Fehmi Uzal Ustiaşvili
Gürcü Camiasına Açık Mektup: Anadil Bir Vitrin Değil, Sorumluluktur!

Biz Gürcüler biraz tuhaf insanlarız. Hem Gürcülüğümúze töz kondurtmayiz hemde kaybolmakta olan anadilimiz için endişelenmeyiz!
Bugün İstanbul’da – hatta Türkiye genelinde – hangi Gürcü derneğini, kurumunu, platformunu sayarsak sayalım; bir şekilde İstanbul Gürcü Kültür Merkezi ve Gürcü Haber Ajansı ile yolu kesişmiştir.
Bu şaşırtıcı değildir.
Çünkü son yirmi yılda; anadil mücadelesinden kültürel kimlik arayışına, sosyal etkinliklerden dernekleşme çalışmalarına kadar birçok alanda ortak bir emek ve birikim oluşmuştur.
Bunu kamuoyu; hepimiz biliyoruz.
Her yıl 14 Nisan’da kutlanan Deda Ena Günü (დედა ენის დღე), yani Gürcü Anadili Günü, bu mücadelenin en önemli sembollerinden biridir.
Ve yıllardır bu günü hatırlatma, gündemde tutma ve sahiplenme sorumluluğu büyük ölçüde aynı irade tarafından taşınmıştır.
Bu yıl ise bilinçli olarak bekledik.
( Ara bir hatırlatma: İstanbul’da Gürcü Kültür Merkezi Derneği, Türk Gürcü Eğitim ve Kültür Vakfı, Gürcü Kültür Evi, Gürcü Sanat Evi, GDM, GKM Kartuli Enis Komusia 12 Nisan Deda Eba Formu programı için mutabakata varmış ve diğerleri ile de görüşmeler devam etmekte! Sözümüz sosyal medyada bir yemek dağıtım haberi kadar yer bulmasına!
( İstanbul dışında, Trabzon Gürcü derneğimizde ve bazı başka derneklerde (დედა ენა) deda ena/ Gürcü Andili haftası hazırlıkları da ilgi ve takdirle izlediğimiz not edilsin! )
Son haftaya kadar bu konuda bir açıklama yapmadık.
Ancak hazırlığımızı sürdürdük.
Artvinliler Hizmet Vakfı Başkanı, arkadaşımız, dostumuz Sayın Esen Yağcı ile 12 Nisan Pazar günü vakıf toplantı salonunda Deda Ena Programı düzenlemek üzere mutabakata vardık.
2008 yılından bu yana Gürcü Kültür Merkezi, bu özel günü yalnızca bir anma değil, anadili yaşatma ve koruma mücadelesi olarak ele alma kararlılığını sürdürmektedir.
Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye’nin birçok yerinde Gürcü dernekleri kurulmuştur.
Sadece İstanbul’da dahi çok sayıda kurum faaliyet göstermektedir.
Ancak burada açık bir soruyu sormak zorundayız:
Bu kurumlar anadil konusunda ne yapmaktadır?
Gürcü anadili üzerine somut, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir politika var mıdır?
Yoksa faaliyetler, sınırlı etkinlikler ve sembolik çalışmalarla mı sınırlı kalmaktadır?
Anadil meselesi; vitrin faaliyetleriyle, dönemsel etkinliklerle geçiştirilemez.
Bu yaklaşım, sorunu çözmek yerine görünmez kılmaktadır.
Artık bu kısır döngü sona ermelidir.
12 Nisan 2026 Deda Ena Günü kapsamında gerçekleştirilecek forum, bu anlamda bir başlangıç olmalıdır.
Tüm kurumlar ve aktivistler, Gürcü anadili konusundaki tutumlarını yeniden gözden geçirmek ve somut adımlar atmak durumundadır.
Çünkü anadil;
yalnızca bir kültürel unsur değil,
bir halkın varlığı, kimliği ve geleceğidir





























