DİLLERİN EŞİTLİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?
Celal Özkan: Mithat Sancar, “ben Arap olduğum için ana dilim Arapça, Nusaybin’de oturduğumuz mahalle Kürtlerden oluştuğu için, biraz da zorunluluktan Kürtçeyi öğrendim, ana dilim gibi biliyorum. Çünkü, sokağa çıkıp oynamak için arkadaşlarınla aynı dili konuşmak gerekiyor, komşuyla yan yana gelmek için de öyle” diyor, bir televizyon programında.
Almanca ve İngilizce yayınlanan dergilere yazı yazdığı için o dilleri de ana dili gibi biliyordur. Türkçeyi okullarda öğrendiği için çok güzel konuşuyor zaten, bunu duyup bilmeyen yoktur sanırım. Etti mi size beş dil. İkisi doğaçlama, üçünün bedeli var!
Ne kadar güzel değil mi? Aynı zamanda ne kadar acı! Bu ülke üzerinde yaşayan bir dilin biri, sokakta öğreniliyor ana dili gibi, diğeri ana dili anadan başka öğretmeni yok! Ama dünyayı elinin içine alıp istediği yere çeviren, sınırları kilometrelerce ötelerden çekilmiş olmasına rağmen, ta içimize girip mengene gibi içimizi oyan başkalarının dilleri okullarda öğretiliyor, yetmezse, bir sürü bedel ödenerek geliştiriliyor!
Almanca, İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça ve bir çok başka dillerin öğrenilmesini, hatta mümkünse bedel ödenerek öğrenilmesini yadırgadığım için değil; elbette çok dil bilmek, dost olmayanların bile dilini bilmek çok önemli. Bir ülkede bir çok ulus var, o ulusların ayrı ayrı dilleri varsa çoğunluğu oluşturanların dili için olanakların farklı olması da anlaşılabilir! Ama ülkenizde farklı dil konuşanları yok sayıyor ve onların dillerinin yaşamasını kendi özel çabalarına terk ediyorsanız, onları yok sayıyor, hatta asimile etmek istiyorsunuz demektir! Çünkü dilini unutan birinin asimile olmaması için hiçbir neden kalmamıştır!
Ne güzel olurdu, şu güzelim Anadolu’nun renklerinin tadına varabilseydik! Biri Lazca şaka yapsa ben ona Türkçe yanıt versem ikimiz birbirinizi anlayarak gülüşsek! Ermenice küfür eden birine bu yörenin şivesiyle ” ne diyon oğlum ayıp olmuyo mu” desek de herkes birbirini anlayıp özür dilese kendi dillerinde çok güzel olurdu! Gürcü, Cerkes’in ne demek istediğini algılamak için bir başka dile gereksinim duymasa kötümü olurdu?! Rum, Kürtle yan yana yürürken şarkılar söylese, biri o dilden, diğeri öbüründen yarısını biri, diğerini oteki kimin rahatı bozulurdu?! Arapçayı Kur’an’ın ezberinden değilde yaşama dair olanlarından öğrenebilmek ne güzel olurdu!
































