Bir şiirden, bir dizeden esinlenip şiir yazmak
Şu dizeler Melih Cevdet’in Anı adlı şiirinden:
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma
Şu dizeler de Cemal Süreya’nın Türkü adlı şiirinden:
Bir sürü güvercin havalan. Saçların
Bunlar tıpkı senin sevilmedeki saçların
Kanatlarımdan bellidir yeni açılmış sokaklarda
Gülüm-mera gülüm-mera
Bir güvercin akıntısında kesin güvercinler
Uçsuz bucaksız bana bakıyorsun
“Bir çift güvercin havalansa”(M. Cevdet)
“Bir sürü güvercin havalan” (Cemal Süreya)
Bu iki dize size ne düşündürür bilmem. Sözdizimlerinin aynı, ama aldıkları çekim ekleri bakımından farklılar. Her iki şair de bu dizelerinden sonra birbirlerinden koparcasına geliştirmişler şiirlerini. Bence bu kabul edilebilir bir durum. Melih Cevdet Anı şiirini önce yazmış olduğuna göre Cemal Süreya’nın ondan etkilendiği açık. Şair, bir şiirden esinlenerek şiir yazabilir. Cemal Süreya’nın güzel şiirler insanda şiir yazma isteği uyandırır düşüncesinde olduğunu da hatırlayalım. Bir anlamda Melih Cevdet’in Anı adlı şiiri Cemal Süreya’ya Türkü adlı şiirini yazdırmış. Özgün bir şiir çıkmış ortaya.
Bir örnek daha:
“Hüzün ki en çok yakışandır âşıklara” Bu dize Şems-i Tebrîzî’nin. Hilmi Yavuz büyük olasılıkla bu dizeden yola çıkıp Nâzım Hikmet adlı şiirinde şu dizeleri yazmış:
hüzün ki en çok yakışandır bize
belki de en çok anladığımız
“Hüzün ki en çok yakışandır âşıklara” (Şems-i Tebrîzî)
“hüzün ki en çok yakışandır bize” (Hilmi Yavuz)
Her iki dizenin de sözdizimi aynı ama şiirin özneleri farklı. Bu kurtarır mı şairi?
Bilmem ama kolaycalık olduğunu söyleyebilirim. Metinler arası bir ilişki deyip geçiştirebilirim.
Keşke Cemal Süreya ve Hilmi Yavuz esinlendikleri şiirleri, dizeleri belirtseydiler. Gerek duymamışlar nedense ama gerek duymalıydılar.
26 Mayıs 2023, Cuma, saat 03.47
Foto: Filiz Gençoğlu





























