Veysel Çolak
BİR ŞİİRİN KAPILARI
BİR ŞİİRE NEREDEN GİRİLİR?
Her şiirin kapıları olduğunu var saydığım için “Bir Şiire Nereden Girilir? / Şiir Sanatı Üzerine”* adlı kitabımı yazmış, yayımlamıştım.
Düşünülmüş müdür bilmem? Her şiirin birçok kapısı var: anlam kapısı, esin kapısı, biçim kapısı, yapı kapısı, ses (ritim) kapısı, imge kapısı, dil kapısı… gibi. Bir şiiri bütünüyle kavrayabilmek için, bu kapıların her birinden aynı anda o şiirin dünyasını girmek gerekir. Ne yazık ki bu yapılmıyor. Sadece anlam kapısından giriliyor şiirlere. O kişilere göre ele geçirilen anlam etkiliyse, güzel bulunuyor şiir. Diğer kapılar unutuluyor. Bu da özürlü bir okumayı getiriyor beraberinde. Türk şiirinin temel sorunu bu. Bir şiiri okumak; biçim, yapı, esin kaynağı, ses, imge, dil… üzerine de düşünmeyi gerektiriyor. Bununla da bitmiyor elbette. Her şiirin ekonomik, politik, toplumsal, tarihsel, bireysel, psikolojik gizli kapıları da var. Girilmesi gereken kapılar.
Veysel Çolak, “Bir Şiire Nereden Girilir? / Şiir Sanatı Üzerine”, Hayal y.































