Ankara’da Muhteşem Gürcü Kültür Gecesi



Gürcistan, Kafkasların kalbinde, her köşesi tarih ve tutku fısıldayan bir ülkedir. Onun kültürü, asırlar boyu ipek yolu üzerinde dokunmuş, Doğu’nun gizemi ile Batı’nın zarafetini buluşturan eşsiz bir ülkedir.
Gürcü folkloru, hayat dolu bir coşkunun ve derin bir hüznün mükemmel birleşimidir. O meşhur çok sesli şarkılar (UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası), kalabalık sofraların neşesinden, dağların yalnızlığına uzanan seslerin ahengidir. Her bir tını, Gürcü halkının ruhunu yansıtan, hem cesaret hem de duygusallıkla yüklü bir ağıttır. Coşkuyu ve hüznü bir arada yaşatır size.



Gürcü sanatçılar/dansçılar, sahneye çıktıklarında, geleneksel dansları ile adeta bir destan anlatır. Erkeklerin kartalın heybetiyle yere basan zarif ve enerjik hareketleri ile kadınların kuğu gibi süzülen narin adımları, bu topraklara olan sarsılmaz bağlılığı ve aşkı simgeler. Kılıçların şakırtısı, aşkın fısıltısına karışır; bu, sadece bir gösteri değil, yaşama dair bir coşkunun hayata yansımasıdır.
Gürcistan’ın yüzyıllar içinde yarattığı kültürün dünyaya ve Türtiye’ye tanıtılması, iki ülke arasında dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi, Türkiyede bulunan soydaşları arasında kültürel bağların geliştirilmesi için 26 Eylül 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içinde Gürcü Kültür Günleri kapsamında düzenlenen etkinlikte Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçi Archil Kalandia bir açılış konuşması yapmışlardır.

Açılış konuşması;
Saygıdeğer Konuklar, Ekselansları, Hanımefendiler ve Beyefendiler,
Bugün düzenlenen Gürcü Kültür Günleri etkinliğinin açılışında sizlere hitap etmekten büyük onur duyarım.
Sözlerime başlamadan önce, Gürcistan Hükümeti adına, Gürcistan Ankara Büyükelçiliği’nin bugünkü etkinliğin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenmesine sağladığı katkılarından ve değerli desteklerinden ötürü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a en derin şükranlarımı ifade etmek isterim.
Ankara’da düzenlenen Gürcü Kültür Günleri’nin gerçekleştirilmesine sağladıkları kıymetli katkılarından dolayı Gürcistan Kültür Bakanlığı ve Gürcistan Dışişleri Bakanlığı’na da içten teşekkürlerimi sunmak isterim.





Aynı şekilde, Gürcistan’ın zengin kültürel mirasının tanıtılmasıyla birlikte, Gürcistan ile Türkiye arasındaki köklü dostluğun daha da güçlendirilmesi için anlamlı bir fırsat sunulmaktadır.
Ülkelerimiz arasında kültür, ekonomi ve diplomasi alanlarında kapsamlı işbirliği mevcuttur. Bugün, Gürcü halkının ruhunu, karakterini yansıtan sanatını, geleneklerini ve değerlerini kutlayarak var olan ortaklığa yeni bir sayfa ekliyoruz.
Bugün, Avrupa ve Asya’nın kesişim noktasında binlerce yıl boyunca şekillenmiş olan Gürcistan’ın zengin ve çeşitli kültürel mirası hakkında konuşmak benim için büyük bir şereftir.
Gürcistan’ın kültürel kimliği, tarihinden, gelenekleri ve değerlerinden örülmüş bir mozaiktir. UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan benzeri olmayan çok sesli şarkılarımız, yalnızca bir müzik türü değildir, aynı zamanda birliğin ve ahengin bir göstergesidir. Enerji ve zarafet dolu geleneksel danslarımız ise cesur, zarif ve ata topraklarıyla derin bağlarına sahip olan Gürcü halkının ruhunu temsil eder.
Kültürel miras, yalnızca geçmişi korumakla ilgili değildir, aynı zamanda değerleri ve gelenekleri gelecek nesillere aktarmak ve dünyayla paylaşmakla ilgilidir. Mirasımızı kutlayıp koruyarak, ulusal kimliğimizi güçlendirir, küresel kültürün daha da çeşitlendirilmesine katkıda bulunuruz.
Bugün, “Erisioni” Gürcistan Devlet Şarkı ve Dans Topluluğu, “Gürcü Hazinesi” adlı gösteriyi sahneleyecek. Erisioni, 1885 yılında Gürcistan devlet şarkı ve dans akademik topluluğu olarak kurulmuştur. Bu yıl, Gürcü kültürü ve geleneklerini sergilemeye başlamasından bu yana 140. yılını kutlamaktadır.
1977 yılında NASA tarafından fırlatılan Voyager 1 ve Voyager 2 adlı uzay araçlarına, Dünya’nın kültürünü temsil eden ve bir gün keşfedilebilecek zeki varlıklara yönelik bir zaman kapsülü olan Voyager Altın Kayıt yerleştirilmiştir.
Bu kayıtta 115 görsel, Dünya’nın doğal sesleri (rüzgar, gök gürültüsü, balina ve kuş sesleri) ve insan ifadesinin çeşitliliğini temsil eden 27 müzik eseri bulunuyordu. Bach, Beethoven, Mozart gibi bestecilerin eserleri ile farklı kültürlerden seçkin şarkılar arasında, Gürcistan’dan Erisioni üyeleri tarafından icra edilen çok sesli “Chakrulo” şarkısı da yer almıştır. Bu durum, Erisioni’nin sanatının yalnızca dünya çapında değil, uzayda da tanındığını göstermektedir. Bugün sizler de bu olağanüstü eseri dinleme fırsatına sahip olacaksınız.
Ayrıca, Gürcistan’ın yüzyıllar boyunca süregelen kıyafet ve takı geleneklerini sergilemek amacıyla, külliyenin fuaye alanında Gürcistan’ın çeşitli bölgelerine ait yöresel giysiler ve geleneksel Gürcü takıları yer almaktadır. Bugünkü gösteri iki bölümden oluşacak olup, birinci bölümden sonra verilecek arada bu sergiyi gezebileceğinizi bildiririz.
Son olarak, bugünkü etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan Nurol Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Gürcistan İzmir Fahri Konsolosu Sayın Nurettin Çarmıklı, Achar Energy & Elsim Holding Genel Müdürü Sayın Çağatay Ülker ve tüm dostlarımıza en içten teşekkür eder, hepinize iyi seyirler dilerim.”
Erisioni, Gürcistan Devlet Şarkı ve Dans Topluluğu, “Gürcü Hazinesi adlı gösteriyi 2000 kişilik hıncahınç dolu salonda sundu. Ülkemizin birçok ilinden gelen (gözlemlerimize göre Ankara, Amasya, Artvin, Bursa, Samsun, İstanbul, İzmir vb.) izleyiciler gerçek bir müzik ziyafeti ile karşılaştılar. Müziğin ritminde, görsel şovların zenginliği içinde bitmesini hiç istemedikleri muhteşem bir zaman dilimi yaşadılar.
Gürcü el sanatları ise, yaşanan bu coşkunun el emeği göz nuru yansımasıdır. Yüzyıllardır süregelen takı geleneğinde, her bir gümüş ve altın işleme, sadece süs değil, aynı zamanda ata ruhunun bir mirasıdır. Yöresel kıyafetlerde kullanılan derin renkler ve incelikli nakışlar, Gürcistan’ın farklı bölgelerinin coğrafi ve duygusal çeşitliliğini yansıtır; bir yanıyla asil, diğer yanıyla toprağa kök salmış bir sadelik.
Verilen arada ve etkinliğin bitiminde fuaye alanında sergilenenpp Gürcistan’ın çeşitli bölgelerine ait yöresel giysiler ve geleneksel Gürcü takıları katılımcılar tarafından ilgi ve merakla incelediler. Yaşadıkları duyguları coşkuyla yaşayan ve bunu çevresine yansıtan Gürcüler, verilen arada ve sonrasında birbirleriyle tanışarak yeni dostluklar kurdu, fotoğraf çektirerek yaşadıkları masalımsı geceyi gerçeğe dönüştürerek tarihi tanık tuttular kendilerine.
Gürcü kültürü, geçmişi yücelterek geleceğe taşır; bir kadehte sunulan en iyi şarap, bin yıllık bir dans figürü veya el yapımı bir kolyede, zamansız bir güzelliğin ve kopmaz bir sevginin izlerini bulursunuz. Bu kültür, dokunduğu her ruha, coşkulu ve derin bir duygu aktarır.
Türkiyeli biz Gürcülere narin zarafeti, estetik bir zevki, Kafkasların engin doruklarından süzülerek ülkemize akan derin kültürü yaşattığı için başta Sayın Elçi Archil Kalandia ve emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür ederiz. Gerçekten masallardan dünyamıza düşen olağanüstü bir geceydi.
































