
Erdoğan Şenol
Arçil Tatunaşvili Neden Öldürüldü?
[რატომ მოკლეს არჩილ ტატუნაშვილი?]
Sınır bölgelerinde eskilere dair yaşananlardan “filanca köyün veya köylerin ortasından sınır geçirildiğine, dayılarının, amcalarının ve tarla-bağ-bahçelerinin sınırın öteki tarafında kaldığına dair” bilgileri duyanlarınız/işitenleriniz olmuştur. Sanmayın ki böyle hadiseler en son yüz küsur yıl önce yaşandı ve bitti. Bu tür acılar günümüzde yaşanmaya devam ediyor; hele ki işin içinde Rusya varsa daha da acımasız, gaddar ve vahşice…
Doğu Gürcistan’da “Şida Kartli” isimli tarihsel etnografik Gürcistan topraklarında “Tskhinvali Alt Bölgesi” [ცხინვალის რეგიონი] adlı yerden ve Arçil Tatunaşvili [არჩილ ტატუნაშვილი] adlı kahraman Gürcü’den söz edeceğim.
Önce birkaç satırla burayla ilgili bilgi vereyim; uzun yazarsam okumayacaksınız ya, o nedenle uygun gördüğüm birkaç satırı size sunacağım. Sağda solda “Güney Osetya” diye duyduğunuz bir yer var ya, Tskhinvali ve çevresi tam olarak burada kastedilen yerdir. Gürcü olanınız/olmayanınız şimdi diyeceksiniz ki orası madem ki “Güney Osetya” size/bize ne kardeşim?! Demesine diyeceksiniz de o iş öyle değil!
Oralar işgal altındaki Gürcistan topraklarıdır. Tarihin her döneminde sahibi, yerlisi, yöneticisi hep Gürcülerdi. Tskhinvali bir Gürcü kentiydi, orada “hiç Oset yaşamaz”, Gürcü ve başka ırklardan insanlar yaşardı.
Tskhinvali [ცხინვალი] ve çevresine Rusya İmparatorluğu’nun Gürcistan’ı işgal döneminde, 19. Yüzyılda Güney Osetya Bölgesi adı verilmiştir.
Çarlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 1918’de bağımsız olan Gürcistan’ın Sovyetler Birliği tarafından 1921’de yeniden işgal edilmesi sonrası Gürcistan içinde suni yapılar oluşturma politikası sürmüştür. Osetler ise bölgeye zamanında Feodal Gürcü beylerinin (Maçabeliler ve diğerleri) yanına Kuzey Kafkasya’dan, Osetya’dan (tabirimi mazur görün) maraba olarak gelmişler, kırsal alanda yaşıyorlar, nüfusun da küçük bir kısmını oluşturuyorlardı. Gürcü aristokratların topraklarında işçilik yapan Osetler’i Gürcistan’a karşı kullanmak isteyen Rusya; sanki yörenin yerlisi ve sahibi onlarmış gibi politika yürüterek Gürcü nüfusuna baskı uygulamakla ve topraklarını birer birer ellerinden almakla kalmamış, bölgeye tarihin hiçbir döneminde olmayan “Güney Osetya Bölgesi” adını ve statüsünü vermiştir. 20. Yüzyılın ikinci yarısında da Ruslar tarafından Osetler’in Kuzey Kafkasya’dan Gürcistan’a göçü teşvik edilmiş, Tskhinvali ve çevresinde sayıları o dönemde çoğaltılmıştır.
Sovyetler Birliği dağılırken, bağımsız olma mücadelesine giren Gürcistan’ı cezalandırmak, kontrol altında tutmak ve Güney Kafkasya’da kalmayı sürdürmek amacıyla başkent Tiflis dâhil tüm ülkede iç savaş çıkarmıştır. Bu dönemde Apkhazeti (Abhazya) ile birlikte suni Güney Osetya Bölgesi de Gürcistan’dan fiili olarak koparılmıştır.
2008 yılı Rusya-Gürcistan savaşının detaylarına bu yazımda girmeyecek, savaşın “Gürcistan topraklarında” gerçekleştiğini söylemekle yetineceğim.
2008 yılına kadar; 5 Oset köyü (Tzinagari, Ğduleti, Dzukata, Orçosani ve Obrovi) hariç Akhalgori ve çevresi, Tskhinvali kenti kuzeyindeki Didi Liakhvi Vadisi [დიდილიახვის ხეობა] köyleri ve Tskhinvali kentinin doğusundaki Patara Liakhvi Vadisi [პატარა ლიახვის ხეობა] köyleri ile Znauri ilçesi köylerinin bir kısmı işgal altında değil, hala Gürcistan kontrolündeydi. Ayrıca Cavi ilçesi kuzeyindeki Mamisoni Geçidi ve çevresi de Gürcistan hükümeti kontrol alanı içindeydi.
2008 savaşında bahsedilen alanlardan ve Akhalgori’den Gürcü devleti kurumları ve o toprakların binlerce yıllık ve esas sahibi Gürcü halkı sürüldü, bu alanlar Rusya işgalinde ve ayrılıkçı Oset güçlerinin kontrolünde kaldı. 2008 yılında Gürcistan yönetimi Tskhinvali Bölgesi’nde (Güney Osetya) 135 yerleşim alanının kontrolünü kaybetti. Bu 135 yerleşim alanının bir kısmı Gürcü ve Oset’lerin birlikte yaşadığı köyler, bir kısmı Gürcü, bir kısmı Oset köyleriydi. Sadece Gürcülerin yaşadığı köyler 2008 yılında yerle bir edilmiştir. Karışık olan köylerden ise Gürcüleri sürdüler.
Bahsedilen yerlerin coğrafi konumunu daha iyi kavramanız için şunu da ifade edeyim ki “Güney Osetya” dedikleri o toprakların yüzölçümü 3.800 km2, işgal hattının Tiflis kentine uzaklığı sadece 30 km, Gori kentine ise 10 km mesafededir. Hatta Gori-Tiflis arasında bir noktada, işgal sınırı Gürcistan’ın en önemli anayoluna burun şeklinde yaklaşmış olup mesafesi sadece 400 metredir! O mesafede duran bir Rus askeri bir gece votkayı fazla kaçırsa, Gori-Tiflis anayoluna çıkabilir. Yani işgalciler ülkenin tam orta yerindedir.
2008 yılındaki savaştan sonra da Ruslar durmamış, işgal sınırlarını köy köy genişletmeyi sürdürmüş olup; köylerinin ortasına tel örgü çekilip sözde devlet sınırını ihlâl ettikleri gerekçesiyle yıllardır genç, yaşlı insanları gözaltına almakta, tutuklamakta, işkence yapmaktadır. O işgal alanlarındaki sözde sınırlarda Güney Osetya flamaları dalgalanmasına rağmen kontrol güçleri Ruslar’dır.
Bu yazıya konu olan 1983 doğumlu Arçil Tatunaşvili 2007 yılında Gürcü Ordusu’na katılmış, Irak’ta görev yapan Gürcü birliği içinde yer alıyordu. 2008 yılındaki Rusya-Gürcistan savaşı başladığında Gürcistan hükümeti Irak’taki birliği geri çağırınca Arçil Tatunaşvili de onlarla birlikte döndü. Arçil döndüğünde savaş artık durmuştu. Bilindiği üzere dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Moskova ve Tiflis arasında mekik dokuması ve diplomasisi sonucu Rus Ordusu’nun Tiflis’e ilerlemesi durmuş, Tiflis Rus işgali tehlikesini bu şekilde atlatmıştı.
Arçil Tatunaşvili ülkesine döner dönmez anne babasını görmeye gitti. Yetişemediği, 5 gün süren o savaşta ülkesinin savunmasında yer alamadığı için üzülüyordu.
Arçil’in memleketi ve doğduğu yer olan Akhalgori’nin Kançiveti [ყანჩივეთი] Köyü 2008 yılında işgal edildi.
Arçil evlenmemişti…
2008 yılındaki savaştan sonra Arçil’in en büyük gayreti işgal altındaki topraklarda kalan nine ve dedesi ile ilgilenmek olmuştu. Sürekli olarak onları merak ediyor, bir şeye ihtiyaçları olup olmadığını bilmek istiyor, sık sık işgal hattını aşıp işgal bölgesindeki ninesini ve dedesini görmeye gizlice gidiyor, onlara yardım ediyordu. Bu yaptığının ne kadar tehlikeli olduğunun da bilincindeydi.
İşgalciler “sınır” dedikleri işgal hattının diğer tarafına kimseyi, özellikle de Gürcü ordusunda askerlik yapmış olanları hiç sokmuyor, sıkı kontrol uyguluyordu.
Arçil, dedesinin ölümünden sonra yalnız kalan ninesini daha sık ziyaret ediyor, onu uzun süre yalnız bırakamıyordu. Ninesi de beri tarafa gelemiyordu!
2018 yılı 20 Şubat günü Arçil, yanında iki kişiyle birlikte yine ninesinin yanına gitmek üzere yola çıkarken son kez babasına dönüp baktığında, babası bunun “oğlunun son bakışları” olduğunu bilmiyordu.
İşgalci-ayrılıkçılar 22 Şubat 2018’de Arçil’i Akhalgori’de ele geçirip Tskhinvali hapishanesine götürdüler. Oset ayrılıkçılar ve onların arkasındaki işgal gücü Ruslar’ın 23 Şubat 2018 tarihinde yaptığı açıklamaya göre “Arçil nefes alma güçlüğünden” ölmüştü! Rus destekli ayrılıkçı Oset tarafı daha sonra çelişkili başka açıklamalar yaptı.
Arçil Tatunaşvili işkence edilerek öldürüldü.
Arçil’den “ülkesinin bayrağını ayaklarının altına alıp çiğnemesini istediler, bunu yaparsa hayatını bağışlayacaklarını” söylediler. Arçil Tatunaşvili bunu şiddetle reddetti! Bunun üzerine ayrılıkçılar Arçil’e işkence etmeyi sürdürdüler ve o gece onu öldürdüler!
23 Şubat sabahı sözde Güney Osetya istihbaratı tarafından yapılan açıklamada “sorgulamada güvenlik güçlerine karşı geldi, silahlarını kaptı, etkisiz hale getirilirken merdivende kafasını çarptı, sonra da hastanede öldü” diye söylendi.
Oysa Arçil onların alçakça teklifini reddettiği için işkence edilerek öldürüldü! Arçil’in vücudundaki işkence izlerini yok etmek amacıyla onun naaşını hemen teslim etmediler… Arçil’in naaşı 20 Mart 2018’de Gürcistan tarafına verildi.
Arçil Gürcistan’da kahraman ilan edilmiş olup naaşı 24 Mart 2018 günü 2008 savaşı şehitlerinin mezarlığına defnedilmiştir.




























