Sevgi basitti, karmaşık olan bizlerdik.
Özgürlüğümüz yoktu, ama onun dışında her şeyimiz vardı. Hayal kırıklığı, yağmur sesi aşk, bazen de bir şarkı. Karantinada kimse evden çıkamadığı günlerde nasıl zaman geçirmeli! Kitap okumak bir şeye yaramaz, çünkü kitap okumak çok şeye yarar! O kadar çok şeye yarar ki neye yaradığını söylemek imkansızdır..;iyi dostlar, iyi kitaplar, bir de huzurlu bir vicdan, ideal mutlu hayat! mutsuz ruhlar , mikroptan daha çabuk öldürür.

Mutluluk, şimdi nasıl da boyut değiştirdi değil mi? Arkadaşlarınla beraber dışarıda bir yerde kahve içmek, özgürce alışveriş yapmak, ne kadar çok seviyormuşsunuz meğer hayatı, şimdi evdesiniz, İnsanın duyguları sanat eserlerine benzer. Sahteleri yapılabilir. Tıpkı gerçek gibi görünebilirler ama sahtedirler. Her şeyin sahtesi yapılabilir, sevincin, acının, nefretin. Hastalığın, iyileşmenin. Aşkın bile… Psikologlara göre, “aşk hem normal hem de nörotik olmaktır, yaratıcı ve yıkıcıdır. Ellerimizden kayıp giden yılların korkusu, kaybetmenin verdiği buruk hüzünle, Karantina günlerinde arka bahçesi güzel insanla evdeyseniz bırakın sıkılın, acıyan yerlerinizi öpecek biri varsa hayatınızda önemli olmaz düştüğünüz yerler, kapatıldığın evler, aldığın yaralar, yalan çıkan bildiğin tüm duygular. İşittiğin tüm kötü sözlerin yeri bile, çabuk iyileşir o zaman. Nasihat etmeden, küçümsemeden, dinleyen, anlatırken bile geçecekmiş gibi gelen, yuva sıcaklığında bakışlarıyla içini ısıtan, seni olduğun gibi kabul eden, sana kendin olma şansı tanıyan, istediği kalıplara uymasan da seni sevmekten vazgeçmeyen biri varsa eğer, korkma evde kalmaktan ,korkma incinmekten..Çok yol bilenler geçti bu hayattan . Ayağını yordamına göre uzatan da oldu. Her sevdalıya aşık atmadık elbet. Fakat dünyayı sevgi kurtaracak diye ezberleyen kuşaktık. Ama bunun nasıl olacağı gündem olmadı hiç. Masanın hesabı kuru bir Seni Seviyorum ‘a kaldı. Mevzu zarar vermemek, emek, barış ,saygı, sunmak, beklemek ve farklılığı kabuldü. Sevmeye kendinden başlamak ise sadece kendisi için yaşayanlara kaldı. Yani diyeceğim şu ki: Sevgi bir etkinliktir, edilgen bir olay değildir ,bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değildir. Sevginin etkin özelliği, en genel biçimiyle sevgi vermektir, almak değil.
Özgürlüğün kolay yolu yoktur. Çoğumuz , arzularımızın zirvesine ulaşmak tehlikenin gölgesindeki vadiden tekrar tekrar geçmek zorundayız. Yasaklarla dolu bir ülkede özgürce bisiklete binmeyi hayal eden bir çocukluktan…


































