”ჩვენი უმთავრესი პროექტია ახალი თაობისთვის ქართული ცეკვების სწავლება მაქსიმალურად და მათი კულტურის უკეთესად წარმართვის შესაძლებლობა-En önemli projemiz, Gürcü danslarını olabildiğince yeni jenerasyona öğretebilmek ve bu kültürü en iyi şekilde taşımalarını sağlamak”

Miray Afşar: Merhaba sevgili Ziya Serkan Doğan, bu söyleşiyi ქართული მბების პორტალი / Gürcü Haber Portalı için yapıyoruz. Genç Gürcü dansçıları tanımak ve tanıtmak istiyoruz. Son yıllara bakarsak Kafkas- Gürcü danslarında Türkiye de bir gelişim görüyoruz. Bu durum Türkiyeli Gürcüler için sevindirici. Öncelikle sizi tanıyalım: Nerede doğdunuz? Eğitim durumunuz, mesleğiniz nedir?
Ziya Serkan Doğan: Merhabalar Miray Hanım. Gebze-Kocaeli doğumluyum. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları bölümü lisans mezunuyum. Uzun yıllar profesyonel sanatçılık ile birlikte, dans ve müzik eğitmenliğini mesleki olarak icra ettim ve şimdilerde daha çok Gürcü dansları eğitimine ağırlık vermekteyim.
Miray Afşar: Ne zamandan beri dans ediyorsunuz? Kafkas- Gürcü danslarıyla ne zaman tanıştınız?

Ziya Serkan Doğan: Aslında bedensel olarak bir şeyleri keşfetmeye ortaokul zamanında başladım. Bu da 6. Sınıfta iken benden eğitimi öğretmenimin tesadüfü bir şekilde beni keşfetmesi ile jimnastikle başladı.İki yıl sonrasın da ise Kars-Kafkas yöresi ile tanıştım. Bu süre zarfında bedenen hareket etmek ve dans etmek çok keyifli gelmeye başlamıştı. Bu anlamda bana bu yolu açan, şu an aramızda olmayan beden eğitimi öğretmenim Metin Karakaya’yıda rahmetle anarım. Daha sonrasında öğrendikçe farklı arayışlar içine girdim. Çok fazla da araştırmadan aslında yine tesadüfi olarak Gürcü dansları ile tanıştım. O da şöyle oldu; bizim o yıllarda Hereke de kasap dükkanımız vardı.Birkaç dükkân ötemize yeni bir restoran açıldı. Esnaf olarak burada Utku Demir ve Çağdaş İnaltay’ı tanıdım. Bir gün vitrinin önüne koydukları akordeon ilgimi çekmişti, bende o zamanla rakordeon çalmaya başlamıştım. Şaşkınlıkla birlikte akordeona olan ilgimden bahsettim onlarda beni İzmit Batum’lular derneğine getirerek bu konu da ki ilk hocam Abdullah Zorlu ile tanıştırdılar ve asıl macera buradan sonra başladı diyebilirim.
Miray Afşar: Hangi gruplarda dans ettiniz? Şu an bağlı olduğunuz gruplar var mı?

Ziya Serkan Doğan: İlk profesyonel tecrübem Şaman Dans Tiyatrosu (2003-2006) dur. Sonrasında Night Of The Sultans (2006-2008) ve Disney Live Miki’nin Müzik Festivali (2012-2016) adlı gruplarda profesyonel olarak dans ettim. Bu süre zarfında 2002-2006 yılları arasında Nart Dans Theatre adı altında bir Kafkas grubunda dans etmeye başladım. 2008 yılında kurulan Ertoba grubunun kurucularından biriyim. 2016 yılından itibaren Kafkas Kartalları grubunda yardımcı koreograf ve dansçı olarak çalışmaya başladım. Son yıllar da ise Devlet tiyatrosunda Bir Nefes Dede Korkut oyunundan dansçı ve oyuncu olarak rol aldım. Geçtiğimiz sene itibari ile de Sakarya Kartvel Gürcü- Laz Derneği‘n de hoca olarak Gürcü dansları üzerine eğitime başladım.
Miray Afşar: Kafkas-Gürcü dansları için projeleriniz var mı? Gelecekteki projelerinizden bahseder misiniz?
Ziya Serkan Doğan: Evet, düşündüğümüz birkaç proje var ama, en önemli projemiz, Gürcü danslarını olabildiğince yeni jenerasyona öğretebilmek ve bu kültürü en iyi şekilde taşımalarını sağlamak. Daha başka projelerimiz var ancak hayata geçince bunu size açıklamayı tercih ederim.
Miray Afşar: Türkiye de Kafkas- Gürcü danslarının gelişimi hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Ziya Serkan Doğan:Türkiye de Gürcü dansları belli bir kesim tarafından çok popüler hale gelmeye başladı ancak yeterli olmadığını düşünüyorum. Özellikle Gürcü kökenli insanların dansa hatta müziğe ve çok sesli müziğe ilgisiz olmaları da bir o kadar can sıkıcı maalesef. Ama zamanla değişeceğini düşünüyorum. Gelişim aşamasına bakarsak ilgi ve merak duyan herkesin bu dansları öğrenmek için birçok kaynak ve kaynak kişiye ulaşma imkanları var. O yüzden yeni jenerasyon bizden daha şanslı. Herşeye rağmen güzel taraf ise Gürcistan da örnek aldığımız tüm grupların gelişiminin Türkiye’deki dans düzeyini paralel olarak etkilemesi. Tabi ki onlar kadar üst düzey değil ancak çok önemli değerler kazanacağımızı görebiliyorum ilerleyen yıllarda.
Miray Afşar: Söyleşinin sonuna geldik. Bize zaman ayırdığınız için Teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.

Ben de bu söyleşi de bana yer verdiğiniz çok teşekkür ederim.


























