Lazeti-Çaneti-Lazistan-Lazona / ლაზეთი-ჭანეთი
Tarihsel ve coğrafi bir bölge adıdır. Gürcücesi Çaneti’dir, ancak sonradan Yunancadan giren Lazia kelimesi Lazeti formuyla Gürcüler tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Türkçesi Lazistan’dır. Lazlar arasında Lazeti/Lazistan terimi için son dönemde Lazona terimi kullanılmaya başlanmıştır. Türkçedeki Lazistan teriminin Laz/Lazi kısmı Yunancadan geçmiştir, –istan eki ise Farsçadır.
Önce tarihsel Çaneti’den bahsedelim: Kolkheti Krallığı dönemindeki tarihsel Çaneti, Çoruh’un denize döküldüğü yer ile Halisi yani Kızılırmak Nehri’nin denize döküldüğü Samsun’un Bafra Burnu’na kadar olan alanı ifade ederdi. Kızılırmak ağzına kadar Çanilerin yaşadığı hem Bizanslılar, hem de Selçuklular ve Osmanlılar tarafından da biliniyordu. Bu yüzden de Selçuklu ve Osmanlılar Çani [ჭანი] terimini Türkçeye Canik olarak almış ve Osmanlılar kendi idare sisteminde Bafra ile Fatsa arasına Canik Sancağı’nı kurmuştur.
Geleneksel Gürcü tarih yazımında Güney Kolkheti yani batıda Bafra Burnu’ndan doğuda Çoruh’un denize döküldüğü yer olan Gonio’ya kadar olan alan, Çaneti olarak kabul edilirdi. Çoruh Nehri ağzının doğu yakası ve kuzeye doğru olan topraklar ise Apkhazeti’yi (Abhazya) de kapsayacak şekilde Egrisi/Samegrelo adını taşıyordu. Bizans kaynaklarında Lazia denen yer de Çaneti değil, Çoruh ağzından ötedeki topraklar olan Egrisi yani Samegrelo’dur. Çoruh’un batısından Trabzon’a kadar olan alana ‘sonradan’ Lazia/Lazeti denmiş olup buraların daha eski adları olarak ‘Çaneti’, ‘Zğvispira Klarceti (Kıyı Klarceti)’ terimleri karşımıza çıkıyor.
Yunanca Lazia’dan gelen Lazika/Lazeti gibi terimler Gürcücede 13. Yüzyılda Çaneti’nin doğu kısmını ifade etmek için kullanılmaya başlamıştır. Osmanlılar da Lazistan terimini Çaneti’nin Fındıklı (Vitze/Viçe) ile Gonio (Apsari) arasındaki topraklar için kullanmaya başlamıştır. Lazistan denen yer eski Doğu Çaneti’dir.
Tarihsel Güney Kolkheti’nin Çaneti denen geniş tarihsel coğrafyası içerisindeki Samsun’un Bafra ilçesinden Trabzon’a kadar olan kesiminde yani Batı Çaneti’de yaşayanlar Helenizmin etkisiyle dil ve kimliklerini kaybetmişlerdir. Günümüzde gayriresmi olarak Lazistan/Lazeti denen coğrafyada, Trabzon ile Gonio arasında yaşayan Lazlar Osmanlı dönemine kadar Gürcü krallıklarının ve prensliklerinin içinde oldukları için; hem kimlikleri, hem dilleri, hem de coğrafyanın Çaneti (sonradan Lazeti) adı günümüze ulaştı.
Günümüzdeki coğrafi ve tarihsel alan; Gürcüce ifadeyle Çaneti (Doğu Çaneti) veya Lazeti denen yer, haritada görüldüğü üzere Türkiye’nin Doğu Karadeniz kıyısında; Trabzon ile Çoruh Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü yer arasındaki alanı kapsar.
Çaneti’nin (Lazeti) büyük kısmı Türkiye sınırları içerisinde, küçük bir kesimi ise günümüz Gürcistan’ı sınırları içerisindedir. Çaneti/Lazeti denen Lazistan coğrafyasının Gürcistan’da kalan kısmı Sarpi, Kvariati ve Gonio’dan ibarettir, Çorokhi (Çoruh) Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü yere kadardır. Kakhaberi Düzlüğü, Batum Şehri tarihsel Çaneti sınırları içinde değildir.
Gerek Gürcü metinlerinde gerekse Laz halkının hafızasında Lazeti bölgesi Çoruh’un denize döküldüğü Gonio ile Trabzon arasındaki kıyı şeridini kapsar. Çaneti Bölgesi’nin güney sınırlarını Çaneti Dağları, Türkçe adıyla Kaçkar Dağları denen sıradağlar oluşturur (Ancak, yukarıda belirtildiği gibi Çaneti daha eskilerde batıda Samsun’a kadar olan alanı kapsıyordu).
Antik çağlarda Lazeti veya Lazistan adı yoktu, burası Çaneti idi. Antik çağlarda Çaneti Tao Krallığı (yabancı kaynaklarda Diaokhi) sınırları içindeydi. MÖ 8. Yüzyılda Diaokhi zayıflayınca Kolkha (yabancı kaynaklarda Kolhida) sınırları içine girdi. Daha sonra Kolkheti (yabancı kaynaklarda Kolhida) içindeydi.
Daha önce olduğu gibi, miladi 1. Yüzyılda da Trabzon’un doğusunda bugünkü Rize toprakları ve Çoruh’un batı yakasındaki Artvin’in kıyı şeridi toprakları olan Doğu Çaneti yine Kolkheti sınırları içindeydi.
Miladi 2. Yüzyılda bu toprakların batıda Vitze (Viçe) yani Fındıklı’ya kadar olan kısmı Kartli (İberia) Krallığı içindedir. Vitze (Viçe) ile Of arası Makron veya Heniokh Krallığı, Saneti/Sagineti adıyla bağımsız kalmıştır.
Makron Krallığı yani Saneti/Sagineti 3.-4. Yüzyıllarda Sürmene-Of’tan Apsari’ye yani Gonio’ya kadar genişlemiştir.
Çaneti toprakları (Sürmene-Of’tan Gonio’ya kadar) dönemin Egrisi yani Lazika Krallığı ile Bizans arasında tampon bölgeydi (Burada bahsedilen Egrisi Krallığı yani Lazika Krallığı bugünkü anlamıyla Lazeti/Çaneti değil; Guria, İmereti, Samegrelo ve Apkhazeti’yi kapsayan ve merkezi bugünkü Samegrelo’nun Senaki ilçesi yakınındaki Tsikhegoci olan krallıktır).
6. Yüzyılda Kartli (İberia) Krallığı’nda eristavlık adlı feodal prenslik sistemi tekrar kurulunca, Rize tarafları Meskheti’ye bağlandı ve Kartli (İberia) Krallığı içine girdi. Çaneti bu dönemde “Zğvispira Klarceti” yani “Kıyı Klarceti” olarak bilinir.
Samegrelo Bölgesi’nde miladi 131 yılında kurulmuş olan Egrisi Krallığı’na Romalılar ve Bizanslılar Lazia demişti. Bu terim Gürcüceye Lazika olarak girdi. Haritada görülen Çaneti bölgesi Egrisi Krallığı yani Lazika Krallığı sınırları dışındaydı. Bizanslılar ile İran arasında Lazika’da yani Egrisi/Samegrelo’da 20 yıl kesintisiz süren savaş döneminde Lazika Krallığı (Egrisi Krallığı) yıkıldı. 562 yılında Bizanslılar Lazika yani Samegrelo’ya hâkim oldu. Çaneti toprakları da yani o zamanki prensliğin adıyla Makron/Saneti/Sagineti toprakları olan bugünkü Rize ve Artvin kıyı kesimlerini Bizans İmparatorluğu 7. Yüzyılın 30’lu yıllarında eline geçirdi. Bizanslılar bu dönemden sonra Samegrelo ile Çaneti’ye de Lazia dediler.
8. Yüzyılın sonunda Bizans’ın gücü azaldı ve Kafkasya’daki etkisi de kırıldı. Egrisi bu dönemde Bizans etkisinden kurtulup yeniden bağımsız oldu. Krallığın adı bu kez Egrisi-Abhaz Krallığı idi. 8. Yüzyılın sonundan 9. Yüzyılın ortasına kadar, Apkhazeti’den (Abhazya) batıya doğru Trabzon dâhil olmak üzere tüm topraklar (dolayısıyla Rize tarafları ve Artvin kıyı ilçeleri dâhil) Egrisi-Abhaz Krallığı/Abhaz Krallığı (Egris-Apkhazta Samepo/Apkhazta Samepo) adlı Gürcü krallığının içindeydi. 830-840 yıllarında Bizanslılar Egrisi Krallığı’na (Egrisi-Abhaz Krallığı) 3 defa savaş açtı, üçünü de kaybetti.
10. Yüzyılın ilk yarısında Bizans, sınırlarını Çoruh’a kadar genişletti. 10. Yüzyılın ikinci yarısında Gürcü kral 3. Davit Kurapalat (Tao-Klarceti Kralı) tahta çıkar çıkmaz Çaneti’yi yani Kıyı Klarceti’yi aldı.
1023 yılında Bizanslılar Gürcü krallığından Rize tarafları ve Trabzon taraflarını savaşla kopardı ve 50 yıl elinde tuttu. Bu dönemde Gürcü krallığı ile Bizanslılar arasındaki sınır Hopa’dan geçiyordu.
Gürcü Kral 2. Giorgi (1072-1089) Rize tarafları yani Doğu Çaneti topraklarını (o zamanki adıyla Zğvispira Klarceti-Kıyı Klarceti’yi) Bizanslılardan geri aldı. 11. Yüzyılın son çeyreğinden 12. Yüzyılın sonuna kadar bu topraklar Gürcü krallığı içinde kaldı. Rize taraflarının Ortodoks Hıristiyan halkı Bizans kilisesinden ayrıldı, Gürcü kilisesine katıldı.
Bizanslılarla Gürcüler arasında 100 yıl süren savaşlar Gürcü Kral Tamar döneminde son buldu. Tamar, yeğenine 1204 yılında Trabzon İmparatorluğu’nu kurdurdu. 13. Yüzyılda Çaneti’de yani Lazistan’da iki iktidarın etkisi görülür; bunlarda biri Trabzon Kralı, diğeri Gürcistan Krallar Kralı’dır.
13. Yüzyılın ikinci yarısında Gürcü krallığı zayıflayınca Trabzon İmparatorluğu’nda da iktidar mücadelesini Bizans yanlıları kazandı, Çaneti/Lazeti tarafları Hopa’ya kadar Trabzon İmparatorluğu içine girdi, ancak 1282 yılında Gürcü kral Davit Narin Trabzon’a kadar olan toprakları geri aldı.
Lazeti (Çaneti) 1297 yılında Gürcü prensliği Samtskhe-Saatabago yani Samtskhe Prensliği (Meskheti) topraklarına katıldı. Bahsedilen Samtskhe-Saatabago yani Samtskhe Prensliği Gürcistan Krallığı’na bağlı prensliklerden biriydi ve bu prensliği Cakeli [ჯაყელი] hanedanı yönetiyordu.
Birleşik Gürcistan Krallığı 1490 yılında parçalandı, Samtskhe-Saatabago bağımsız Gürcü prensliği olarak varlığını sürdürdü.
1461 yılında Osmanlı İmparatorluğu Trabzon’u almış ve bu durum, bölgede tarihsel açıdan yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur.
Doğu Çaneti, Zğvispira Klarceti (Kıyı Klarceti) veya Lazeti/Lazistan denen Trabzon-Gonio arasındaki topraklar 1463-1502 yılları arasında Gürcü Guria Prensliği sınırları içindedir. 1502 yılında diğer Gürcü prensliği olan Samtskhe-Saatabago burayı tekrar kendi topraklarına kattı ve 1535 yılına kadar Samtskhe Prensliği içinde kaldı. 1535 yılında Guria Prensi Gurieli bu toprakları Samtskhe Prensi Cakeli’den bir kez daha aldı.
Bahse konu Trabzon’un doğusundaki Zğvispira Klarceti/Kıyı Klarceti (Doğu Çaneti) toprakları 1547 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından Guria Prensliği’nden alınmış, Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu Sürmene-Of’tan Gonio’ya kadar olan topraklara Lazistan diyordu. Osmanlı İmparatorluğu 1851 yılında resmi olarak Lazistan Sancağı’nı kurdu ve Trabzon’a bağladı. Osmanlılar 1851 yılında Lazistan Sancağı’nı kurunca Açara ve çevresi, Batum ve Kobuleti (Çürüksu) çevrelerini de bu sancağın içine kattı.
Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Lazistan adı da yeni Türkiye Cumhuriyeti tarafından literatürden çıkarılmıştır. Ancak bölgenin en eski adı Çaneti ve Çani ile sonradan Yunancadan giren Lazeti terimi Gürcü literatüründe tarihsel anlamda halen kullanılmakta, ancak bu terim büyük kısmı Türkiye içinde olan Çoruh Nehri ağzından batıya doğru olan alanları kapsamaktadır.






























