Bunca yıldır okuduğum kitaplardan çıkardığım sonuç, ki çıkardığım sonuçlardan, hayatın kendisinden,tarihten,anlatılanlardan, yazılı kaynaklardan kuşkuluyum.Ruhumda bir şey bana aslında hayatın basit olduğunu söylüyor.
Her neyse milat öncesinde tarihte Asya ve Ortadoğu’da yaşayan, kendilerine göre uygarlıklar kuran halklar var.Altaylılar ve Mezopotamya halkları…binlerce yılı aşkın bir süreçte bu halklar çok dönüşümler yaşadılar.Başlangıçta halk,ulus,millet yoktu.Bu farklılıklar tarihin belli bir evresinde ortaya çıktı.
Zaman içinde toplumlar ayrıştı.Farklı dinlere inandılar, farklı ırksal özellikler gösterdiler. Ama iyi araştırılıp incelendiğinde neredeyse çoğu ırkın birbirine benzediği görülür. Ve farklı dillere sahip oldular,bu diller de tarihin binlerce yılı alan süreçlerinde ortaya çıktı.
Belki de insanları ilk bölen durum dinlerle oldu.Dinlerin toplumlara ihracı yani fetihler ayrıştırmayı artırdı. Dinlerin yayılması için yapılan fetihlerin ve cihatların ana nedeni ekonomiktir. Ama bu bilinçli bir biçimde cihat sözcükleriyle örtülür.
Türkler tarihin gördüğü en büyük halklardandır.
Türk toplulukları ilk dinleri “Gök Tanrı ” ruhuyla Asya’dan Avrupa ‘ya gittiği yerdeki çoğu halkı etkiledi, oralardan da etkilendi. Ortadoğu’da yaşayan tüm halklar da birbirinden,Türkler’den etkilendiler.Altaylılar’ın Türklere dönüşmesi, Kafkas halkları, Romanov hanedanı öncesi Rusya’nın etnik yapısı, Ermeni toplumunun oluşumu, Kürt toplumunun ortaya çıkışı, bütün bunların hepsi yüzyılları aşan süreçlerde ve pek çok nedenler sonucunda oldu.Kısacası çoğu toplumlar başka bir toplumun oluşumunda birbirini etkiledi.
Aynı şey Avrupa ‘nın oluşumunda Amerika kıtasındaki halklar arasında da gerçekleşti. Bütün bunlar işgaller,fetihler,savaşlar kimi zamanlarda barışçıl yollarla gerçekleşti. Tarihin akışı böyle sürdü.
Dünya önce insan topluluğuydu. Binleri aşan yıllar sürecinde küçük topluluklar içinde yaşadılar, sonra büyüdüler, beylikler veya derebeyi sistemi oluşturdular. Bir araya gelenler büyüdü inanç, halk kimlikleriyle küçük devletler oluşturdular. Bu süreçte yavaş yavaş millet olma özellikleri gelişti. Sonra büyük imparatorluklar kurdular.
19.yy geldiğinde çoğu durumun nedeni olan kapitalizm büyük devletleri çözdü ve ulus devletler ortaya çıktı.İnsanlar binlerce yıl öncesinden gelen ortak özelliklerinden ayrışmaya başladılar. Büyük ve üstün ulus kavramları adı altında aslında mesele zenginliği ele geçirmekti.Tarih bu yüzden insan kardeşliği arasında iki büyük savaş gördü.
Birinci savaşta her zaman bize şüpheli baktıkları ve Osmanlı topraklarını ele geçirmek için ülkeyi bilinen duruma getirdiler. Aynı modeli Rusya üzerinde de denediler. İkinci savaşta ise Almanya üstün ırk ve tek devlet modelini neredeyse bütün dünyaya dayattı.
Bütün bunların hepsi geniş kitleleri yoksulluğa bir avuç burjuva sınıfını da zenginliğe itti.
Oysa başlangıçta hepimiz insandık.



























