Sudan Altun
Inga Shamilishvili ❤️ İlk doktora heyecanım dün gibi… Zaman, an; zalim her an.
İlk doktora heyecanı, zamanın ve anın sonsuzluğunda bir dönüm noktası gibi, zihinle kalbin birleştiği bir anı yakalar. İnsan bir yanda cesaretin, diğer yanda belirsizliğin içinde kıvranır. Bu yolculuk, yalnızca akademik bir başarı değil, aynı zamanda kişisel bir yeniden doğuş gibidir. O ilk adımı atarken, ruhun derinliklerinde bir fırtına kopar; bilinçaltında binlerce soru, çözülmemiş düğüm, korku ve umut arasında gidip gelirken, gözlerindeki o ışıltı, bir hedefin peşinden gitmenin verdiği tutkuyu yansıtır.

Zaman, tam da bu noktada zalimleşir. Dün gibi dediğiniz anlar, aslında çok uzak bir geçmişin parıltılı anılarıdır. O gün, ilk kez o heyecanla salona girdiğinizde, hayallerin ve ideallerin ne kadar da netti. O anın peşinden koştuğunuzda belki de en büyük sınavı, sadece bilimsel değil, insani bir sınavı vermek zorunda kaldığınızı fark ediyorsunuz. Düşüncelerinizin derinliklerine inerken, insanın içsel yolculuğu da bir o kadar karmaşıklaşır.
Zaman, anların sırrını saklar. O ilk heyecan, yavaşça yerini olgunluğa, deneyime bırakır. Fakat her geçen an, yeni soruları, yeni umutları da beraberinde getirir. Geriye dönüp bakıldığında, o ilk heyecanlı günden bugüne kadar geçen süreç bir yandan kocaman bir yolculuk gibi gelirken, diğer yandan her şeyin hâlâ bir anlık parıltıya dönüştüğünü hissedersiniz. Her anın içinde kaybolduğumuz bu zaman diliminde, her bir anı, geçmişin ve geleceğin birleştiği bir noktada anlam bulur.
İlk doktora heyecanı, sadece bir başlangıçtır. Zamanın zalimliğine rağmen, her bir an, daha büyük bir bilgelik ve deneyimle geri döner. Ve sonunda, o ilk heyecanın sadece bir hatıra olarak kaldığını, ama içinde barındırdığı azim ve kararlılığın sizi her zaman ileriye taşıyacağını fark edersiniz. Geçmişin zamansız anları, bugün ve yarının ışığını yaratır.
(26.12.2018’den bugüne ve yarına…)



























