Erdoğan Şenol
Avrupa ve Amerika’nın genel karakterini tanıyalım.
Genel değerleri, gelişmişlikleri, bireysel özgürlükleri ve başka açılardan herkesin istikametini Avrupa ve Amerika’ya yönelttiğini söylemeye gerek yok. Kendi ülkesinde sorun yaşayan herkes oralara gitmeye çalışıyor, bu da gerçek. Mevzu ülkenizi korumak olduğunda, onların nasıl davrandığını da az ya da çok biliyorsunuz. Buna dair Gürcistan örneğini anlatalım mı?
Kronolojik sırayla örnekler.
-Osmanlı’yı ortak düşman görüp yayılmasını engellemek isteyen Avrupalılar 1456 ve 1460’da doğuya elçi gönderdiler. Meselâ 1460’ta kurulacak koalisyon ordusuna Gürcü kral ve bölge yöneticileri, Trabzon devleti yöneticileri, Akkoyunlu devleti yöneticisi Uzun Hasan, Kilikya Ermenileri askeri destek sözü verdikleri halde, Avrupalı yöneticiler koalisyonu reddettiler. Sonrası mâlum.
-Kartli kralı VI.Vakhtangi’nin görevlendirmesiyle Sulkhan Saba Orbeliani elçi olarak 1713-1716 yıllarında Avrupa’ya gitti. İran ve Osmanlı tarafından tahrip edilen ülkesi için bu güçlere karşı destek istiyordu. Zamanın en büyük gücü Fransa kralı XIV. Louis’le de görüştü, Papa Clemens Undecimus’la da. Siyasi amaçla, destek alabileceğini düşünerek Katolik de oldu. İran’ın esir aldığı Gürcü kralın serbest bırakılmasını da istedi. Avrupa’dan hayal kırıklığıyla döndü. Parasız kalıp ülkesine zor ulaştı ve bir kenara çekilip keşiş oldu. Süreç Rusya’nın Gürcistan’ı topraklarına katmasına kadar gitti.
-Çarlık Rusya yıkıldıktan sonra, 1918’de yeni Gürcü devleti yani Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti kurulduktan bir süre sonra, 1920’de Sovyet Rusya’nın büyük ordularının saldırısını tek başına püskürttü. 1921’de bir daha saldırıp haftalar süren kanlı çatışmaların ardından Gürcistan’ı işgâl ettiler. Ortada yardım eden kimse; ne Avrupa, ne Amerika, ne de başka bir destekçi yoktu.
-1991’de Gürcistan Sovyetler Birliği’nden ayrılıp bağımsız olurken Amerika başkanı baba Bush saldırgan Rusya’ya karşı Gürcistan’a destek olmadı. Hatta Gürcülerin acele ettiğini ve suyun akışını takip etmesi gerektiğini söyledi. Zviad Gamsakhurdia da Bush’a cevaben “Suyun akışına ancak ölü balıklar uyar” dedi. Böylece Rusya’yla mücadele eden Gamsakhurdia Avrupa ve Amerika tarafından da yalnız bırakıldı. Rusya darbeyle Gamsakhurdia’yı devirirken ve 2 yıl Gürcistan Rusya’yla savaş ortamındayken Amerika ve Avrupa ortada yoktu.
-2008’de Rusya Gürcistan savaşı oldu. Rusya günler öncesinde dev ordusunu harekete geçirdi ve doğuda Kartli’ye, batıda Svaneti’ye havadan, karadan ve denizden Samegrelo’ya vururken; sözde Güney Osetya denen tarihi Tskhinvali çevrelerini ve batıda da Svaneti Bölgesi’ndeki Kodori vadisini Gürcistan’dan koparırken Amerika ve Avrupa seyretti.
Tüm bu bilgiler sabittir ve isteyen araştırabilir. Bu, Batı’yla ilişkileri sürdürmemek gerektiği anlamı taşımıyor. Ancak uzun zamandır bildiğim şu; onlar sizin için savaşmazlar. Bu konuda karneleri zayıf. Batı iyidir hoştur ama bunu da bilmek gerekiyor. Burada çoğu kişiye yabancı olan Gürcistan tarihinden konuya ilişkin kesitler vermeye çalıştım hepsi o kadar. Gürcistan tabii ki devleti ve halkıyla izole ve geri kalmış bir hayatı değil, her zaman açık ve dünyanın gelişmiş kesimleriyle entegre bir hayatı tercih etmiştir.
Konuyla doğrudan ilişkili bir görsel bulamadığım için, Vakhuşti Batonişvili’nin çalışmasını kullandım.





























