“Gürcüce ayıp değil istediğin kadar konuş ve bunu söyleyenleri dinleme.”
Bunlar normalmiş..!
Ankara’ya taşıdığımız yıl duymuştum bu sözü. Sabaha karşı saat beş gibi indik Ankara’ya; şehir ışıklarını görünce ” ne güzel yere geldik ” dedim çocuk aklımla. Bizim eşya on gün sonra geleceği için teyzemlerde kaldık.
Gün ışığı ile birlikte aslında o kadarda güzel bir yer değildi benim için Ankara. Evler tek katlı ve özensiz boş bulunmuş yere kondurulmustu. Bizim evler tahta,buradaki evler ise beton bile değildi. Doğa bizim doğa gibi değildi. İnsanlar farklı idi, görgü ve yaşam biçimleri bizden çok farklıydı!
Ve ben geldiğimizin ertesi günü geri gitme planları yapmaya başlamıştım bile..Dışarıda bizi görenler arkamızdan “aa bunlar normalmiş ” diyorlardı. Normal olmak ne idi ya da normal olmayan Artvinliler nasıldı?
Bizden önce gelen akraba ve komşularımız da ilk önce Mamak bölgesinde oturmuş. Ellili ve altmışlı yıllarda gelmişler ve doğal olarak asimilasyonun pek hissedilmediği yıllar.
Değerlerini kaybedenlerin değeri olmuyor!
Gelenler ve özellikle kadınlar Türkçe bilmiyormuş, yöresel kıyafet giyiyorlarmış.Ve bunların Gürcüce konuşması, Türkçe konuşmaması, kıyafetleri her şeyi sorun olmuş komşularına. Dilleriyle dalga geçmiş, kıyafetlerini her şeylerini küçümsemiş ve dalga geçenler olmuş.
Bizimkiler zamanla giyim tarzlarını değiştirmiş, değiştirmekle kalmamış, kendilerini küçümseyen komşularından çok daha modern giyinmeye başlamış ve Gürcüceyi de yok sayıp Türkçe konuşmayı öğrenmişler. Türkçeyi öğrenen bizim ahali, yeni dünyaya getirdikleri çocuklarına anadilleri olan Gürcüceyi değil de Türkçeyi öğretmişler. Gürcüce öğrenmek isteyen çocuklarına “Gürcüce konuşmak yasak ve ayıp ” demişler.
Zamanla bir kısmı Ankara’nın değişik semtlerinde daire alıp gitmişler.
” Bunlar normal” diyen bizim yeni, akrabaların ise eski komşularıydı. Bizim onlara göre normal olmamız, dışarıda Türkçe konuşuyor olmamız ve kıyafetlerimizin geleneksel olmaması idi. ” Sizden önce gelenler Türkçe konuşamıyorlardı ,kıyafetleri köy kıyafetiydi..” diyen komşulara: Evet ama sizde doğru dürüst giyin miyorsunuz, pijama ile dolaşıyorsunuz ki bu bizde ayıp, şalvarla Kızılay’a, Ulusa gidiyorsunuz demiştim. Gürcüce ise bizim ve bizden önce gelenlerin anadili ve sizin bunu alay konusu yapmanız asıl ayıp olan. Siz kendi anadiliniz Türkçeyi düzgün konuşmuyorsunuz ama başkalarının dilini küçümsüyor, dalga geçiyorsunuz demiştim, Ardahan’lı komşuya..
Yine dikkatimi çeken diğer bir konu ise orada Trabzon’lu, Rizeli, Kars’lı,Yozgat’li.. komşularımıza göre biz dağdan gelmiş bağdakinin yerine konmuşsuz! Aslında biz Türküz ,heryer bizim diyorlardı ama bizimkiler bunu anlamıyor ya da anlamamazlıktan geliyorlardi belkide.
Ben sizde değişik yerlerden gelmiş siniz sorun olmuyor da Artvinliler gelince mi sorun demiştim.
Anadilleri ile küçümsenen bizim Imerhevli | Gürcüler, özellikle kendi anadillerini ve geleneklerini görmezden gelerek asimile olmayı kabul etmişler! Bize gelen çoğu akraba ” aman sakın Gürcüce konuşmayın ayıp ” diyor ve komik olan ise bunu Gürcüce ifade ediyorlardı.
Birgün babama ” madem Gürcüce konuşmak ayıp neden onlar bunu Gürcüce ile ifade ediyorlar” demiştim. Babam ” Gürcüce ayıp değil istediğin kadar konuş ve bunu söyleyenleri dinleme” demişti.
Devletin köyden kente göç politikası ve bunun sonucunda dilleriyle, kültürel yaşamlarıyla dalga geçilen Gürcülerin çoğu asimile oldu ve olmaya da devam ediyor. Değerlerini kaybedenlerin değeri olmuyor. Oysa olması gereken küçümseyenlere inat anadillerine, kültürel değerlerine daha çok sahip çıkmaları gerekir di…!
Ve ben bu yazıyı lise yıllarında yazmışım:-))


























