Fehmi Uzal Ustiaşvili
Adı Sevgi Saymaz
Bu sabah hiç beklemediğim bir yerden bir mektup düştü önüne! Mektup Merhaba diye, başlıyor!
Merhaba,
Bu mektubu sizlere Kandıra F 1’in A12-36 hücresinden yazıyorum. Biri Erzincan, diğeri Mersinli iki arkadaşımızla beraber kalıyorum. Sevcan ve Yeliz’le.
Bu aylarda nadir bulunur güzel güneşli bir güne uyandık.
Devam ediyor:
35 yıldır hapishanedeyim ve memleketimden uzağım, canım memleketimden.
O devam ediyor ama ben devam edemeyeceğim!
Mektubun geldiği yeri iyi biliyorum. F 1 in “H” hücresini.
İki kuşak önce, 33 yıllık ömrümün 14 yılını orada, memleket, toprak ve tünel kokan ranzamda bırakıp çıktım. 67 yaşındayım. Hala çok mektup alıyorum ve okuyamıyorum onları. Her yerde her zaman, dön baba hacılara gidelim modunda ömrümüz.
Az gittik, tuz gittik, uzayıp gitmedik. Hakanların kellesini aldik. Yetmedi, padişahi indirdik. Bakanları, başbakanı ipte verdik. Asamadiklarımızı içerde, cezaevlerinde çürüttük, yetmedi! Çok şey değişti ama ( hiç’ten başka! ) bir şey değişmedi. Hepiniz, hepiniz bu resimdeki Artvineli genç kadın gibi plastik bir sandalyede oturuyoruz işte.

Adi: Sevgi Saymaz


























