Erdoğan Şenol
Abhaz Kralı Leoni-III’den bahseden Gürcüce kitabe.
Apkhazeti’nin (Abhazya) bulunduğu alanlar 7. Yüzyıla kadar Lazika yani Egrisi Krallığı topraklarıydı ve bu krallık epey zamandır Doğu Roma (Bizans) vasalıydı. Dönemde bugünkünden biraz ötede farklı bir noktada bulunan Apkhazet’de o zamanlar Doğu Roma tarafından atanmış yerel yönetici Doğu Roma’yla birlikte Lazika kralına da bağlılık gösteriyordu. Apkhazeti’yi kapsayan Lazika’nın halkı da yönetimi de Hristiyandı, kilisesinde Yunanca ibadet edilirdi. 8. Yüzyılda Lazika (Eğrisi) krallığı yıkılınca yerini onun devamı olarak Apkhazeti bölge yöneticilerince krallığa dönüştürülen Abhaz Krallığı (Apkhazta Samepo) aldı. Abhaz kralları kendilerine başkent olarak güvenli ve aynı dili konuşup aynı kültürü paylaştıkları için halk tarafından kendilerinden kabul edilerek değer gördükleri Kutaisi’yi seçtiler.
Abhaz Krallığı tıpkı kendisinden önceki krallık Lazika (Eğrisi) ve daha önceki Kolkheti gibi Megreli halkının hakim ve çoğunlukta olduğu Megreli ve Svani ağırlıklı bir krallıktı, içinde başka bölgelerin halkları da vardı. Tüm bunlar Batı Gürcistan krallıklarıydı.
Lazika sonrasında ve onun yerine kurulan Abhaz Krallığı 8. Yüzyıl sonundan 10. Yüzyıl sonuna kadar devam etmiş, Tuapse kıyılarından Trabzon’a kadar ulaşmış, bir dönem Cavakheti, Şida Kartli (İç Kartli) ve kısmen Kakheti topraklarına da hâkim olmuş, hatta Arap işgâli altında bulunan Tbilisi’yi (Tiflis) kurtarmaya niyet etmiştir.
957-967 yılları arasında Apkhazta Samepo yani Abhaz Krallığı tahtında III. Leoni vardı ve gördüğünüz kitabe Gürcü dilinde ve Gürcü Asomtavruli alfabesiyle yazılmış olup III.Leoni’den bahseder.
Lazika Krallığı döneminde Doğu Roma etkisinden kurtulamayan ve kilise dili Yunanca olan Batı Gürcistan, Abhaz kralları döneminde kendini bulmuş, uzun zamandır etkisi altında olduğu Bizans’tan hem siyasi olarak kurtulmuş hem de Yunan kilisesinden ayrılarak Mtskheta merkezli Gürcü kilisesine dâhil olmuştur. Kutaisi merkezli bu krallık siyasette ve yazışmalarda kullanılan Edebi Gürcücenin yanında ibadet dilini de Gürcüce yaparak bir devrimi gerçekleştirmiş, Bizans baskısını bertaraf ederek Yunancayı ülkeden çıkarmıştır. Abhaz Krallığı’nın sonradan birleştiği diğer Gürcü krallığı Kartvelta Krallığı’nın (Tao-Klarceti Krallığı) yaptığı gib, işgâl dilmiş Gürcü topraklarını geri almak ve siyaseten bağımsız olmak için Doğu Roma’yla yaptığı savaşlar mevcuttur.
Gürcistan’da Abhaz Kralları tarafından veya onların emriyle yapılan eserlerin kitabeleri Gürcücedir ve bu kitabelerin bazılarında o kralların adı yazmaktadır. Bunlardan biri görseldeki Leoni-III’ün adının geçtiği kitabedir. Gürcü tarih yazımı Abhaz krallarından övgüyle söz eder. Çünkü kendi krallığıydı. Yabancı bir krallık olsa; Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Moğol, Timurlu, Osmanlı, Rusya gibi devletlerden bahsederken hangi dili kullaniyorsa Abhaz Krallığı’ndan bahsederken de Gürcü tarih yazını aynı olumsuz dili kullanırdı.
Abhaz Krallığı, Kartvelta Krallığı (Tao-Klarceti Krallığı) ve Kakheti Krallığı’nin birleşmelerinden sonra bile Gürcistan’dan bahseden bazı yabancı tarihçiler Apkhazeti teriminin kendi dillerindeki versiyonlarını kullanmışlardır. Bu terim kullanıldığı her dönemde ya Gürcistan’ın küçük bir bölgesini, ya Gürcistan’ın büyük bir kesimini, hatta yabancı tarihçilerin gözünde uzun süre tüm Gürcistan’ı ifade etmiştir. Gürcistan Krallığı 15. Yüzyılda parçalandıktan sonra, Apkhazeti Gürcü tarih yazımında Gürcistan’ın bir bölgesi olarak anılmaktadır.
İşin ilginç yanı, bambaşka dil konuşan ve son zamanlara kadar pagan olan (paganlık kısmen devam ediyor) Apsuvalar eski Abhaz Krallığı’na sahip çıkmaya çalışıyor ve Gürcüce yazışan, Gürcü dilinde ibadet edilen, Gürcistan’ın birleşmesinde önemli rol oynamış eski Hristiyan Abhazların kendi ataları olduğunu düşünüyor.



























