“არავინ სძულთ იმაზე მეტად,ვინც სიმართლეს ამბობს.” – პლატონი
Erdoğan Şenol
“Gerçeği söyleyenlerden daha fazla nefret edilen kimse yoktur”. Filozof Platon bunu iki bin beş yüz yıl önce söylemiş. Görseli Gürcistanlı birinin paylaşımından aldım. İnsanlar bugün de aynı, kendilerini mutlu edecek yalanlar anlatılmasından hoşlanıyorlar. Türkiye’deki Gürcüler de öyle. Tarihi merak ederler, ama son iki veya üç yüzyıldan daha geriye gitmeyi istemezler. Çünkü, duymak istemedikleri şeylerle karşılaşmaktan endişe ederler. O dönemlere değinenlere de pek yakın durmazlar. Beş yüzyıl önce, bin yıl önce atalarının neler yaptıklarıyla ilgilenmez, başlarına neler geldiğini merak etmezler. Merak ettikleri tarih son birkaç yüzyıldan ibaret. Gerisi onlar için hiç mühim değil. Hoşlarına gidecek veya işlerine gelen şeyleri de son iki yüz yılda buldukları için hep bu dönemin anlatılmasını isterler ve bu kısa dönemi anlatanlara başka gerçekleri sormaz, ‘daha önceki dönemleri de anlat’ demezler. Onlar da Platon’un bu sözünü bildikleri için daha geriye gitmez, hatta değindikleri kısa dönem için bile sadece insanların hoşuna gidecek kısımları anlatırlar. Kendi bakış açılarına göre haklı olabilirler, ya da bildikleri yalnızca bu dönemi kapsar. Tarihi bu kıstlamalarla merak etmek, geriye kalan ve tarihsel zamanın en az %90’ını kapsayan geniş döneme gözlerini kapamakla gerçek tarih öğrenilmez, hatta bütüncül olmayan bu anlayışla tarih yanlış öğrenilir.
























