Tarih ve Kültür
ŞUBAT 7, 2020ႧႤႧႰႨ ႾႠႰႨHOPA YAZISINA BİR YORUM BIRAKIN
Hopa
HOPA (Gürcüce ve Megrelce: ხოფა; translit.: “h’opa”, Lazca: ხოპე / Xop’e), tarihsel Lazeti bölgesinin Tao-Klarceti kısmında kalan yerleşim yerlerinden biridir. Hopa kenti bugün Artvin iline bağlı Hopa ilçesinin merkezidir. Hopa eskiden Hupati ve Hopca olarak da biliniyordu.
ETİMOLOJİ
Hopa’nın Türkçe dışındaki dillerdeki adları Hopa’ya benzer biçimde yazılmaktadır. Antik çağdaki dönemindeki adı Anaxoupê’dir.[1] Bu durum Hopa adının eskiden beri gelen bir adlandırma olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, günümüzde Gürcüce ve Megrelce Hopa (ხოფა), Lazca Hope (ხოპე / Xop’e) olarak bilinen yerleşimin Gürcücedeki eski adı Hupati’dir (ხუფათი).[2] Hopa’nın adı Vahuşti’nin Gürcistan Krallığı Tarihi, Matiane Kartlisa, Evliya Çelebi’nin Seyahatname gibi ortaçağ kaynaklarında Hopca (ხოფჯა) olarak geçer.[3] Gürcistan’ın İç Kartli bölgesinde, 13. yüzyıldan kalma bir manastır da Hopa (ხოფის მონასტერი) adını taşımaktadır.
Kasabanın adı Osmanlıca da bugünkü gibi Hopa (خوپه) biçiminde yazılıyordu.[4,5] Hopa adının kaynağı ve anlamı konusunda bilgi mevcut değildir. Bununla birlikte bu ad, Türkçe olmadığı için İttihat ve Terakki yönetimince 1916’da Cihadiye olarak değiştirilmiş, ancak bu ad uygulamaya girmemiştir.[6]

TARİHÇE
Bulunduğu yer itibariyle antik çağda Kolheti Krallığı içinde yer alan Hupati, 5. yüzyılın ikinci yarısında, Bizans imparatoru I. Leo (457-474) ile Lazika kralı I. Gubaz arasında yapılan anlaşmada iki krallığın sınırı olarak belirlendi. Hupati, 9-11. yüzyıllarda Haldia ülkesi sınırları içinde yer alıyordu. 1040’larda Gürcistan kralı IV. Bagrat (1027-1072) tarafından kuşatılan Hupati, 1080’lerde Karadeniz kıyılarına kadar inen Büyük Selçuklular tarafından ele geçirildi. 12. yüzyılın başlarında Hupati, Kral (Kurucu) IV. Davit (1089-1125) döneminde Gürcü Krallığı sınırları içinde kaldı ve kral birkaç kez burayı ziyaret etti.[7] Hopa, daha sonraki dönemlerde Gürcü prenslikleri Samtshe Atabeyliği ile Guria Prensliği arasında el değiştirdi. Osmanlılar 1547’de, çevresindeki diğer yerlerle birlikte Hopa’yı da ele geçirdiler ve bu tarihten itibaren Hopa, Osmanlı idari biri olan Lazistan Sancağı içinde yer aldı. 18. yüzyılda önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunan kasaba, bu dönemde yazılı kaynaklarda Hopca olarak geçmektedir. Gürcü tarihçi Vahuşti de kasabadan Hopca olarak söz etmektedir. Vahuşti Kartlis Tshovreba’da Hopa’dan, Gonio’nun batısında, Çaneti ile Borçka derlerinin kuzeyinde Karadeniz kıyısında yer alan küçük bir şehir olarak söz etmiştir.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında bölgeyi Rus ordusu ele geçirdi. Ancak varılan anlaşma sonucunda, Hopa Osmanlı tarafından kalırken, burayı bir ticaret merkezi olarak kullanan Murgul Rusya İmparatorluğu’na bırakıldı. Ne var ki Hopa halkının bir kısmının toprakları ve hayvanları Rusya tarafında kalmıştı. 1909 yılına kadar Rusya bu halkın sınırı geçmelerine müsaade ediyordu; ancak bu tarihte pasaport ya da pasavan geçiş zorunluğu getirdi. Bunun üzerine Hopalıların bir kısmı Rusya uyruğuna da girip çifte vatandaşlık elde etti.[8] Bu savaştan hemen önce, 1865 tarihinde Hopa, Trabzon vilayetine bağlı Lazistan sancağında yer alan aynı adlı kazanın merkeziydi.
Lazistan sancağı bir bütün olarak Osmanlı idaresindeyken, 1874 yılında bu sancağın topraklarını gezen Rus ordusunda görevli Gürcü general ve coğrafyacı Giorgi Kazbegi Hopa’dan bir köy olarak söz etmiştir. O tarihte Hopa Lazistan sancağında beş nahiyeden biriydi ve bu beş nahiyeden üçün Hopa, Gonio ile Arhavi, Hopa kazasına bağlıydı. Hopa nahiyesi, Makriali köyünden Peroniti burnuna kadar deniz kıyısını ve bu kıyı ile Borçka nahiyesi arasında kalan üçgen bir bölgeyi kapsıyordu. Hopa nahiyesi sınırları içinde 21 köyde, yaklaşık 1.500 hanede 9-10 bin kadar kişi yaşıyordu. Hopa köyünde ise, altı bakkal ve bir kahvehane vardı. Hopa kaymakamının konutu da burada bulunuyordu. Bugün Hopa kentinin bir mahallesi olan Orta Hopa o tarihte ayrı bir köydü ve Hopa köyünün merkezine 1 km uzaklıktaydı. Hopa Deresi vadisinde beş köyde Ermeni kökenli Hemşinliler ile Lazlar yaşıyordu. Hemşinliler sadece Türkçe konuşuyor, Lazlar ise Megrelceyle neredeyse aynı olan bir Lazca konuşuyorlardı. Halkın tamamı Müslümandı.[9]
Birinci Dünya Savaşı başlayınca, hemen sınır bölgesi olan Hopa Osmanlı-Rus çarpışmalarına sahne oldu. Hopa bir süre sonra Rusların eline geçti. Savaşın sonlarına doğru Rus ordusunun bölgeden çekilmesinin ardından Hopa, 1918-1921 arasında bağımsız Gürcistan sınırları içinde kaldı. 1921’de, Kızıl Ordu’nun Gürcistan’ı işgali sırasında Türk kuvvetleri de Artvin ve Ardahan‘ı, geçici olarak da Batum’u fiilen ele geçirdi. 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması’yla Hopa’nın da içinde yer aldığı Artvin ve Ardahan bölgeleri Türkiye’ye bırakıldı.[10]

TARİHSEL YAPILAR
Eski adı Hupati olan Hopa’da iki kilisenin varlığı bilinmektedir. Bunlardan biri olan Hupati Kilisesi, Hopa sakinlerine göre bugünkü Hopa kentinin mahalleleri olan Orta Hopa (Şkahopa) ve Kuledibi (Amçişe) arasında, Toliuça’da (Lazca “Kara gözlü”) yer alıyordu. Kesin yeri bilinmeyen kiliseden geriye iz kalmamıştır. İoseb Kipşidze’nin Lazlardan aktardığına göre eski Bucak köyü (bugün Hopa kentinin bir parçası) yakınında, Mapaşkari’nin sağından 1 saatlik yürüyüş yolunun sonunda büyük bir kilise vardı. 20. yüzyılın başlarında Nadirati denilen yerde kilisenin yıkıntıları mevcuttu. Bu kilisenin yerini tespit etmek artık mümkün değildir.[11]

Eski kaynaklarda Gürcistan kralı IV. Bagrat’ın (1027-1072) 1040’larda Hupati Kalesi’ni kuşattığının belirtilmesi eskiden Hopa’nın sağlam bir kalesi bulunduğunu göstermektedir.[12] Nitekim bu kale günümüzde kentin içinde, Hopa Deresi’nin denize döküldüğü yerde, derenin sağ kıyısında bir tepenin üzerinde yer almaktadır.[13]
Kentin dışında Hopa ilçesi sınırları içinde de tarihsel yapılar bulunmaktadır. Bunlar arasında eski adı Azlağa olan Esenkıyı ve eski adı Makriali olan Çamlı köylerindeki kiliseler, eski adı Pançoli olan Yeşilköy’deki kale sayılabilir.[14]
Kaynakça:
1. ^ Nişanyan, Sevan. “Index-Anatolicus: Erişim tarihi: 7 Şubat 2020.
2. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu (Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, 2018, Tiflis, s. 178.
3. ^ Kartlis Tshovreba Yer Adları ve Arkeoloji Sözlüğü, Tiflis, 2013, s. 650.
4. ^ Muvahhid Zeki, Artvin Vilayeti Hakkında Malumatı Umumiye, 1927, s. 19.
5. ^ Son Teşkilat-i Mülkiyede Köylerimizin Adları (Osmanlıca), İstanbul, 1928, s. 621.
6. ^ Özhan Öztürk, “Karadeniz Özelinde Türkiye’de Köy İsimlerinin Değiştirilmesi meselesi”.
7. ^ Kartlis Tshovreba Yer Adları ve Arkeoloji Sözlüğü, Tiflis, 2013, s. 650.
8. ^ Candan Badem, Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin, İstanbul, 2018, s. 146, 160.
9. ^ Giorgi Kazbegi, Bir Rus Generalinin Günlükleri – Türkiye Gürcistanı’nda Üç Ay, 2019, s. 135-136.
10. ^ Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, İstanbul, 1934, 2. cilt, s. 41.
11. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu (Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, 2018, Tiflis, s. 178.
12. ^ Kartlis Tshovreba Yer Adları ve Arkeoloji Sözlüğü, Tiflis, 2013, s. 650.
13. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu (Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, 2018, Tiflis, s. 320.
14. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu (Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, 2018, Tiflis, s. 320.
Not: Bu yazı ႧႤႧႰႨ ႾႠႰႨ tarafından Vikipedi için kaleme alınmıştır.





























