Veysel Çolak
Seçtiğiniz Neyse O’sunuz
Atasözlerini yabana atmamak gerek. İdeolojik, bireysel yönlendirme güçleri vardır bu sözlerin. Verilidir hepsi. Bu nedenle atasözlerinin söylediğine hemen inanmamak gerekir. Örneğin, “Ayağını yorganına göre uzat.” demek; “Hakkını arama!” demekten başka bir şey değildir. Yani yorganı uzatmak için bir savaşıma kalkma, yorganı uzatmayı aklına bile getirme, demektir. Bu, sömürüyü sürdürmek isteyen burjuvazinin beklentisidir.
Anlaşılacağı üzere atasözleri sınıfsaldır. Her toplumsal sınıfın çıkarlarını gözeten atasözleri vardır. “Çalışanın yatanda hakkı vardır.” atasözünü hatırlayın. Sanırım aklınıza hemen sömürülen işçi sınıfı gelecektir. Genel olarak söylersem, kültür sınıfsaldır. Demokratik, sosyalist öğeleri barındırdığı kadar gerici öğeleri de barındırır.
Öte yandan birey olma bilincini veren, uyaran atasözleri de insana bir tutarlılık, kişilikli bir yaşam biçimi önerebilir. Bence onlardan biri de “Üzüm üzüme baka baka kararır.” atasözüdür. Eleştirel bakmadığınızda yakın olduğunuz insanlara benzemeye başlarsınız. “Onların ya suyundan ya huyundan” etkilenir, onlara benzersiniz. Karakteriniz de, ahlâkınız da ona göre oluşur. “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” denir yeri geldiğinde. İyi ya da kötü; arkadaş diye, sevgili diye seçtiğinizden bir farkınız kalmaz. Kısacası; seçtiğiniz neyse, o’sunuz.
Bütün amacım sözü şuraya getirmek: Sadece seçtiğiniz insanlar, sevgiliniz değil; beğendiğinizi söylediğiniz şiirler, hikâyeler, romanlar da kişiliğinizi yansıtır, sizi ele verir.
Durmadan kötü şiirler okursanız güzel şiirler yazamazsınız. Sanal ortamda yayımlanan ve kitaplaşan kötü şiirlere ve övdüklerinize, yazdıklarınıza; kısacası benzediklerinize bakın ve düşünün.
Evet! Seçtiğiniz neyse o’sunuz!
Aklınızda olsun: “Körle yatan şaşı kalkar.”

























