BEŞİKTAŞ ŞAMPİYONLUĞUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Yiğit Eryılmaz
Bülent Eryılmaz: Futbol severlerin heyecanla beklediği Süper Lig maçları tamamlandı ve yine aynı heyecanı son haftaya kadar süren Lig Şampiyonunun kim olacağına ilişkin 3 takımlı (BJK, GS ve FB arasındaki) belirsizlik 15.Mayıs.2021 Cumartesi günü sonuçlandı.
Tüm futbol taraftarlarının ekseri düşüncesine görede, hak eden takım olarak Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Lig Şampiyonu oldu. Her ne kadar, ülkemiz futbolunun ticarileşme sürecinin bir uzantısı olarak, futbol severlerin, taraftarların, belirleyiciliği azalmış olsa, amatör ruhtan yoksun kalsa da; halen kalan bazı amatör ve olumlu davranışların yüzü suyu hürmetine, ilgi uyandırmaya devam ettiği görülmektedir.
Belki de, tüm diğer kulüp taraftarlarının, BJKnın şampiyonluğu hak ettiğini düşünmesinin altında da, bu olumlu nüvelere sahip bir sezon geçiren BJK ve Teknik Direktörü Sergen Yalçın oldu. Çünkü şampiyon olması muhtemel, ticarileşme sürecinde de Anadolu takımlarına göre nispeten hızlı davranan büyük kulüplerin (BJK’ da bunlardan birisidir) onca transferlerine ve türlü destekleyici çabalarına rağmen; bu sene oldukça mütevazı transfer yapabilen, sakatlıklarla eksilen oyuncu mevcudunu, yapılacakara transferler ile destekleyemediği için eksik kadrolarla; tecrübesiz genç oyuncuların takviyesi ile maçlara çıkmak zorunda kalan; bu durumu tüm diğer takım taraftarları tarafından da bilinen bir BJK şampiyon oldu.
Onun için diğer takım taraftarlarının ekseriyeti de bu durumu bildikleri için, rekabetin verdiği hırsla, başarıyı reddeden bir değerlendirme yerine, “ helal olsun” “ BJK şampiyonluğu hak etti” şeklindeki bir bakış açısıyla içselleştirdiler. Bunun için de BJK şampiyonluğu, diğer takım taraftarlarında var olan geçmiş bakış açılarının yerine, saygıyla karışık bir kabule dönüştü.
Peki neydi diğer takım taraftarlarının, BJK şampiyonluğunu bu şekilde kabulünün altında yatan nedenler? Neden diğer takım taraftarları bu şekilde saygın bir kabul gösterdiler?
Hissi duygularla taraftarlıklar oluşturmuş kitleler, bu davranışlarıyla, aslında sporun eski amatör ruhla yönetildiği günlere dönülmesinin daha iyi olduğunu fısıldadılar. Eskiyi hatırladılar. Çaresiz bir teknik adamın, genç takımda oynayan 3 oyuncuyla ve 25 kişilik aday kadrodan yoksun bir şekilde, 14 kişilik kısıtlı maç kadrolarıyla, başardıklarını daha bir anlamlı buldular.
O zaman sporda ticarileşme, küreselleşme, kapitalizmin en önemli unsuru olan kar elde etme dürtüsüyle yönetmenin, son bulması ciddi ciddi düşünülmelidir.
Eğer amaç, kitlelerin futboldan keyif almaları, hoşça vakit geçirmeleri ise, mutlak galibiyet odaklı olmayan, amatör müsabaka ruhuna geri dönülmesi, elzem gibi durmaktadır.
Umarım BJK şampiyonluğu, futbol (spor) karar vericilerinde, son zamanlarda yaşanan, futbolun daha da ticarileşmesinin durdurulması gerektiği düşüncesini uyandırır.
Tüm bu yönlerle, her tür olanaksızlığa, haksızlığa ve kapitalizmin insafsızlığına rağmen şampiyon olan, BJK futbol takımını ayakta alkışlıyorum.


























