Bedisa Eliadze
bir başkasıymış gibi hayatıma yeniden baktığım, kırılma noktalarını bulmak için kendimle ve herkesle yeniden masaya oturduğum günlerden geçiyorum. Şimdiki gözümden, düne dair ne varsa derine kazarak… Elimle yazdığım tüm satırların fotoğrafını Mustafa’ya gönderiyorum. Sonunda 1984’ten 2013’e gelebildim. Onunla tanıştığım yıl yani. Ben program sunuyorum, o kamerada. Tıpkı bir fotoğraftaki gibiyiz şimdi de. Mustafa yazdıklarımın da, beni de bambaşka bir gözle, bir satranç ustası gibi okuyor.
İngiltere’de olması da bizi engellemiyor. Her repliği sabahın ilk ışıklarına kadar beraber okuyoruz.
Biz onunla uzun susulan akşamlardan, kaçak çaylardan, iyi kitaplardan, aşktan ve devrimden, şiirlerden, filmlerden geçerek geldik bugüne. birbirimize kopulmaz, incitilmez, sağlam bir dostlukla vardık.
Teşekkürler dostum.
Var ol yol arkadaşım.
Eksilmesin varlığın.
Elbet biri satılacaktır yazılanlardan:) İşte o gün sana geleceğim ve olacak olanları, zaten olmuşları ve yolun inceliğini bilerek sımsıkı sarılacağım sana.



























