Hüseyin Aktaş
“YUMURTADAKİ TEHLİKE; FLORFENİKOL”
50 Yıl aradan sonra geçen yılın sonunda bir kümes yaptım. Şu an vaktimi geçirdiğim yer buna uygun. Çocuklugumda tavuklar ile çok uğraştım. Anaçları gurka yatırarak her yıl 100 civarında civciv yetiştirir, onların kimisini yumurtalık kimisini de etlik olarak ayırırdık. Yaşama ilişkin gizlerin çoğunu bu hayvanlar ile haşır neşir olduğum süreçte çözdüğümü söyleyebilirim. Keşke her çocuğun tavuk, köpek, kedi, tavşan, inek, koyun-kuzu, keçi- oğlak, at, eşek gibi hayvanları tanıma ve onlarla birlikte vakit geçirme şansı olabilse…
Kümesi yaparken bu kez çocukluğumdaki gibi derme çatma değil, bilimsel ölçüleri dikkate alarak yaptım. Kümesim 25-30 tavuğa yetecek kadar bir büyüklüğe sahip. Barınak kısmının dışında, barınağın önünde genişçe bir gezinti alanları da var. Bunun dışında günün belli saatlerinde de geniş bir alana sahip olan bahçede gezinme olanakları da var. Yemlikler ve suluklar günlük temizleniyor. Peyderpey kümes temizliği ve sterilizasyonu da yapılıyor. Bunlar tavukların sağlığı için önemli. Buna rağmen tavuklar hastalanıyor…
Çocukluğumda “düşünmeye” başlayan tavuğu keser tencereye atardık! (Düşünmek demekki onlar için de tehlikeli idi!) Ancak şimdi öyle ilaçlar çıkmış ki ölür dediğimiz tavuklar çoğunlukla kurtuluyor… Bu elbette sevindirici bir durum. Ancaaaak;
Şimdi söyleyeceklerime dikkat:
Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında kullanılan kimi ilaçların içinde “FLORFENİKOL” denen bir etken madde var. Bu etken maddenin olduğu ilaçlar tavuklara verildiğinde, o tavuğun eti de yumurtası da insan sağlığı açısından tehlikeli ve ilacı üreten firmalar da bunu ilaç ile ilgili açıklamalarında önemle belirtiyor.
Tedavi süresince ve tedavi bittikten sonra en az 5 gün (bazen 7 gün) tedavi gören tavuğun eti de yumurtası da tüketilemez deniyor.
Fotoğraflarda gördüğünüz yumurtalar tedavi süresince follukta biriken yumurtalar! Onları ne kendimiz yiyeceğiz ne de başka hayvanlara vereceğiz. Onları ağaçların dibine gübre olarak gömeceğiz!
(Pazara çıkarsam kapış kapış gider değil mi?!)
FLORFENİKOL insanlara geçerse, insanlarda KEMİK İLİĞİ İLTİHABI yapıyormuş!
Yani şu küçücük yumurtadan insana geçen ve gözle görülmeyen bir molekül sizin yaşamınızı kül edebilir! Bu korkunç bir şey!
Buraya kadar anlattıklarımda yine bir sorun yok.
Kurallara uyarız ve sağlıklı ürün elde eder, onları tüketiriz…
Peki benim bu 3-4 dönüm bahçe içinde ferah kümeslerde yaşayan tavuklarım, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanıyorsa eğer,
ENDÜSTRİYEL TAVUKÇULUKTA gerek etlik gerek yumurtalık olarak KAFESLERDE yetiştirilen tavukların bu enfeksiyonlara yakalanmaması mümkün müdür?!
Değildir!
Peki bu havyanlara florfenikol içeren ilaçlar veriliyormudur?!
Veriliyordur!
Bu ilaçlar verilince arınma için gerekli olan sürede tavukların çıkardıgı yumurtalar imha ediliyor mudur?!

Burası soru işaretli olan yer işte!
Tavuk çiftliklerinin bu anlamda Halk Sağlığı kurumlarınca denetlenmesi gerekir!
Tabiki her işletme “bunlara dikkat ediyoruz” diyecektir! Ancak işletmenin kendisi hakkındaki sözü, işletme için referans olamaz ve dışardan denetim şarttır! Hatta denetimleri yapan kurumların da denetimi (üst denetim!) şarttır…

Çarşı pazarda “köy yumurtası” olarak satılan yumurtalar da bu söylediklerimden ayrı tutulamaz!
Çünkü benim bulunduğum bu köy ortamında bu tavuklar hastalanıyor ve biz bu ilaçlar ile tanışıyorsak eğer, tanışmayan ne köylü vardır ne de işletme vardır!
Kimsenin ekmeği ile oynamak derdinde değiliz ancak kimsenin de bizim hayatımız ile oynamasına izin veremeyiz…
Denetim!
Demokrasimizin de biricik eksiği…
Denetim şart!
“Eğitim şart” deniyordu ya buna ekleyelim:
Denetim şart!

























