Umarım Ateş Anıları nefesini, özgürlüğünü ve sözünü tarihe geri vermeye yardımcı olur. Asırlar boyunca Latin Amerika sadece altın ve gümüşün, güherçile ve kauçuğun, bakir ve petrolün yağmalanmasından mustarip olmadı; ayrıca bellek gaspına da uğradı. Onun serpilip gelişmesini engelleyen kişiler tarafından çok genç yaştan itibaren hafıza kaybına mahkûm edildi. Latin Amerika’nın resmi tarihi, kahramanların kuru temizlemeden yeni çıkmış pırıl pırıl üniformalarla yaptıkları bir askeri geçit törenine indirgenir. Ben tarihçi değilim. Ben tüm Amerika kıtasının, ama özellikle de hor görülen ve sevgi dolu toprakları olan Latin Amerika’nın tutsak alınmış belleğini kurtarmaya katkıda bulunmak isteyen bir yazarım: Onunla sohbet etmek, sırlarını paylaşmak, ona hangi farklı çamurlardan doğduğunu, hangi aşk ve tecavüz sahnelerinden geldiğini sormak istiyorum.
Bu seslerin sesinin hangi yazınsal türe ait olduğunu bilmiyorum. Ateş Anıları elbette ki bir antoloji değil; ama onun bir roman, deneme, epik şiir, vasiyet, kronik ya da başka bir şey olup olmadığını da bilmiyorum … Bunu bulacağım diye açıkçası uykularım da kaçmıyor. Edebiyatın gümrük memurlarına göre türleri ayıran sınırlara inanmıyorum.

Ben nesnel bir yapıt yazmak istemedim. Ne böyle bir şey arzu ettim ne de bunu yapabilirdim. Bu tarih anlatısı kesinlikle tarafsız değil. Mesafe koymaktan acizim ve taraf tutuyorum: Bunu itiraf ediyorum ve hiç pişman değilim. Öte yandan, bu devasa mozaiğin her bir parçası sağlam bir belgesel temele dayanıyor. Ben onları fazlasıyla kendime özgü bir tarzda anlatmış olabilirim, ama burada anlattıklarımın hepsi yaşandı.
Eduardo Galeano/ Ateş Anıları – 1 Yaratılış (Giriş yazısı)
Herkese tekrar merhaba
Şenol Taban: BENİM NOTUM: Bu kitap üçlemenin birincisidir. Birinci kitap, Kolomb öncesi Amerika’nın yerli mitlerinden hareketle kuruluş sürecini ve 1492 yılından başlayıp 1700 yılına kadarki dönemi yazılıyor.
Ateş Anıları – 2 “Yüzler ve Maskeler” 1701’den 1900 yılları arasını ve üçüncü kitap “Rüzgarın Yüzyılı” ise 1900 ile 1986 arasını, yani dünyamızın son yüzyılı yazılıyor.
Üç kitap toplam 1.122 sayfadır. Tamamını yazmam ve sizinle paylaşmam mümkün değil. Bu nedenle içlerinden bazı yazıları seçerek paylaşacağım.
Yazılarda bold, italik ve bazı işaretlemeleri yapmama rağmen sizinle paylaşmak için sosyal medyaya aktardığımda bu ayrımlar ortadan kalkıyor veya benim beceriksizliğim yüzünden ne oluyorsa oluyor.





























