Nina Kopilova Şahin: Gürcü dil ve edebiyat hakkında-2 ( Gürcü Şairler – İlia Çavçavadze )

1837 – 1907
İlia Çavçavadze Gürcü edebiyatı ve siyasal yaşamının 19. yüzyılda en önde gelen adıdır. Gürcü ulusal düşüncesinin mimarı olarak, ülkenin 19. yüzyılın ikinci yarısında Rus boyunduruğundan kurtuluş hareketinde önemli rol oynamıştır. Akaki Tsereteli ile birlikte yeni Gürcü edebiyatının ve yeni edebiyat dilinin yaratıcısıdır.
İlia Çavçavadze sağken Gürcistan’ın “Ulusun Babası” olarak anılmişti. Ortodoks Kilisesi tarafından aziz olarak kabul edilmişti. Manevi, kültürel, sosyal ve politik gelişimde ulus için büyük katkılarda bulunmuş bir kişidir. Onun popülaritesi ve önemi yüzyıllar sonra bile azalmaz tam aksı onun hayatina ve eserlerinin derinine indikçe daha iyi tanima ve anlama firsati buluruz.
İlia Çavçavadze, çağdaş gerçekliği eleştirerek, yurttaşlarının hafızasında ülkesinin tarihinin en güzel sayfalarını canlandırır. Halkı özgürlük savaşında, daha iyi bir geleceğe kavuşma mücadelesinde coşturabilecek unsurları yüceltir, yürekli insanlar yetiştirilmesi için kullanır kalemini.
“Gürcü Halkının Eğitim ve Öğretiminin Yaygınlaştırılması Derneği”nin başkanlığını yapar. 1879’da Gürcü ulusal tiyatrosunun yeniden faaliyete geçme olasılığı ortaya çıkınca Gürcistan Tiyatro Sanatı Derneği’nin başkanı seçilir. Tiyatronun yönetimini üstlenir ve gelişmesi için kaynaklar sağlar.
1877’den başlayarak, İveria dergisini, daha sonra da aynı adla bir gazete çıkarır. 1906’da Duma (Devlet Konseyi) üyesi seçilince, bir süre Petersburg’da yaşar. Duma’da, “akademik” gruba katılır ve görevinin “tüm Gürcistan’ın ve Gürcülerin çıkarlarının savunuculuğu” olduğunu duyurur.
Çavçavadze’nin yapıtları Gürcüstan’ın toplumsal gelişmesinin çok önemli bir dönemini oluşturur ve karmaşık olgusuyla dikkati çeker. Bir geçiş dönemi yazarıdır, etkinlikleri ülkenin kölelikten kapitalizme geçtiği iki dönem arasında sınır oluşturur. Yapıtlarında, dönemi için çok büyük önem taşıyan toplumsal sorunları sergilemiş ve bu sorunlara çözüm getirebilmek için yaratıcı ideolojisinin silahıyla büyük bir mücadele vermiştir.
Yazar tüm edebi yaşamı boyunca sanatın özünü tanımlamak, sanatın ülkenin toplumsal ve siyasal yaşamındaki yerini göstermek, okuru etkileyebilecek nitelikteki sanatsal yapıtın özelliklerini belirlemek sorunlarıyla ilgilenmiştir. Yaşamı boyunca edebiyat ve estetik sorunlarıyla ilgilenmekten hiç vazgeçmemiştir. Hiç bir Gürcü yazar edebiyat sorunlarına onun kadar ilgi göstermemiş, sanatsal anlatımın, ülkenin toplumsal yaşamının gelişmesi için ne kadar önemli olduğunu onun kadar etkili biçimde sergilememiştir.
Çavçavadze, sanatsal edebiyatın gerçekliğin tanınmasının biçimlerinden biri olduğunu kabul ediyordu. Bu nedenle, edebiyat ve sanatın yaşamla ilişkisi sorununda, sanatın ve şiirin pratik yaşama bağlı olarak yaratılması tezini savunuyor, şiirin gerçekliğin ve yaşamın cisimleşmesi olduğunu söylüyordu. Ona göre sanat yaşamın bir parçasıdır, insanın yaratıcı etkinliğinin özelliklerinden birini oluşturur.
Yaşamla sıkı bağlar kurmayı, yaşamı incelemeyi, sanatsal yaratım sürecinin temeli gibi görüyor ve şöyle söylüyordu:
“Sürekli yaşamı inceleyen bilimin ve sanatın amacı, yaşamdaki değişiklikleri bilinçli bir şekilde yorumlamak ve yaşamın çiçeklerini toplamak, bu çiçeklerin ne olduklarını öğrenmektir; farklı yolları benimseyen bilim ve sanatın amaçları aynıdır; her oluşumu gelişmesi içinde anlamak ve açıklamak ve onu titiz bir biçimde geliştirilmiş bir sistemin içine oturtmak.”
Yazarın yazılarının ana konusu Gürcüstan’ın kaderidir. Vatanına duyduğu coşku dolu sevgiyi dile getirdiği en önemli yapıtları, ülkesinin yeniden doğuşuna, “ilkbahar”ın gelişine, adanmıştır. “Ah vatanım, sana âşık olduğumu anladıktan sonra uykum bölük pörçük, mutluluğum gölgelidir.” yazar.
Çavçavadze yapıtlarında büyük bir sanatsal yetenek sergilemiştir. Gürcü edebiyatında, patetik heyecanların, aforizmaların dile getirilmesinde güçlü bir üslubun başlatıcısı olmuştur. Düzyazısı çok zengindir ve Gürcü düzyazısının yeni bir özelliğini yansıtan karmaşık özellikler taşır. Çavçavadze Gürcü dilinin çok farklı sözdizimsel biçimlere uygun olduğun göstermiştir.
“Dil halkın aklının ve yüreğinin ifadesidir” der Çavçavadze. Bu nedenle dil, cümle, sözcüklerin ve dilbilgisel biçimlerin seçimine çok büyük özen göstermiştir. Her sözcüğü, her cümleyi büyük bir titizlikle elden geçirmiştir. Yazarın dilinin inceliği, gücü, özlülüğü ve yapıtlarının gerçek popüler özelliği buradan kaynaklanmaktadır.
İlia Çavçavadze’nin sanatı dönemin ihtiyaçlarına cevap verdiği için Gürcü tarihi ve edebiyatında ve ulusal düşüncenin gelişmesinde büyük bir rol oynamıştır. Aynı zamanda da halkın tüm ulusal ve toplumsal umutlarının sözcüsü olmuştur.
Hükümet onu Çarcı sömürgeleştirme siyaseti karşısında ciddi bir engel olarak görür. Bu arada çok sayıda yapıtı yasaklanır. Edebi ve siyasal-toplumsal çalışmaları nedeniyle Rus otokrasisi tarafından istenmeyen adam ilan edilir. 12 Eylül 1907’de bir suikast sonucunda öldürülür. Tiflis’te Mtatsminda’daki anıtmezarlığa gömülür.
ONGUN ULUS
Yeryüzünde bizim kadar
Ongun ulus nerede var?
Yükü ağır
Semeri şık
Gösterişli göz alıcı
Uysal huylu / Hayal meyal
Eyvallahçı boynu bükük
Dışı sakin
İçi sinsi
Uyaroğlu hem kuralcı
Katır gibi
Hep inatçı
Hep koşulmuş hep kuvvetli
Yeryüzünde bizim kadar
Ongun ulus nerede var?
Hepsi zengin
Sesi çıkmaz
Sığ yürekli merhametli
Başı bağlı
Gözü bağlı
Sözlerine gem vurulmuş
Sahte tavır
Hepsi sağır
Akıllı ve hoş görülü
Büyük küçük
Cin fikirli
Suçu sabit iblis gibi
Yeryüzünde bizim kadar
Ongun ulus nerede var?
Hep itilmiş
Başı eğik
Hayırsız ve hatır bilmez
Baştankara
Yoldan çıkmış
Acımasız ve geçimsiz
Düşman bilmez
Dost tanımaz
Ele sinmiş evde yiğit
Bilgisi sığ
Geliri kıt
Açlığını umursamaz
Yeryüzünde bizim kadar
Ongun ulus nerede var?
1871
İlia Çavçavadze
Türkçesi: Hüseyin Uygun
Devam edecek:
Editörün Notu: Şair,Yazar, Çevirmen Nina Kopilova Şahin 21.06.1990 Gürcistan doğumlu, İzmir’de yaşamını sürdürmektedir. Evli ve iki çocuk annesidir. Edebiyata karşı tutku ve merakı küçük yaşlarda başlayan yazarımız 20 yaşına kadar Eğitmini Gürcistan’da tamamladı. Gürcistan’da yayımlanan aylık ‘Saba’ dergisinde düzenli olarak deneme yazıları ve şiirleri yayımlandı. Türkçe dilinden Gürcüce diline Gürcüceden Türkçeye çevirmiş olduğu şiirler, hikayeler ve kendi deneme yazıları ‘Güncel Sanat’ dergisinde, ‘Mortaka’ dergisinde ‘E- gazete ‘de ve ‘Journo’ Gazetesinde yayımlanmıştır.
Nina Kopilova Şahin‘nin ”Gürcü dil ve edebiyat hakkında” başlıklı çalışmasının ilk bölümünde , bu çalışmanın 2 bölüm olarak yayınlanacağı açıklanmış olsa da, çalışmanın kapsamı yeniden değerlendirilmiş, internet sitesi okur ilgisi dikkate alınarak, bölüm sayısı için sınırlamanın kaldırılası sonucuna varılmıştır!



























