ÇİFTE VATANDAŞLIK VE TEHLİKELİ OYUNLAR ÜZERİNE
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Türkiyeli Gürcü Derneklerin dil, kimlik, kültür sorunu üzerinde çalışmak dışında iki ülke arsında dostluk köprüsü olmak gibi bir sorumluluğu var.
Din üzerinden, siyasi partiler ve siyasi rekabet üzerinden herhangi bir amaç peşinde koşanlar belki birilerine hizmet ettiklerini düşünebilirler ama bu dostluk, dil, kimlik ve kültürümüz için yapılan ve yapılacak olan çalışmaları sabote etmek dışında bir işe yaramaz.
Yıllardır Gürcistan da ikamet eden, çifte vatandaşlık için yaptığı başvurusu kabul edilmeyen ve bu sorununu Gürcistan mahkemelerine taşıyan Gaffar Yılmaz’ın kamuoyu desteği istemesi tabi ki anlaşılır bir şeydir. Ancak bu konuda izlediği yol kendisine bir yarar sağlamadığı gibi Gürcistan’da akrabaları bulunan, tarihsel kökleri ve gönül bağı olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da çifte vatandaşlık noktasında önlerini kapatmaktadır.
Gürcistan da oy kullanma hakkı bulunmayan Gaffar Yılmaz’ın, her seçim döneminde ve her fırsatta Türkiyeli Gürcüleri ve Gürcü dernekleri din ve iç siyaset üzerinden taraf olmaya çağırması
kabul edilebilecek bir durum değildir.
Hele bir de buna şimdilerde İran ve Azerbaycan Gürcülerinin de Müslüman oldukların için vatandaşlığa alınmadıkları gibi bir iddia ile daha geniş bir alanda oynamak akıllara ziyan bir durumdur.
Bilindiği gibi her ülke için vatandaşlık sorunu hükumetlerden çok bir devlet sorunudur. Ya da şöyle söyleyelim; halkın genel onayı ile ilgili bir sorundur.
Çifte vatandaşlık bizim örneğimizde farkı sorunlara ve tepkilere yol açmıştır.
Herkes bilir, devletler arası hukukta istisnai durumlar hariç, karşılıklılık esastır. Ve o zamanda bu istisnai bir uygulama olarak uygulanmıştı.
Bunun göz önünde bulundurulmadığını düşünen ve özellikle o zaman çalışmak için üç aylık vizeye bağlı olarak Türkiye de bulunan Gürcistan vatandaşlarından hem kendi ülkelerinde hem de Türkiye’de çok fazla tepkiler oldu! O zamanki seçim sürecinde gelişen tepkiler işbaşına gelen yeni hükumet politikasını da etkiledi. Konuyla ilgili İstanbul Gürcü Kültür Merkezi Derneğinden bu konuda yapılan şiddetli tartışmaları bazı arkadaşlarımız iyi hatırlayacaklardır.
Ve geçen zaman içinde Gürcü Derneklerde, festival, konser, konferans vs etkinliklerde aktif ve katılımcı olarak etrafımızda bulunan arkadaşlarımız dışında, yeni Gürcistan vatandaş olmuş insanların hiçbirinin etkinliklere katıldığını ne gördük ne de duyduk.
Yeni vatandaşı olduğu Gürcistan’ hiç gitmeyen Türkiye’deki Gürcü dernek ve aktivisitlerin ne yaptıklarını merak etmeyen binlerce vatandaş varken kusura bakmayın, kimse eskisi gibi iki satırlık mektupla çifte vatandaşlık beklemesin!
O çifte vatandaşların ezici bir çoğunluğunun Türkiye’deki Gürcü kültürüne zararı dokunmuştur.
Bugün yaşanan sıkıntının başlıca nedenlerinden biri de budur.
Başkanlık ‘’kararnamesi’’ ile vatandaşlığa kabul uygulaması yerine, her ülke için geçerli olan önceki mevzuata geri dönüldü.
Hal böyle iken kişisel olarak Gürcistan vatandaşlığı gibi haklı olduğu bir noktada geçmişte yanında durduğumuz Gaffar Yıkmaz’ın son zamanlarda din ve siyaset üzerinden Gürcistan’a ve Ankara Büyükelçisi Giorgi Janjgava’ya, Trabzon Başkonsolosu Gela Japaridzeya provokatif satajmalarda bulunmasını esefle kınıyoruz!
Gaffar Yılmaz mesajlarında biz Gürcüleri Müslüman ve Hiristiyan ayrımı üzerinden birbirimize karşı kışkırtarak, hem halklarımıza hem de Türkiye ve Gürcistan dostluğuna karşı tehlikeli bir oyun içindedir.
Bu hiçbir Gürcünün yapmaması gereken bir şeydir, ateşle oynamaktır.
Kendisinin bir an önce bu tehlikeli yolu fark etmesini temenni ediyoruz.



























