KIŞ AZ GELDİ BANA, AZ ÜŞÜDÜM
Dışımda ne arıyorlar anlayabilmiş değilim, şu sıralar içimde ikamet ediyorum ben. Bütün sözcüklerin ve itirazların vebali benim boynumda. Şu sıralar içime doğru yolcuyum. “Suç” işlemek artık ayağımıza kadar geldi. Ayağımız ne ki, dilimizin ucuna kadar geldi. İçimin koğuşunda yer kalmadı. Kendime yeni bir tutku beğenip aldım ve kendimi o tutkuya tutuklatıp özgürleştim..
“Zamanın tarih dediği karalamayı yazıyor”, sonra da heceliyoruz.
Sözcüklerden gelip sözcüklere gidiyoruz, ortak sözcüklerle ve anlamlarla direniyoruz. Aşkın “ilik nakli” olduğunu kalbimizle bilip aklımızla unutuyoruz. Tutkuluyuz, kendimize, özgürlüklere, aşka tutkulu ve tutukluyuz.
Her dil, her sözcük her ağızda yuva kurmaz. Her insan kendi içinde yuva kuramaz. Ben çok üşürüm. Bu kış az geldi bana, az üşüdüm.
İçim dururken, dışımda arıyorlar üşüdüklerimi…
Fotoğraf: ÖZLEM SARIKAYA
































