
Yazdıkları şiirler, şairlerin yaşam öyküleridir
Şairin yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmese bile, ondan kalan şiirleri inceleyerek yaşamına ilişkin çıkarımlarda bulunulabilir. Bunun için şairin yaşadığı çağın, o çağın siyasal, ekonomik, toplumsal, sınıfsal, ahlâkî, hukukî… yapısının bilinmesi yeterlidir.
Hep söylerim: Her şiir tarihselliği içerisinde değerlendirilmelidir. Bu yapıldığında, bir şairin şiirlerinde yer alan toplumsal ve bireysel olgu, olay ve durumlar kolayca saptanabilir. Bu da o şairin toplumsal olarak nasıl konumlandığını gösterir. Seçtiği sözcüklerden, kurduğu bağdaştırmalardan, imgelerinden kolayca anlaşılır bu. Şiirlerinde siyasal iktidarla bir çatışmasının olup olmadığına, ahlâkî tutumuna, eşitlik anlayışına, adaletsizliklere karşı çıkışına, toplumsal – sınıfsal savaşıma katılıp katılmadığına, bireye verdiği öneme bakılarak o şairin kişiliğine açıklık getirilebilir; yani şairin yaşam öyküsünü bilmeye gerek yok. Kısaca, yazdığı şiirler şairin yaşam öyküsüdür, denilebilir.
Şiir sanatı bakımından ortaya koydukları birinin şair diye nitelenmesini sağlayabilir. Eğer insandan, eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden, adaletten yana değilse; o, biçimin, biçemin, yapının, tekniğin, söz oyunlarının şairi olabilir, ama yaşamın şairi olamaz.
11 Nisan 2023, Salı, saat 05.50
***



































