
Erdoğan Şenol
Burası Bana.
Esasen katedralden ibaret değildi. Etrafında bir kent vardı ve Osmanlı burayı 16. Yüzyılda alana kadar önemli bir merkezdi. İlk görsel 19. Yüzyıla kadar gelen orijinal halini gösteriyor ve bu da demek oluyor ki etrafındaki diğer yapılar yok olmuş ama katedral binası Osmanlı döneminde ayaktaydı. Osmanlı burayı yıkmamış, garnizon olarak kullanmıştı. Bakın, daha sonra ne hale geldiğini ikinci fotoğrafta görün.

Peki nerede burası ve ne önemi var? Burası, Erzurum ilinin Şenkaya ilçesindeki Penek’de. Burası yapıldığında tarihler 10. Yüzyılı yani bin yüz yıl öncesini gösteriyordu. O zaman Erzurum diye bir il yoktu, Erzurum’un merkez ve güneyleri Karnukalaki’ydi. Bana veya Banaki denen alanlar ise tarihi Tao topraklarıydı.
Tarihi Tao denen yerin Gürcüce kamp yeri/askeri kamp yeri anlamına gelen Banaki köyü, kadim Gürcü bölgesi Tao-Klarceti’de kurulan Kartvelta Krallığı’nın 9. Yüzyılda taht merkezi oldu. Kartli yani İberia Krallığı’nın taht merkezi olan Tbilisi Araplar tarafından 8. Yüzyılda işgâl edilince, krallığın merkezi, özgür kalması başarılan Gürcü topraklarının bu kesimine taşındı. Kartvelta Krallığı, Tao-Klarceti Bölgesi’nde olduğu için yaygın olarak bölge adıyla yani Tao-Klarceti Krallığı olarak anılır.
İkinci fotoğrafta görülen harabe hali bile yakınına gittiğinizde o kadar etkileyicidir ki, eski halinin muhteşem olduğunu hemen anlarsınız. Eski görseldeki muhteşem yapının etrafında eğitim merkezleri, kütüphane, caddeler, imarethaneler, hamam, kraliyet sarayı, kışla ve diğer yapıların olduğu 10.-16. yüzyıl arasını hayal edin, ne demek istediğimi anlarsınız.
Banaki denen yerdeki Bana katedralini yapan, Kartvelta kralı Adernase’dir. Kral Adernase’nin babası Kartvelta Kralı Davit Bagrationi’ydi.
Kartvelta Krallığı, diğer adıyla Tao-Klarceti Krallığı 10. Yüzyıl sonunda diğer Gürcü krallığı Abhaz Krallığı’yla birleşti ve 5 yüzyıl devam eden Birleşik Gürcistan Krallığı oluştu. Bu birleşmenin nasıl olduğunu Kral III. Bagrati hakkında birkaç gün önce yaptığım paylaşımda anlatmaya çalışmıştım.
Tao-Klarceti ve Abhaz Krallığı birleşmesinden sonra, Tbilsi’nin geri alınmasına kadar geçen zamanda başkent Kutaisi olsa da Bana önemli bir yer olmaya devam etti
Burada, 1032 senesinde gerçekleşen bir nikâh, Tao’nun ve Bana’nın önemine işaret eder. Gürcistan Kralı 4. Bagrati, Doğu Roma (Bizans) İmparatoru Romanos-III Agrisos’un kardeşinin kızı Elene’yle evlendiğinde nikâhı Bana’da kıyıldı. Gürcistan Kralı 4. Vakhtangi 1446 senesinde öldüğünde burada defnedildi.
Bana, 12. Yüzyılın ilk yarısında Selçuklular tarafından ele geçirildi. Gürcistan’ın kadın kralı Tamari döneminde (1184-1213) geri alındı.
Bana’da birçok eser de üretilmişti.
Osmanlı İmparatorluğu 16. Yüzyılın ikinci yarısında tüm Tao topraklarıyla birlikte Bana’yı kalıcı olarak ele geçirdi. Osmanlı döneminde buralar Müslümanlığa geçen Gürcü soylu eski soyadları Cakeli olan paşaların yönettiği alan içindeydi. Bu paşalık merkezi Çrdili (Çıldır) iken Çıldır Paşalığı, Akhaltsikhe iken Ahiska Paşalığı olarak anılıyordu.
Katedral etrafındaki yapılar Selçuklularla yapılan savaşlarda mı, Osmanlı’yla yapılan savaşlarda mı, Karakoyunlularla olan savaşlarda mı Bizans-Gürcü çatışmaları olduğunda mı yıkıldı bilemiyoruz. Fakat, tüm Osmanlı dönemi boyunca Bana katedrali binasının ayakta olduğunu (19. Yüzyıl sonunda kubbesinin yıkık olduğu tespit edilmiş) biliyoruz. Bana katedrali ikinci fotoğraftaki harabe haline 20. Yüzyılda gelmiştir.
Bana Gürcü tarihinin önemli bir parçasıdır.


























