Nuray Mete Kanmazer
Bu Bizim Dünyamız!
Toplumun ruhunda büyük bir yorgunluk var. Bitmeyen tartışmalar, kaygılar ve birbirimizi anlamaktan uzaklaşmamız bizi tüketiyor.
Geçmişin korkuları, ailelerimizin sustuğu acılar ve bu toprakların kırgınlıkları bugün de içimizde yaşıyor. Ben buna geçmişlik diyorum.
Bazen incinmemiz, kuşkulanmamız ya da sesimizi yükseltmemiz geçmişten taşıdığımız tepkiler olabilir. Ancak geçmişimizi anlamak, ona mahkûm olduğumuz anlamına gelmez. Bugün nasıl yaşayacağımıza yeniden karar verebiliriz.
Geçim sıkıntısı, güvenlik kaygıları, gençlerin belirsizliği ve şiddet dilimizi sertleştiriyor. Oysa sürekli tehdit altında hisseden insan ve toplum daralır; dinlemek zorlaşır.
Bu yüzden güven, birlikte yaşamanın temelidir. Güvenin olduğu yerde insanlar soru sorabilir, itiraz edebilir, hata yapabilir ve yeniden konuşabilir.
Birbirimize benzemek zorunda değiliz. Farklı geçmişlere, inançlara ve görüşlere sahip olabiliriz. Ama güvenli bir ülkede yaşamayı, emeğimizin karşılığını almayı ve korkmadan konuşabilmeyi hepimiz isteyebiliriz.
Felsefenin önemli sorusu şudur: Nasıl yaşamalıyız? Bu soruyu birlikte yaşadığımız herkes için sormalıyız. Çünkü sözlerimiz ve tutumlarımız dünyamızı şekillendirir.
Geçmişliği inkâr etmeden, kırgınlıklarımızı silaha dönüştürmeden ve farklılıklarımızı tehdit saymadan başka bir dünya kurabiliriz.
Her şeyi kontrol edemeyiz. Ama sözümüzün ve birbirimize davranışımızın sorumluluğunu alabiliriz. Korku yerine cesareti, öfke yerine anlayışı, umutsuzluk yerine dayanışmayı seçebiliriz.
Kendi dünyamızı kendimiz yöneteceğiz. Çünkü bu bizim dünyamız!
Bu dünya hepimizin. Değişim, birbirimize nasıl davrandığımız yerde başlar.
Uzm. Klinik Psk. N. M. Kanmazer

































