iş yapmak isteyen iş dünyasına yönelik 100 yüze eğitim hazırlığımız var netleşince o konuda bilgi veririm
Yani kültürün temeli dil ve biz Gürcüce dilimizi öğrenmek için hep mücadele ettik ve gayret ettik
İkincisi yemek, 2025 yılında bir aylık gürcü yemekleri eğitimi yaptık bu eğitimde yaklaşık 40 yemeğimizin hazırlanışından pişirilmesiden servisine eğitimini aldık.
Eğitmenimiz Müzeyyen Türk ablamız, buradan aldığı ilhamla “nesilden nesile gürcü mutfağım” adıyla bir kitap yazdı. Editörlüğünü Dernek olarak biz yaptık.
Şimdi ramazan sonrasına her hafta bir gürcü yemeği Workshop’ı olacak şekilde hazırlık yapıyoruz.
Kültürün üçüncü başlığı olarak oyunlarımız, 50 kişilik halkoyunları ekibimiz beş aydır çalışıyor. Ara tatil döneminde hocamızı Gürcistan’a gönderdik 15 gün boyunca yoğun gürcü oyunları üzerine çalıştı orda. Dönüşte Gürcü oyunları üzerine halk oyunları,folklor ekibi oluşturduk. Şu an iki grup halinde hem Anadolu’nun farklı yöre oyunleri, hem de Gürcü oyunlarını oynayan halk oyunları ekiplerimiz,kurumsal olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Kültürünün dördüncü başlığı Müziklerimiz:
Derneğimiz bünyesinde halk müziği sanat müziği. Korolarımız profesyonelce çalışmalarını aylardır sürdürüyor. Çok sesli Gürcü müziği ekibi oluşturduk. kurumsallaşmaya çalışıyoruz. Yaklaşık üç aydır ekip çalışıyor. Kolay değil. Tabii ki, alışmak oturtmak ve büyütmek, bunun yanı sıra kendi içimizde Gürcü müzikleri icrasına yönelik küçük çalışmalarımızımız da devam ediyor. nNetleşince onu da bilgi veririm. Halk müziği korosu da üç Gürcü parçamızla bu sene yer alıyoruz. Seneye halk müziği koroumuzun yarısı gürcü yarısı Türk halk müziği şeklinde olacak.
Enstrüman olarak da faaliyetlerimiz yoğun, Bağlama eğitimimiz ilk günden beri devam ediyor. Buna akordiyon ekledik. O da üç aydır devam ediyor. Darbuka, ritim ekledik. Bir ay devam etti, bir ara dönem oldu, ramazan sonrası tekrar başlayacağız, Piyano derslerimizi başlattık, iki ay devam etti, bir küçük ara verdik tekrar başlayacağız, UD derslerimiz başladı, bir ay oldu çok iyi gidiyor, şimdi tulum hocamızla konuşuyoruz ramazan sonrası derneğimizde tulum derslerimiz başlayacak
Müziğin yemeğin dilin oyunların enstrümanların her alanında olmaya gayret ediyoruz yavaş yavaş sistemleşecek!
1000’e yakın üyemiz var, üyelerimizin %30’u gürcü olmayıp kültürümüze ilgi duyan arkadaşlarımızdan oluşuyor!!
Sizin de bahsettiğiniz gibi kültürün sanatın her alanında olmaya çalışıyoruz ve bunu Gürcü kültürüne yönelik elimizden geldiğince odaklanmaya çalışıyoruz, tabii ki içinde yaşadığımız topluma kayıtsız değiliz. Dolayısıyla potansiyel olan kültür sanat alanlarına yönelik de faaliyetlerimiz var.
Yukarıda bahsettiklerim ana faaliyete alanlarımızda buna ilaveten, Şota Rustaveli şiir akşamları adıyla ayda bir şiir gecesi düzenliyoruz. Haftalık tarih sohbetlerimiz devam ediyor, Gürcü tarihi üzerine sohbet programımız haftalık devam ediyor, Mizaç eğitimi yaptık. Fitoterapi eğitimimiz beş aydır devam ediyor Medya okuryazarlığı eğitimmizin birincisini tamamladık, ikincisi bir hafta sonra tekrar başlayacak. Üyelerimizin medya sosyal medya teknoloji kullanımı gibi açıklarını kapatmaya çalışıyoruz. Kukla eğitimimiz yaptık, kukla tiyatrosu ekibi oluşturduk. İşler istediğimiz gibi gitmedi yeni, bir çalışmayla tekrar ayağa kaldıracağız, Prompt mühendisliği eğitimi yaptık. Sosyal sorumluluk içeren eğitimlerimiz de var her eğitimde çok başarılı olduğumuzu söyleyemem ama adım adım kurumsallaşmaya doğru gidiyoruz
Özet kültürümüzün her alanında profesyonelce olmak istiyoruz ancak yaşadığımız toplumun kendimizi ait hissettiğimiz ve vatanım dediğimiz bu toplumun tüm değerlerine önceliklerine yönelik de dernek kapsamında bir sürü faaliyet yapıyoruz
Fehmi Uzal Ustiaşvili:Gürcü derneklerinin temel varlık sebebi çoğu zaman anadildir. Sizin derneğinizde de öncelikli alanın Gürcüce dil kursları olduğunu görüyoruz. İlk dönemlerde Zeki Mercan hocamızla başlayan süreç, bugün Natali Dülger hocamızla devam ediyor.
Bu noktada şu soruyu netleştirmek isterim:
Samsun’da Deda Ena çalışmaları bir “etkinlik” mi, yoksa bir “kurumsal öncelik” mi?
Yani bu dersler, kültürel faaliyetlerden biri olarak mı konumlanıyor; yoksa derneğin varlık gerekçesinin merkezinde mi duruyor?
Öğrenci sayısı, sürdürülebilirlik ve müfredat standardizasyonu açısından nasıl bir yol izliyorsunuz?
Eyüp Elmas: İkinci sorunuza gelince; Gerçekten de dernekte en önemli kültürel önceliğimiz Gürcüce dilini okuma yazma konuşma anlama olarak öğrenmek ve öğretmek. Bunun için her yolu deniyoruz, Gürcüce öğrenmek bizim için temel önceliğimiz, derneğimizin varlık sebeplerinden bir tanesi, Deda Ena (დედა ება) üzerinden eğitimimizi yapıyoruz, müfredat standartzasyonu açısından biraz daha belki mesafe kat etmeye ihtiyacımız olabilir ancak eğitimlerimizi Zeki Mercan gibi Natali Dülger gibi dil profesyonelleri tarafından verdiğimiz için müfredat konusunda sıkıntı yaşamıyoruz diye düşünüyorum.
Fehmi UzalUstiaşvili: Şimdi daha açık bir meseleye gelelim.
İnegöl’den, Gürcü kültürü içinde yetişmiş ve Hiraşi grubu üyesi Tezcan Atila Basiladze’nin değerlendirmeleri kamuoyunda yankı buldu. Özetle şu soru soruldu: Samsun’daki yapı, Gürcü kültür derneği mi, yoksa daha geniş bir kültürel platform mu?
Bu tür eleştiriler Gürcü camiasında zaman zaman ortaya çıkan “ötekileştirme” reflekslerini de yeniden görünür kılıyor. Ancak meseleyi duygusal değil, yapısal bir zeminde tartışmak gerektiğini düşünüyorum.
Şunu sormak isterim:
Bir dernek, hem kendi etnik-kültürel kimliğini koruyup hem de bulunduğu şehir kültürüne açık olabilir mi?
Yoksa bu iki alan arasında zorunlu bir tercih mi vardır?
Samsun Gürcü Kültür Derneği’nin kimliğini siz nasıl tanımlıyorsunuz?
Kültürel çoğulluk bir strateji mi, yoksa zamanla oluşmuş bir pratik mi?
Eyüp Elmas: Tezcan Atila Bey’in açıklamaları üzerine doğan tartışmayla ilgili net şeyler söylemek isterim, hangi konuda yorum yapıyorsak eleştiri, öneride bulunuyorsak bulunalım sevgide saygıda küsur edemeyiz. Sevgide saygıda kusur edilmiş eleştirinin hiç kimseye faydası olmaz. Birincisi bu. İkincisi biz, kültürümüzü yaşatmak üzere bir araya geldik. Bunun için mücadele ediyoruz ve buna dair de yukarıda bahsettim kültürün tüm taraflarında aktif gayret ediyoruz. Ama içinde bulunduğumuz toplumun ve bizi var eden bu toplumun bizi kucaklayan bu toplumun değerlerinden kültürel sanatsal alanlarından tabii ki uzak kalamayı. Dolayısıyla hem etnik kültürel kimliğimizi korumak adına bir dünya faaliyetler yapıyoruz hem de içinde bulunduğumuz toplumumuzun, şehrimizin kültürünü sanatını edebiyatini yaşatmaya çalışıyoruz aksi taktirde kendimizi izole etmiş oluruz, dişlamış, cezalandırmış oluruz!
Burada etiketli kavramlardan uzaklaşmak istiyorum. Bunu kimseye bir faydası yok. Biz kültürümüzü dolu dolu yaşamak üzere kurulmuş bir derneğiz. Buna dair her alanda faaliyet yapıyoruz. Her türlü görüş ve öneriye açığız. Bu konuda daha yolun çok başındayız ve bu şekilde adım adım ilerleyerek yemekte, müzikte, oyunda, enstrümanda, ve kültürün her alanında ciddi mesafeler kat edeceğimize inanıyoruz.
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Dışarıdan bakıldığında, Gürcü kültürel faaliyetleri kadar farklı alanlara açılmanız bir “imaj karmaşası” olarak okunabiliyor. Ancak aynı tablo, başka bir açıdan “kültürel özgüven” olarak da yorumlanabilir.
Bu noktada sizce asıl soru şu olabilir mi:
Kimlik, içine kapanarak mı güçlenir; yoksa kendini ifade edebileceği geniş alanlar oluşturarak mı?
Son olarak, Gürcü camiasına ve özellikle genç kuşağa nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
Eyüp Elsnas: Sivil toplum kuruluşları üyelerinin donanımlar kadardır: Dolayısıyla üyelerimizin içerisindeki her türlü potansiyelleri açığa çıkararak ilk adımı attık. Doğru da yaptigimizi düşünüyorum. Üyelerimizden halkoyunları hocamız vardı, halkoyunları kursu oluşturduk, halk müziği hocam, şefimiz vardı halk müziği oluşturduk. Bu potansiyellerden kaçmadık. Ama bir yandan da tamamen kültürünü yaşatmak üzere kurduğumuz bu Derneğimizin kültürü neyle yaşar, masaya yatırdık. Her bir kolon için ciddi ve profesyonel emek vererek ilerledik Ben bunu bir kültürel özgüven olarak görüyorum ve kültürün içine kapanarak geliştirileceğini inanmıyorum.
Dolayısıyla Gürcü kültür derneklerimiz Gürcü kültürünün tüm kolon larını profesyonelce çalışmalı ve Derneği’nde uygulamalı olarak hayata geçirmeli ama, içinde bulduğu toplumun kültürel sanatsal faaliyetlerine de kayıtsız kalmamalı.
Son olarak yürüttüğünüz, emek verdiğiniz saha çok kıymetli. Hepimiz için açılım ve çok daha geniş kitlelere ulaşmamız anlamına geliyor. Aynı zamanda çok daha geniş kitlelerin tecrübelerini modelleme fırsatı buluyoruz.
Sonsuz teşekkür ediyorum. Temel sorun iletişimi kesmemek. İletişim halinde kalmamız ve hep yapıcı olmaması önemli. Daha dün başladık, bugün çok profesyonel her şeyi yapıyoruz diyemeyiz. Dolayısıyla da bu faaliyetleri eleştirirken sevgi saygı çerçevesini ihmal etmememiz gerekir. Biz haftanın yedi günü sabah 8:30 akşam 21.00 açık olan bir Derneğiz ve tüm akşamları dolu olan, gün içinde de gene bir sürü faaliyeti olan bir derdiniz.
Dernekler olarak konuşmamız gereken temel konu şu. Hangi Derneğimiz ne kadar açık ne kadar faaliyet yapıyor? Ayda bir defa Derneği’ni zar zor açan insanların sen şunu şöyle yaptın bunu da böyle yaptın diye eleştirilerini kabul etmiyorum
Sizlerin vesilesiyle camiamızdaki emek veren gayret eden tüm kardeş derneklerimizi yöneticilerimizi gayret karlarımızı selam ediyor teşekkür ediyor saygılar sunuyorum.
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Didi Madloba Eyup Başkan
Editörün notu:
Bu söyleşinin amacı polemik üretmek değil; Türkiye’deki Gürcü kültürel yapılanmaların yönünü, vizyonunu ve gelecek perspektifini daha sağlıklı. paydaşlık temelinde geliştirmektir. Farklı yerlerdeki Gürcü Derneklerle, Deda ena eğitmenleri ile devam edeceğiz. Bizi izlemeye devam

























