Kolkha (Kolhida) – Kolkheti (Kolhis) / კოლხა-კოლხეთი
Milattan önceki yüzyıllarda varolmuş birbirinin devamı olan iki krallıktır. Kolkha (Kolhida) ve Kolkheti (Kolhis) kültür ve yönetim alanı farklılık gösterir.
Bu tarihsel krallıklar Sokhumi’den Trabzon’a olan coğrafya dâhil olmak üzere Gürcistan’ın önemli bölümünü kapsayan eski krallıklardı ve tüm bu alanda yaşayan Kolkh boyları akrabaydılar. Kolhida ve Kolkheti Krallıkları kültürel coğrafyası bu siyasi sınırları da aşmaktaydı.
Kolkha (Kolhida) ve devamındaki Kolkheti (Kolhis) etki alanı diyebileceğimiz kültür coğrafyasına gelince; tüm Gürcistan’ı, Rusya kıyılarını ve Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’ni kapsar. Kolhida ve Kolhis (Kolkha ve Kolkheti) geniş kültür coğrafyası olarak tanımlayabileceğimiz yerler Türkiye’deki Ordu-Artvin illeri arasındaki tüm Doğu Karadeniz’i, Çoruh Nehri’nin güneylerini, Gürcistan’ın tamamını, bugünkü Rusya’nın Adler, Soçi, Tuapse ve Gelencik bölgelerini kapsıyordu.
Doğu Gürcistan Kolkheti Krallığı siyasi sınırları içerisinde olmamasına rağmen Kolkheti kültür ve etnik coğrafi alanı içerisinde yer almaktadır.
Kolkhların eski ülkesi Kolkha [კოლხა] hakkında Yunan mitolojisinde çok önemli bilgiler vardır. Mitolojik Argonotlar Efsanesi Kolkha (Kolhida) Krallığı ile ilgilidir. Bu bir efsane olmasına rağmen içerisinde önemli tarihi gerçekleri barındırır. Yunanlılar üzerinde büyük etki bırakan güçlü bir Kolkha (Kolhida) Krallığı’nın varlığı buradan da görülür. Eski Yunanlıların Yunan olmayanlara barbar diye hitap ettiğini ve tepeden baktığını düşünecek olursak, Kolkha’nın (Kolhida) Kralı Aiet’i kendi mitolojik kahramanlarıyla eşdeğer görmelerinin ne anlama geldiğini daha iyi anlarız. Argonotların Kolkha’dan altın postu kaçırmalarının ise Kolkha’da altın üretiminin gelişmişliğine işaret ettiği aşikârdır.
Günümüzde tıp kelimesinin İngilizcesi olan “medicine” bu efsanede adı geçen kral Aiet’in kızı olan Medea’dan gelmektedir. İason’a aşık olup onunla evlenen Medea hastaları tedavi eden bilgilere ve ilaç yapımı tecrübesine sahipti. Gürcistan’ın Batum kenti meydanında elinde altın post olan Medea heykeli bu efsaneyi temsil edicidir.
Kolkha’nın başkenti olan Aia [აია] bugünkü Kutaisi’nin olduğu yerdir.
Kolkha [კოლხა] Krallığı’nın devamı olan Kolkheti [კოლხეთი] Krallığı döneminde, MÖ 6. Yüzyıldan MÖ 3. Yüzyıla kadar basılan “Kolkhuri Tetri [კოლხური თეთრი]” denen gümüş paralar büyük tarihi öneme haizdir. Kolkhuri Tetri adlı bu paralardan sadece bugünkü Batı Gürcistan’da değil Soçi’de, Kırım’da, Trabzon’da ve Doğu Gürcistan’da Kartli Bölgesi’nde ve başka yerlerde de bulunmuştur.
Birbirinin devamı olan bu iki kırallıktan sırasıyla söz edelim.
1-Kolkha [კოლხა] (Kolhida)
Kolhida ya da Gürcülerin ifadesiyle Kolkha [კოლხა] MÖ 8. Yüzyılların 70’li yıllarında güçlenmiş, aynı yüzyılın 20’li yıllarında, MÖ 720’lerde yıkılmıştır.
Kolkha (Kolhida) Krallığı hakkında eski Yunan Asur ve Urartu kaynaklarında bilgiler vardır. Bu krallıktan ilk kez MÖ 8. Yüzyıl Urartu Yazıtları’nda söz edilmektedir.
Bugünkü Gürcistan’ın batı kesiminde krallık olan Kolkha (Kolhida) MÖ 8. Yüzyılda oldukça güçlendi. Dar anlamda Kolkheti teriminin etnik anlamı önceleri Rioni Havzası’nı kapsıyordu ve Kolkha ilk zamanlar sonraki dönemlerde Samegrelo diye adlandırılan bölgeden müteşekkildi. Siyasi gelişmeler Kolkha (Kolhida) sınırlarını genişletip ülkeyi büyüttü.
Kolkha (Kolhida) sınırlarındaki değişim ve büyümenin anlaşılabilmesi bakımından Diaokhi yani eski Tao’nun incelenmesi gerekir.
Tarih öncesi çağda kabileler arasında kurulan ilişkiler erken feodal dönem devletlerinin kuruluşunun temelini atmıştır. En eski Kartveluri devletleriyle ilgili yazılı bilgiler Asur, Urartu ve başka yazılı kaynaklarda saklıdır. Asur kaynakları MÖ 2. Binin sonlarında bugünkü Artvin-Ardahan-Erzurum bölgesini kapsayan Diaokhi adlı bir ülkeden bahseder. Bahsedilen Diaokhi MÖ 12. Yüzyılda büyük bir krallık olmuştur ve bizim Tao [ტაო] dediğimiz ülkeden başkası değildir.
Diaokhi [დიაოხი] de tıpkı Kolkha [კოლხა] gibi; Türkiye’deki anlayışla ifade edilirse Gürcülerin ve Lazların ataları olan kabilelerin; Gürcistan’daki terminolojiyle ifade edilirse Kartveluri kabilelerinin birleşerek oluşturdukları siyasi birlik, krallıktır. Her iki krallık da aynı halkın kurduğu krallıklardır.
Diaokhi 4 asırdan fazla yaşamıştır. Bu krallğın olduğu yere Tao [ტაო], halkına Taokhi [ტაოხი] deniyordu. Komşu Asurlular ve Urartrulular Taokhi’yi kendi dillerine Diaokhi olarak aldılar ve ülkeye bu şekilde hitap ettiler.
Bu devletin sınırları kuzeyde Kartli Bölgesi’ne, kuzeybatıda Karadeniz’e uzanıyordu. Bu, “eski Tao [ტაო] Krallığı’dır”. Eski Tao (Diaokhi) Krallığı önceleri uzun süre Asur, sonra da MÖ 9. Yüzyılda kurulan Urartu Krallığı’nın saldırılarıyla başetmeyi başarmıştır. Asur ve Urartu kaynakları Diaokhi’den yani Tao’dan büyük, güçlü ve gelişmiş bir ülke olarak söz eder. MÖ 750 yılına gelindiğinde kaynaklar artık Diaokhi’den bahsetmez. Diaokhi yani eski Tao Krallığı’nın önce Asur saldırılarıyla gücü azaldı, sonradan kurulan Urartu Krallığı’nın saldırıları nedeniyle de MÖ 760’lı yıllarda yıkıldı.
Diaokhi’nin (eski Tao Krallığı) güneydeki topraklarını Uratru işgal etti.
Diaokhi (Tao) kuzey topraklarını ise Diaokhi’nin Gürcü kabileleriyle akraba Batı Gürcistan kabilelerinin yani bugünkü Samegrelo’daki kabilelerin kurduğu diğer krallık olan Kolkha (Kolhida) ele geçirdi.
M.Ö. 8. Yüzyılda güçlenen Kolkha (Kolhida) Diaokhi’nin yani Tao’nun yerini aldı. Böylece Kolkha (Kolhida) Krallığı Urartu Krallığı ile komşu oldu. Bu kez Urartu ile Kolkha (Kolhida) Krallığı arasında savaşlar başladı. Kolhida (Kolkha) topraklarına birçok Urartu saldırısı oldu.
Görüldüğü üzere Kolhida (Kolkha) yani Egrisi, kendisinden önceki Diaokhi yani Tao Krallığı topraklarına, bugünkü Türkiye’nin Doğu Karadeniz illerine ve Artvin, Erzurum Ardahan’a genişlemiştir.
Gerek Kolhida (Kolkha) gerekse Diaokhi (Tao); Türkiye’deki terminolojiyle ifade edilirse Gürcü, Laz, Megrel, Svanların; Gürcistan terminoloji ile ifade edilirse Kartveluri kabilelerinin birleşerek kurmuş olduğu, adı geçen bu boyların ortak siyasi birliği, ortak devletleriydi.
Kolhida (Kolkha) topraklarına saldıran Urartulular bazı bölgeleri ele geçirmelerine rağmen, bu ülkeyi yıkmayı başaramamıştır. Kolhida’yı (Kolkha) yıkan kuzeyden gelen Kimmer ve İskit saldırıları olmuştur.
İskitler hem Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Kimmerleri sıkıştırdı hem de Kolhida’ya (Kolka) saldırdı. İskitlerin sıkıştırdığı Kimmerler ise güneye yöneldi ve Kolhida’ya (Kolkha) saldırdılar. Hem İskit hem de Kimmer saldırılarına uğrayan Kolhida (Kolkha) Krallığı yıkıldı. Bu, MÖ 8. Yüzyılın 20’li yılları, yani 720’li yıllardı.
2-Kolkheti [კოლხეთი] (Kolhis) Krallığı
Kolkha’nın yıkılışından bir müddet sonra, aynı coğrafyada MÖ 6. Yüzyılda Kolkheti Krallığı kuruldu.
Kolkha’nın yıkılışına sebep olan göçebe Kimmer ve İskitler göç etmeye devam ettiler, fakat Kolkha (Kolhida) topraklarında otokton halk yaşamını sürdürüyordu ve akraba boylardan oluşan bu halk yeni krallığını MÖ 6. Yüzyılda kurdu. Bu yeni krallığın adı yabancı kaynaklara göre Kolhis (Kolkhis) idi. Gürcü kaynaklarında ise bu krallığın adı Kolkheti’dir [კოლხეთი].
Önceki krallığa Gürcüler Kolkha [კოლხა], devamındaki krallığa Kolkheti [კოლხეთი] derken yabancılar bu terimleri kendi dillerine Kolhida ve Kolkhis (Kolhis) olarak aldılar.
MÖ 7. Yüzılda, Kolkheti (Kolhis) Krallığı kurulmadan önce Kolhis (Kolkheti) kültür coğrafyasının deniz kıyısında olan bazı noktalarına ticaret kolonileri kurulmaya başladı. Bu kolonileri kuranlar Yunanistan’dan gelen Miletlilerdi. Miletlilerin Kırım’a kadar Kolkheti coğrafyasında Trabzon, Apsaros (Gonio), Dioskuria (Sokhumi’de) ve başka noktalarda ticaret kolonileri kurdular. Ticaret kolonileri dönemin ticaret merkezleriydi ve Kolkheti ülkesinin ve Kolkheti kültür coğrafyasının dünya ile ticari alışverişinin yanında kültürel alışverişini de sağlayan noktalardı. Bu kolonilerin olduğu noktalarda önce Yunan, sonra Roma etkisi görülmektedir.
M.Ö. 6. Yüzyılda bu coğrafyanın otokton halkı yeniden krallığını kurdu.
Siyasi sınırları aşan Kolkheti kültür coğrafyasında sadece birbirine akraba Kolkh (Kolh) boyları yaşamıyordu. Krallığın sahibi Kolkh boylarının dışında başka ırklardan topluluklar da Kolhis (Kolhkheti) sınırları içerisinde yaşamıştır.
Kolkh (Kolh) terimi iki şekilde kullanılıyordu. Bu terimin bir anlamı etnik Kolkh boylarını ifade ediyor, diğer anlamı ise Kolkhların egemenliğindeki tüm coğrafyayı tanımlıyordu.
Yabancı kaynaklarda Kolkhis (Kolhis) diye geçen Kolkheti Krallığı [კოლხეთის სამეფო] MÖ 4. Yüzyıl sonuna kadar gücünü korudu. Bu dönemde, MÖ 4. Yüzyıla kadar Doğu Gürcistan Ahameniş İmparatorluğu (MÖ 550-MÖ 330) etkisi altındayken Kolkheti Krallığı bağımsızlığını sürdürmeyi başardı, ancak Ahameniş İmparatorluğuna yıllık vergi ödemekle mükellefti.
MÖ 4. Yüzyıl sonunda Doğu ve Güney Gürcistan’ı kapsayan yeni bir güç, yeni bir siyasi birlik ortaya çıktı. Bu; yabancıların İberia adını verdiği Kartli Krallığı’ydı.
Kartli (İberia) Krallığını kuran halk; Kolkha, Diaokhi, Kolkheti krallıklarını kuran, kendisinden öncekilerle aynı dili konuşan, aynı etnisiteye ve kültürel değerlere sahip olan halktır.
MÖ 4. Yüzyıl bitip MÖ 3. Yüzyıla girildiğinde; Kartli Kralı Parnavaz Kolkheti Krallığı’nı kendi krallığıyla birleştirdi.
MÖ 302 yılında Gürcistan’ın iki krallığı birleşmiş oldu ve Kolkheti Krallığı coğrafyası iki yüzyıl boyunca Kartli (İberia) Krallığı içindeydi. Bu dönemde Kolkheti Kartli Krallığı içerisinde eristavlık yani prenslikti. Bu durum bölgede Pontus Krallığı ve sonra da Romalılar ortaya çıkana kadar sürdü.
Büyük İskender’in ölümü sonrası Ön Asya’da ortaya çıkan devletlerden biri Pontus Krallığı oldu (MÖ 281-MS 62). Pontus’un kralları Mitridate adında Pers soyundandı, Pontus halkı da birbirinden farklı halklardan oluşuyordu. Pontus Kolkheti’ye komşu oldu. MÖ 1. Yüzyılda Pontus Kolkheti kıyılarını bir süre işgal etti ve Pontus Kralı oğlunu Kolkheti tahtına oturtup Dioskuria’yı (Sokhumi) merkez ilan etti. Bu MÖ 83 – MÖ 65 yılları arasıdır.
MÖ 1. Yüzyılda Ön Asya’ya Roma İmparatorluğu’nun ilgisi arttı. Romalı General Pompeius İmparatorluğu MÖ 65 yılında Ponstus Kralını yendi ve bu tarihte Kolkheti Roma’nın eline geçti.
Pompeius’tan sonra Kolkheti kıyı kesimi Pontus krallarının hâkimiyetine girdi (MÖ 63-MÖ 8).
MÖ 1. Yüzyıl sonunda Kolkheti toprakları Roma hâkimiyetine girdi. Romalılar kıyılarda kurulmuş garnizon ve ticaret kolonilerine hâkimdiler, iç bölgelerdeki Kolkh boyları, komşu ve akraba boyların destekleriyle bağımsız küçük beylikler olarak yaşamlarını sürdürüyordu.
Bölge halkı MS 2. Yüzyılın başında eski Kolkheti toprakları içerisinde Egrisi adında yeni krallık kurmayı başardı. Bu krallığa Romalılar Lazika diyordu, Lazika ve Laz terimleri bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Tao (Diaokhi), Kolkha, Kolkheti, Kartli (İberia), Egrisi (Lazika) o coğrafyanın aynı halkının kurduğu krallıklardı.
Kolkha (Kolhida) – Kolkheti (Kolhis) / კოლხა-კოლხეთი
Milattan önceki yüzyıllarda varolmuş birbirinin devamı olan iki krallıktır. Kolkha (Kolhida) ve Kolkheti (Kolhis) kültür ve yönetim alanı farklılık gösterir.
Bu tarihsel krallıklar Sokhumi’den Trabzon’a olan coğrafya dâhil olmak üzere Gürcistan’ın önemli bölümünü kapsayan eski krallıklardı ve tüm bu alanda yaşayan Kolkh boyları akrabaydılar. Kolhida ve Kolkheti Krallıkları kültürel coğrafyası bu siyasi sınırları da aşmaktaydı.
Kolkha (Kolhida) ve devamındaki Kolkheti (Kolhis) etki alanı diyebileceğimiz kültür coğrafyasına gelince; tüm Gürcistan’ı, Rusya kıyılarını ve Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’ni kapsar. Kolhida ve Kolhis (Kolkha ve Kolkheti) geniş kültür coğrafyası olarak tanımlayabileceğimiz yerler Türkiye’deki Ordu-Artvin illeri arasındaki tüm Doğu Karadeniz’i, Çoruh Nehri’nin güneylerini, Gürcistan’ın tamamını, bugünkü Rusya’nın Adler, Soçi, Tuapse ve Gelencik bölgelerini kapsıyordu.
Doğu Gürcistan Kolkheti Krallığı siyasi sınırları içerisinde olmamasına rağmen Kolkheti kültür ve etnik coğrafi alanı içerisinde yer almaktadır.
Kolkhların eski ülkesi Kolkha [კოლხა] hakkında Yunan mitolojisinde çok önemli bilgiler vardır. Mitolojik Argonotlar Efsanesi Kolkha (Kolhida) Krallığı ile ilgilidir. Bu bir efsane olmasına rağmen içerisinde önemli tarihi gerçekleri barındırır. Yunanlılar üzerinde büyük etki bırakan güçlü bir Kolkha (Kolhida) Krallığı’nın varlığı buradan da görülür. Eski Yunanlıların Yunan olmayanlara barbar diye hitap ettiğini ve tepeden baktığını düşünecek olursak, Kolkha’nın (Kolhida) Kralı Aiet’i kendi mitolojik kahramanlarıyla eşdeğer görmelerinin ne anlama geldiğini daha iyi anlarız. Argonotların Kolkha’dan altın postu kaçırmalarının ise Kolkha’da altın üretiminin gelişmişliğine işaret ettiği aşikârdır.
Günümüzde tıp kelimesinin İngilizcesi olan “medicine” bu efsanede adı geçen kral Aiet’in kızı olan Medea’dan gelmektedir. İason’a aşık olup onunla evlenen Medea hastaları tedavi eden bilgilere ve ilaç yapımı tecrübesine sahipti. Gürcistan’ın Batum kenti meydanında elinde altın post olan Medea heykeli bu efsaneyi temsil edicidir.
Kolkha’nın başkenti olan Aia [აია] bugünkü Kutaisi’nin olduğu yerdir.
Kolkha [კოლხა] Krallığı’nın devamı olan Kolkheti [კოლხეთი] Krallığı döneminde, MÖ 6. Yüzyıldan MÖ 3. Yüzyıla kadar basılan “Kolkhuri Tetri [კოლხური თეთრი]” denen gümüş paralar büyük tarihi öneme haizdir. Kolkhuri Tetri adlı bu paralardan sadece bugünkü Batı Gürcistan’da değil Soçi’de, Kırım’da, Trabzon’da ve Doğu Gürcistan’da Kartli Bölgesi’nde ve başka yerlerde de bulunmuştur.
Birbirinin devamı olan bu iki kırallıktan sırasıyla söz edelim.
1-Kolkha [კოლხა] (Kolhida)
Kolhida ya da Gürcülerin ifadesiyle Kolkha [კოლხა] MÖ 8. Yüzyılların 70’li yıllarında güçlenmiş, aynı yüzyılın 20’li yıllarında, MÖ 720’lerde yıkılmıştır.
Kolkha (Kolhida) Krallığı hakkında eski Yunan Asur ve Urartu kaynaklarında bilgiler vardır. Bu krallıktan ilk kez MÖ 8. Yüzyıl Urartu Yazıtları’nda söz edilmektedir.
Bugünkü Gürcistan’ın batı kesiminde krallık olan Kolkha (Kolhida) MÖ 8. Yüzyılda oldukça güçlendi. Dar anlamda Kolkheti teriminin etnik anlamı önceleri Rioni Havzası’nı kapsıyordu ve Kolkha ilk zamanlar sonraki dönemlerde Samegrelo diye adlandırılan bölgeden müteşekkildi. Siyasi gelişmeler Kolkha (Kolhida) sınırlarını genişletip ülkeyi büyüttü.
Kolkha (Kolhida) sınırlarındaki değişim ve büyümenin anlaşılabilmesi bakımından Diaokhi yani eski Tao’nun incelenmesi gerekir.
Tarih öncesi çağda kabileler arasında kurulan ilişkiler erken feodal dönem devletlerinin kuruluşunun temelini atmıştır. En eski Kartveluri devletleriyle ilgili yazılı bilgiler Asur, Urartu ve başka yazılı kaynaklarda saklıdır. Asur kaynakları MÖ 2. Binin sonlarında bugünkü Artvin-Ardahan-Erzurum bölgesini kapsayan Diaokhi adlı bir ülkeden bahseder. Bahsedilen Diaokhi MÖ 12. Yüzyılda büyük bir krallık olmuştur ve bizim Tao [ტაო] dediğimiz ülkeden başkası değildir.
Diaokhi [დიაოხი] de tıpkı Kolkha [კოლხა] gibi; Türkiye’deki anlayışla ifade edilirse Gürcülerin ve Lazların ataları olan kabilelerin; Gürcistan’daki terminolojiyle ifade edilirse Kartveluri kabilelerinin birleşerek oluşturdukları siyasi birlik, krallıktır. Her iki krallık da aynı halkın kurduğu krallıklardır.
Diaokhi 4 asırdan fazla yaşamıştır. Bu krallğın olduğu yere Tao [ტაო], halkına Taokhi [ტაოხი] deniyordu. Komşu Asurlular ve Urartrulular Taokhi’yi kendi dillerine Diaokhi olarak aldılar ve ülkeye bu şekilde hitap ettiler.
Bu devletin sınırları kuzeyde Kartli Bölgesi’ne, kuzeybatıda Karadeniz’e uzanıyordu. Bu, “eski Tao [ტაო] Krallığı’dır”. Eski Tao (Diaokhi) Krallığı önceleri uzun süre Asur, sonra da MÖ 9. Yüzyılda kurulan Urartu Krallığı’nın saldırılarıyla başetmeyi başarmıştır. Asur ve Urartu kaynakları Diaokhi’den yani Tao’dan büyük, güçlü ve gelişmiş bir ülke olarak söz eder. MÖ 750 yılına gelindiğinde kaynaklar artık Diaokhi’den bahsetmez. Diaokhi yani eski Tao Krallığı’nın önce Asur saldırılarıyla gücü azaldı, sonradan kurulan Urartu Krallığı’nın saldırıları nedeniyle de MÖ 760’lı yıllarda yıkıldı.
Diaokhi’nin (eski Tao Krallığı) güneydeki topraklarını Uratru işgal etti.
Diaokhi (Tao) kuzey topraklarını ise Diaokhi’nin Gürcü kabileleriyle akraba Batı Gürcistan kabilelerinin yani bugünkü Samegrelo’daki kabilelerin kurduğu diğer krallık olan Kolkha (Kolhida) ele geçirdi.
M.Ö. 8. Yüzyılda güçlenen Kolkha (Kolhida) Diaokhi’nin yani Tao’nun yerini aldı. Böylece Kolkha (Kolhida) Krallığı Urartu Krallığı ile komşu oldu. Bu kez Urartu ile Kolkha (Kolhida) Krallığı arasında savaşlar başladı. Kolhida (Kolkha) topraklarına birçok Urartu saldırısı oldu.
Görüldüğü üzere Kolhida (Kolkha) yani Egrisi, kendisinden önceki Diaokhi yani Tao Krallığı topraklarına, bugünkü Türkiye’nin Doğu Karadeniz illerine ve Artvin, Erzurum Ardahan’a genişlemiştir.
Gerek Kolhida (Kolkha) gerekse Diaokhi (Tao); Türkiye’deki terminolojiyle ifade edilirse Gürcü, Laz, Megrel, Svanların; Gürcistan terminoloji ile ifade edilirse Kartveluri kabilelerinin birleşerek kurmuş olduğu, adı geçen bu boyların ortak siyasi birliği, ortak devletleriydi.
Kolhida (Kolkha) topraklarına saldıran Urartulular bazı bölgeleri ele geçirmelerine rağmen, bu ülkeyi yıkmayı başaramamıştır. Kolhida’yı (Kolkha) yıkan kuzeyden gelen Kimmer ve İskit saldırıları olmuştur.
İskitler hem Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Kimmerleri sıkıştırdı hem de Kolhida’ya (Kolka) saldırdı. İskitlerin sıkıştırdığı Kimmerler ise güneye yöneldi ve Kolhida’ya (Kolkha) saldırdılar. Hem İskit hem de Kimmer saldırılarına uğrayan Kolhida (Kolkha) Krallığı yıkıldı. Bu, MÖ 8. Yüzyılın 20’li yılları, yani 720’li yıllardı.
2-Kolkheti [კოლხეთი] (Kolhis) Krallığı
Kolkha’nın yıkılışından bir müddet sonra, aynı coğrafyada MÖ 6. Yüzyılda Kolkheti Krallığı kuruldu.
Kolkha’nın yıkılışına sebep olan göçebe Kimmer ve İskitler göç etmeye devam ettiler, fakat Kolkha (Kolhida) topraklarında otokton halk yaşamını sürdürüyordu ve akraba boylardan oluşan bu halk yeni krallığını MÖ 6. Yüzyılda kurdu. Bu yeni krallığın adı yabancı kaynaklara göre Kolhis (Kolkhis) idi. Gürcü kaynaklarında ise bu krallığın adı Kolkheti’dir [კოლხეთი].
Önceki krallığa Gürcüler Kolkha [კოლხა], devamındaki krallığa Kolkheti [კოლხეთი] derken yabancılar bu terimleri kendi dillerine Kolhida ve Kolkhis (Kolhis) olarak aldılar.
MÖ 7. Yüzılda, Kolkheti (Kolhis) Krallığı kurulmadan önce Kolhis (Kolkheti) kültür coğrafyasının deniz kıyısında olan bazı noktalarına ticaret kolonileri kurulmaya başladı. Bu kolonileri kuranlar Yunanistan’dan gelen Miletlilerdi. Miletlilerin Kırım’a kadar Kolkheti coğrafyasında Trabzon, Apsaros (Gonio), Dioskuria (Sokhumi’de) ve başka noktalarda ticaret kolonileri kurdular. Ticaret kolonileri dönemin ticaret merkezleriydi ve Kolkheti ülkesinin ve Kolkheti kültür coğrafyasının dünya ile ticari alışverişinin yanında kültürel alışverişini de sağlayan noktalardı. Bu kolonilerin olduğu noktalarda önce Yunan, sonra Roma etkisi görülmektedir.
M.Ö. 6. Yüzyılda bu coğrafyanın otokton halkı yeniden krallığını kurdu.
Siyasi sınırları aşan Kolkheti kültür coğrafyasında sadece birbirine akraba Kolkh (Kolh) boyları yaşamıyordu. Krallığın sahibi Kolkh boylarının dışında başka ırklardan topluluklar da Kolhis (Kolhkheti) sınırları içerisinde yaşamıştır.
Kolkh (Kolh) terimi iki şekilde kullanılıyordu. Bu terimin bir anlamı etnik Kolkh boylarını ifade ediyor, diğer anlamı ise Kolkhların egemenliğindeki tüm coğrafyayı tanımlıyordu.
Yabancı kaynaklarda Kolkhis (Kolhis) diye geçen Kolkheti Krallığı [კოლხეთის სამეფო] MÖ 4. Yüzyıl sonuna kadar gücünü korudu. Bu dönemde, MÖ 4. Yüzyıla kadar Doğu Gürcistan Ahameniş İmparatorluğu (MÖ 550-MÖ 330) etkisi altındayken Kolkheti Krallığı bağımsızlığını sürdürmeyi başardı, ancak Ahameniş İmparatorluğuna yıllık vergi ödemekle mükellefti.
MÖ 4. Yüzyıl sonunda Doğu ve Güney Gürcistan’ı kapsayan yeni bir güç, yeni bir siyasi birlik ortaya çıktı. Bu; yabancıların İberia adını verdiği Kartli Krallığı’ydı.
Kartli (İberia) Krallığını kuran halk; Kolkha, Diaokhi, Kolkheti krallıklarını kuran, kendisinden öncekilerle aynı dili konuşan, aynı etnisiteye ve kültürel değerlere sahip olan halktır.
MÖ 4. Yüzyıl bitip MÖ 3. Yüzyıla girildiğinde; Kartli Kralı Parnavaz Kolkheti Krallığı’nı kendi krallığıyla birleştirdi.
MÖ 302 yılında Gürcistan’ın iki krallığı birleşmiş oldu ve Kolkheti Krallığı coğrafyası iki yüzyıl boyunca Kartli (İberia) Krallığı içindeydi. Bu dönemde Kolkheti Kartli Krallığı içerisinde eristavlık yani prenslikti. Bu durum bölgede Pontus Krallığı ve sonra da Romalılar ortaya çıkana kadar sürdü.
Büyük İskender’in ölümü sonrası Ön Asya’da ortaya çıkan devletlerden biri Pontus Krallığı oldu (MÖ 281-MS 62). Pontus’un kralları Mitridate adında Pers soyundandı, Pontus halkı da birbirinden farklı halklardan oluşuyordu. Pontus Kolkheti’ye komşu oldu. MÖ 1. Yüzyılda Pontus Kolkheti kıyılarını bir süre işgal etti ve Pontus Kralı oğlunu Kolkheti tahtına oturtup Dioskuria’yı (Sokhumi) merkez ilan etti. Bu MÖ 83 – MÖ 65 yılları arasıdır.
MÖ 1. Yüzyılda Ön Asya’ya Roma İmparatorluğu’nun ilgisi arttı. Romalı General Pompeius İmparatorluğu MÖ 65 yılında Ponstus Kralını yendi ve bu tarihte Kolkheti Roma’nın eline geçti.
Pompeius’tan sonra Kolkheti kıyı kesimi Pontus krallarının hâkimiyetine girdi (MÖ 63-MÖ 8).
MÖ 1. Yüzyıl sonunda Kolkheti toprakları Roma hâkimiyetine girdi. Romalılar kıyılarda kurulmuş garnizon ve ticaret kolonilerine hâkimdiler, iç bölgelerdeki Kolkh boyları, komşu ve akraba boyların destekleriyle bağımsız küçük beylikler olarak yaşamlarını sürdürüyordu.
Bölge halkı MS 2. Yüzyılın başında eski Kolkheti toprakları içerisinde Egrisi adında yeni krallık kurmayı başardı. Bu krallığa Romalılar Lazika diyordu, Lazika ve Laz terimleri bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Tao (Diaokhi), Kolkha, Kolkheti, Kartli (İberia), Egrisi (Lazika) o coğrafyanın aynı halkının kurduğu krallıklardı.

























