Birleşmis Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) 8-13 Aralık 2025 tarihlerini kapsayan ve Hindistan’da devam eden uluslararası görüşmelerde Gürcü buğdayını Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil etti.
Uluslararası komisyonun 20. Toplantısı Yeni Delhi’de gerçekleşiyor. Gürcü buğday kültürü ve geleneğinin listeye dahil edilmesi kararı alındı.
Konuyla ilgili bilgilendirmeyi Gürcistan Kültürel Mirasın Korunması Ulusal Ajansı yaptı.
https://www.facebook.com/share/p/15xD1z5tJz/
Ben bu paylaşımı neden mi yaptım?
Benim köyümdekiler de dahil olmak üzere Türkiye’de yaşayan Gürcüler, mısırın ve mısır ekmeğinin bizim yüzlerce yıllık ulusal gıdamız olduğunu sanıyor. Mısır ekmeğinin hastasıyım ve en az haftada bir kez yiyorum. Fakat işin aslı öyle değil.
Mısır Amerika kıtasına ait bir bitkidir ve 16. Yüzyılda Amerika kıtasından Avrupa’ya, daha sonra Anadolu’ya ve Gürcistan’a ulaştı. Muhtemelen atalarımız 17. Yüzyıldan sonra mısırla tanıştı.
Peki ya buğday?
Buğdayın en eski yurdu Anadolu ve Gürcistan coğrafyası dersek abartmış olmayız. Anadolu çok zengin bu konuda. Gürcistan da öyle fakat Gürcistan’ın doğu ve güney kesimi. Doğu Gürcistan ve Güney Gürcistan (Meskheti) buğday yurduydu ve buğday ekmeği yenirdi. Örneğin Artvin Güney Gürcistan sınırları içindeydi ve günümüze ulaşan Doliskana Kilisesi adını çevresinde bolca yetişen -doli- adlı buğdayın yetiştirildiği tarlalardan alıyor (doli/დოლი: buğday türü, kana/ყანა: tarla).
Doğu ve Güney Gürcistan’da buğday yaygınken Batı Gürcistan’da ve bugünkü Türkiye’nin Doğu Karadeniz kıyılarında ğomi/ღომი denen bir hububat türü yaygındı. Ekmek yerine bahsedilen alanlarda lapa kıvamında pişirilen aynı adlı ğomi yenirdi. Sonra mısır yayıldı ve ğomi katığı bu kez mısırdan yapılmaya başladı. Tabii ki buğday ekmeği de Batı Gürcistan’da da yayıldı. Benim sevgili mısır ekmeğim birkaç yüzyıldır Gürcistan’ın her yerinde var. Fakat Gürcistan’ın kendi tarihsel katığının hammaddesi buğday ve ğomi idi.



























