Birleştirici olmak için ayrıştırıcıdır şiir
Şiir birleştirici olsun diye yazılır. Duyguda, duyarlılıkta, olan biteni algılamada, iyi olanı özlemekte, özgürlükte, insani sevgide, doğayı ve kedileri sevmekte, eylemde, yaşama sahip çıkmakta, eşitlik anlayışında, antidemokratik yasalara karşı çıkışta birleştirici olsun diye yazılır şiir. Böyle bir içeriği dile getiren; birçok sözcükten ve bağdaştırmadan oluşturulmuş bir dizenin parçalanamaz bütünlüğü gibi insanları örgütlemek için yazılır şiir.
Şiir anlayışı, biçimi, biçemi, şiirinin kurgusu ve yapısı ne olursa olsun insani değerlerden yana toplumsal bir örgütlemeyi amaçlar şair, amaçlamalı. Yoksa sadece kendi için şiir yazmış olur. Yani bu dünyada oyalanmanın ötesine geçemez. Ne yazık ki böyle düşünmeyenler oyalanmaya devam ediyor.
Bu söylediklerim şu soruyu akla getirebilir: Şiir aynı zamanda ayrıştırıcı değil midir? Elbette ideolojik içerikler bakımından ayrıştırıcıdır şiir. Sömürüyü dayatanlara, ezenlere, insani değerleri çürütenlere, eşitliği yerle bir edenlere, bencillere, özgürlüğü boğanlara, sevgiyi kirletenlere, bireyi yok sayanlara, her şeyi yağmalayanlara, insanlığın geleceğini öldürenlere karşıdır şiir, taraftır. Şiir olması da karşı çıkışına ve taraf olmasına bağlıdır. Ayıklayıcı, ayrıştırıcıdır. Yıkıcıdır. Çağın yozlaşmış insanını geçersiz kılıp özlenen insanı yaratmaktır amacı. Böyle bakılmazsa birleştirici olamaz şiir.
Şimdilerde bu anlayışla yazılmıyor şiirler. Kendisiyle saklambaç oynamakla yetiniyor şairler (!) Yaptıkları, dilin içini boşaltmaktan başka bir şey değil.
Sözcüklerin, yaşamda olduğu gibi, buluşmaları ve çarpışmaları şiirde yer almadığı sürece ayrıştırıcı ve birleştirici şiir yazılamaz, yazılmıyor.
22 Mayıs 2023, Pazartesi, saat 04.43





























