GÜRCİSTAN ÇİFTE VATANDAŞLIK KRİTERLERİ ARASINA DERNEKLERİMİZİN REFERANSINI EKLENMELİDİR!
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Beykoz Gürcüleri Ali Kemal başkanlığında Beykoz Çayır Festivalinde büyük inisiyatif aldı. Yıllardır yerelde, ilçe genelinde Beykoz Batum Gürcü Kültür Derneği olarak yürütülen çalışmalar artık bütün Türkiye ve Gürcistan’dan da dikkatle izleniyor. Beykoz Gürcü inisiyatifini geliştirenleri kutlamak gerekir!
Beykoz Çayır Festivali Beykoz Belediyesi tarafından, yerel derneklerinden bir biçimde inisiyatif ile birkaç yıldır devam ettiriliyor! Beykoz Batum Gürcü Kültür Derneği Beykoz dernekler platformunun kurucu üyelerinden.
İlk önce Marmara Gürcüleri öncülüğünde başlayan ve daha sonra bütün Gürcü dernek ve guruplarında katılımı ile devam eden ‘’Gürcü Şenliği’’ etkinliklerini çoğumuz hatırlıyoruz! Bu şenliklerin ikinci ya da üçüncüsü için olacak, İstanbul’dan katılım çalışmalarımız sırasında Ali Kemal Başkanla aramızda geçen bir konuşmayı paylaşmak istiyorum:
Ali Kemal,’’Bizden de Gürcü Şenliği etkinliklerine katılmak isteyen çok arkadaş var ama çeşitli imkansızlıklar yüzünden katılamıyorlar, katılamıyoruz. Sakarya, Bursa, Gemlik, o kadar yolu gitmek gelmek insanlarımıza ağır geliyor, gelin bu Gürcü Şenliğini İstanbul’da, Beykoz Çayırında yapalım. İstanbul geneli Gürcüleri Beykoz Çayırında bir araya getirelim!’’
Bu öneriye bende sıcak bakmıştım ama her nedense o günlerde bunu önceliklerimizin arasına alamadık. Ali Kemal Başkan bunu Beykozlu Gürcüler ile, tek başına gerçekleştirdi! Her yıl bir hafta süren Çayır Festivalinin en az bir gününü, Gürcü Şenliği’ne çevirdi. Çok da iyi gidiyor.
Geçen hafta sona eren Çayır Festivalinde Beykoz Batum Havalisi Gürcü Kültür Derneği ve Beykoz Artvinliler Kültür Ve Yardımlaşma Derneğinin birlikte organize ettikleri, bazıları buna ‘Batum-Artvın Ruzgarı!’ diyor, ben Gürcü Şenliği diyeceğim, etkinlindeki kalite ve coşkunun üstünde durmayacağım. Bu ayri bir yazının konusu olabilir. Bilen biliyor, Pandemi / salgın öncesinde gerçekleşen etkinlikte muhteşemdi.
Bitirmeden bu yazının başlığına dönmek istiyorum:
3 Ekim Pazartesi akşam programı açılışında Ali Kemal Başkan tarafından yapılan selamla ve hoş geldiniz konuşmasında kurduğu üç cümle çok dikkat çekici idi.
O konuşma bazı kanallardan canlı olarak da yayınlandı. Şu an elimin altında olmadığı için mealen aktarıyorum: ‘’Buradan Gürcistan Hükümetine, buradaki temsilcilerine seslenmek istiyorum. Gürcistan için yapılan çifte vatandaşlık başvurularında Türkiye’de ki Gürcü Derneklerden referans istenmeli, üyelerimizin çifte vatandaşlık talepleri yanıtlanmalıdır’’.
O akşam programın sonun bekleyemeden ayrılmak zorunda kaldığım içim konuşmanın bu bölümü ile ilgili kendisi ile konuşamadım. Ancak bu yazıyı için zaman bulduğumda, telefonla arayarak konuyu biraz açmasını istedim. Söylediklerini aktararak devam etmek istiyorum:
‘’Fehmi Başkan, sen de biliyorsun, bu yeni bir şey değil. Geçen yıl bununla ilgili Gürcistanlı yetkililere açık mektup da yazdık, Sakarya Kartvel Gürcü Laz Kültür Derneği ve sende Gürcü Kültür Merkezi Derneği olarak yazdınız. O metin sen de var. İstersen o metni bu haberine ekleyebilirsin. Ayrıca ben buradaki Gürcistan temsilcileri ile de görüşmeler yaptım. Bir ilerleme kaydedemedik. Buna Gürcüler olarak bizim hakkimiz olarak bakıyorum. Ama yanlış anlaşılmak da istemiyorum. Ben kendim için bunu talep etmiyorum, 60 yaşına geldim, Şimdiden sonra Gürcistan vatandaşı olsam ne olur olmasam ne olur. Ama gençler için bu önemli. Bir kültür mücadelesi veriyoruz, kaybolmaya yüz tutmuş ana dilimizle ilgili bir mücadele veriyoruz. Ayni mücadele içinde Başka yerlerdeki Gürcü Dernekleri de var, Sizi de biliyorum, canla başla çalışıyorsunuz, güzel şeyler yapıyorsunuz . Geçmişte İstanbul Gürcü Dernekleri olarak birlikte Deda Ena günleri de düzenledik.Birlikte güzel şeyler yaptık.
Ben böyle düşünüyorum: Hepimiz bu kültür mücadelenin içindeyiz. Gençleri, yeni insanları derneklerimizin etrafımda toplayabilmemiz için bu çifte vatandaşlık konusunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dernekler için bir kontenjan açılabilir, derneklerimizin referansı istenebilir. Çifte vatandaşlık alanlarla Derneklerin bağını güçlendirebilir.’’
Ali Kemal Başkana biraz daha devam edebilirdi, fakat ben yerimiz nedeniyle kendisine bu açık sözlülüğü için teşekkür ettim.
Keşke bu konulara Türkiye ile Gürcistan çifte vatandaşlık anlaşması yaptıklar zaman dikkat edilmiş olsaydı. 3 ay içinde birkaç bin kişi çifte vatandaş yapıldı. Bunların içinden, o zaman da Dernekler içinde çalışan, Gürcü kültürü, kimliği ve dili için mücadele veren insanlarımızı ayrı tutuyorum, kaç kişi kültürel etkinliklerimize katılıyor, derneklerimiz adresini biliyor? Gürcü tarihi ve kültürü ile uzaktan yakından ilgisi olmayan ama Gürcü kimliği ila dolaşan kaç bin kişi var!?
O zaman öyle oldu böyle oldu. Şimdi konumuz bu değil. Ali Kemal Başkanın söylediklerine katılıyorum.
Çifte vatandaşlık konusu siyası bir konudur. Ve her iki ülke de tarihte hiç olmadığı kadar birbirine yakın bir hissiyat ve kader birliği içindedir. Bun güçlendirecek, halklarımız arasındaki kardeşlik bağlarını geliştirecek adımları desteklemeye devam etmeliyiz!
































