Nuray Kanmazer
Aslolan İnsanın Kendi Hakiketine Sadık Kalmasir!
Zamanın en büyük yanılgısı, insanın değerini görünürde araması oldu.
Başarımızla, kazandığımız parayla, güçlü görünme çabamızla, sosyal medyada bıraktığımız izlerle kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Oysa çoğu zaman bunlar, içimizde cevap bekleyen asıl soruların sesini bastırıyor.
Çünkü insanı ayakta tutan; ne sahip olduklarıdır ne de başkalarının ona biçtiği değer…
İnsanı var eden, kendi hakikatine sadık kalabilmesidir…
.
.
Belki de artık kendimize şunları sormalıyız:
Hayatım gerçekten bana ait mi? Yoksa başkalarının alkışlayacağı bir hayatı mı yaşıyorum?
Yaşadıklarımı gerçekten hissediyor muyum, yoksa sadece tüketiyor muyum?
Kırılganlığıma, çelişkilerime, eksiklerime ne kadar alan açabiliyorum?
Beni hâlâ heyecanlandıran, içimi sessizce ayağa kaldıran ne var? Ve onun peşinden gitmeye cesaretim var mı?

En önemlisi… Koşullar değişse bile beni ben yapan, vazgeçmeyeceğim değerlerim var mı?
Hayat, sahip olduklarımızın değil; olabildiğimiz insanın hikâyesidir.




























