Sarpi / სარფი
Gürcistan-Türkiye arasındaki sınırın Karadeniz kıyı noktasındaki köydür. Köy, sınır geçirildikten sonra ikiye bölünmüştür. Türkiye’de kalan kısmı Sarp ismini taşır. Sarp ve Sarpi köyleri aynı köyün bölünmesiyle oluşan Laz köyleridir.
25 Şubat 1921 yılında Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti Bolşevikler tarafından işgâl edilerek Sovyet rejimi Gürcistan’da da kuruldu. 16 Mart 1921 tarihinde ise Türkiye (Ankara Hükümeti) ile Ruslar (Sovyet yönetimi) arasında Moskova Antlaşması imzalandı. Gürcistan’ı işgâl eden Sovyet yönetimi Ankara hükümeti ile Gürcistan toprakları konusunda anlaştı.
13 Ekim 1921’de ise Sovyet Rusya aracılığıyla; Sovyetler Birliği içindeki Gürcistan Sovyet hükümeti, Ermenistan ve Azerbaycan ile Türkiye (Ankara Hükümeti) arasında Kars Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla, tarihsel Güney Gürcistan denen toprakların büyük kesimi Türkiye içerisinde kaldı.
Gürcistan ile Türkiye arasındaki bugünkü sınır da bu antlaşmayla belirlendi. Bu antlaşma bölgedeki birçok köyü ikiye böldü ve arkabaları birbirinden ayırarak iki farklı dünya içinde bıraktı. Bunlardan bazıları; Sarpi köyü, Maçakheli köyleri, Maradidi köyleri ve başka köylerdir.
13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması sonucu belirlenen sınır Sarpi köyünün ortasından geçmiştir. Bu tarihten sonra; özellikle de sınır kontrollerinin başladığı dönemden itibaren; Sarpi ve yeni çizilen sınır bölgesindeki başka birçok köyde yaşayan ve ayrı ülkelerde kalan yakın akrabaların tüm ilişkileri kesilmiştir. Soğuk savaş döneminde, özellikle de İkinci Dünya Savaşı ve sonraki yıllarda; 1991’de Sovyetler Birliği dağılana kadar; iki taraftaki akrabaların birbirlerinin olduğu istikamete baklamarı bile soruşturmaya ve gözaltına alınmalarına neden oluyordu.
1989 yılında henüz Sovyetler Birliği yıkılmadan Sarp sınır kapısı yük taşımacılığına açılmıştır. 1991 yılında Gürcistan Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan ettikten sonra; Sarpi ile Sarp köyleri arasındaki 70 yıllık kesinti sona ermiş, ilişkiler yeniden tesis edilmiştir.
Sarpi köyünün bulunduğu alanın tarihsel geçmişine bakılırsa; bu topraklar Çaneti bölgesi toprakları olup tarihsel Kolkheti Krallığı içerisindeydi.
Sarpi köyünün adına ise kaynaklarda geç Orta Çağda bile rastlanmaz, ancak buna rağmen Sarpi etimolojik kökenini Gonio kalesinin eski adı Apsaros ile ilişkilendirenler mevcuttur; bu görüşü ileri sürenler Ap-Sarepi’nin Apsaros’la ilişkili olduğunu ve Sarpi adının buradan geldiğini ifade eder.
Sarpi ve çevresi; Bizans işgâl dönemini saymazsak; 16. Yüzyıla kadar Gürcistan krallıkları ve prensliklerinin içindedir.
Bu alanların 16. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına dâhil olduğu görülür. Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı Gürcistan üzerine 15. Yüzyılın ikinci yarısından sonra seferler düzenlediği, ancak bu dönemde kalıcı olmadığı görülür. Osmanlı İmparatorluğu 16. Yüzyılda bu toprakları almıştır.
Üç yüzyıl Osmanlı sınırları içinde olan Sarpi’nin de içinde olduğu topraklar 1877-1878 Osmalı Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında Çarlık Rusya’sının eline geçmişti. Bu dönemde tüm Gürcistan Rusya içindeydi. 1917’de Rusya yıkıldı, 1918 yılında Gürcistan bağımsızlığını ilan etti. 1921’de Gürcistan yeniden işgal edildi.
1878 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun elinden çıkan toprakların büyük kısmı 43 yıl sonra, 1921 yılında Ankara Hükümeti tarafından alındığında; yeni sınır Sarpi’yi ikiye ayırmıştır.
1991 yılında Gürcistan Sovyetler Birliği’nden ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir. 30 Temmuz 1992 tarihinde Tiflis’te, Gürcistan ve Türkiye arasında Başbakan Süleyman Demirel ile Gürcistan Devlet Konseyi Başkanı Eduard Şevardnadze arasında “Dostluk, İşbirliği ve İyi Komşuluk Antlaşması” adıyla bir antlaşma imzalanmış; bu antlaşma da 20.09.1992 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. (http://gurcu.org/turkiye-cumhuriyeti-ile-gurcistan…).
Bu anlaşma ile de Türkiye ile Gürcistan arasındaki sınır; Sovyet yönetimiyle 1921 yılında belirlenen şekliyle onaylanmıştır.XBu tarihten sonra yıllar içerisinde Sarp ve Sarpi köyleri uluslararası ulaşım yolu üzerinde ve sınır noktası olarak ekonomik gelişme göstermiştir. 1990’lara kadar; ıssız, altyapısız, yolsuz, hiçbir yatırım ve ticari faaliyetin olmadığı, az nüfuslu küçük yerleşimler olan ve sürekli göç veren Hopa, Kemalpaşa ve Sarp bölgesinin; ekonomik gelişimi, nüfusunun artması, altyapı ve üstyapı yatırımlarının yapılması ve canlanması, Gürcistan yolunun açılmasından sonra olmuştur.
Kaynak: Gürcü Ansiklopedik Sözlüğü/ქართული ენციკლოპედიური ლექსიკონი


























