ARDANUÇ (Gürcüce: არტანუჯი; translit.: “art’anuci”), Klarceti bölgesinin yerleşmelerinden biridir. Çoruh Nehri’nin bir kolu olan Ardanuç Çayı’nın kıyısında, yer alır. Ortaçağda Gürcü hanedanı Bagrationilerin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Bugün Ardanuç kasabası, Artvin iline bağlı aynı adlı ilçenin merkezidir. Yerleşmenin eski adı Artanuci’dir. Osmanlı kayıtlarında Ardanuc olarak geçer. Sonradan Ardanuç biçimini almıştır.
ETİMOLOJİ
Türkçedeki Ardanuç adı Gürcüce Artanuci’den (არტანუჯი) gelir. Osmanlılar 16. yüzyılda bu yerleşmeyi fethedince, adını da Gürcüceden almıştır. Bundan dolayı 17. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında yerleşmenin adı Ardanuç değil Ardanuc olarak yazılmıştır.[1] Ne var ki Artanuci adının nereden geldiği bilinmemektedir. Yunan matematikçi ve coğrafyacı Ptolemaios’un İS. 2. yüzyılda İberia Krallığı kenti olarak sözünü ettiği Artanissa’nın Ardanuç olduğu sanılır.[2]Ancak Ptolemaios Gürcüce adı Yunancaya uydurup yazmış olabilir. Osmanlıca Ardanuc adı Osmanlıların son döneminde ya da Cumhuriyet döneminin başlarında Ardanuç’a dönüşmüş olabilir.[3]
TARİHÇE
Çoruh Nehri’nin bir kolu olan Ardanuç Çayı kıyısında yer alan Ardanuç, İsa’dan önce de bir yerleşim yeriydi. Temel olarak tarihsel Gürcistan toprakları üzerinde kurulmuş olan Kolheti ve İberia krallıklarının sınırları içinde yer alıyordu.[4]Bununla birlikte, klasik kronolojiyle bölge tarihini aktaran kaynaklara göre, bulunduğu yer itibarıyla Ardanuç İÖ 9. yüzyıldan itibaren Urartu sınırları içindeyken, İÖ 7. yüzyılda Kimmerler ve İskitler tarafından yağmalandı.[5]

Yakın zamanlarda siyasal ve demografik kaygılarla kaleme alınmış kitap ve makalelerde, Kimmer ve İskitlerin Türk olduğu, o dönemde Tao-Klarceti’ye yerleştikleri ve günümüzde bu bölgenin nüfusunun atalarının “Kimmer Türkü” ya da “İskit Türkü” olduğu ileri sürülmüştür. Bir başka yaklaşım ise 13. yüzyılda bu bölgeye Kıpçakların yerleşmiş olduğu ve Ardanuç’un da içinde yer aldığı bölgenin “Kıpçak Türkü” nüfusuyla meskun olduğu iddia edilmektedir.[6] Ne var ki benzer savlara eski yazılı kaynaklarda rastlanmamaktadır. Aksine eski kaynaklar Ardanuç’ta asıl olarak Gürcülerin ve Ermenilerin meskûn olduğunu göstermektedir. Örneğin Muvahhid Zeki 1927’de Ardanuç’un iki mahallesi (Müslüman ve Ermeni) olduğunu, ama Ermenilerin artık kasabada yaşamadığını yazmıştır.[7]
Antik çağ yazılı kaynaklarda Ardanuç adına rastlanmaz. Ancak Yunan matematikçi ve coğrafyacı Klaudios Ptolemaios’un İS. 2. yüzyılda İberia Krallığı kenti olarak sözünü ettiği Artanissa’nın Ardanuç olduğu sanılır.[8] Daha geç dönemde birkaç Gürcüce kaynakta, bugünkü Ardanuç’a kaynaklık eden Artanuci adına rastlanır. Kartlis Tshovreba’nın yazarlarından biri olan tarihçi Cuanşeri Ardanuç’tan “Klarceti’nin ortasında yer alan köy” olarak söz etmiştir.[9]

Ardanuç’un da içinde yer aldığı Klarceti bölgesinin en eski merkezi Tuharisi’ydi. 5. yüzyılın sonlarında Klarceti prensleri (eristavi) ikametgâhını Tuharisi’den Ardanuç’a taşıdı. Gürcü tarihçi Cuanşeri’ye göre Gürcü kralı Vahtang Gorgasali Ardanuç’u gördü, burayı beğenip merkez olarak seçti ve süt kardeşi Artavazi’yi buranın prensi olarak atadı. Ondan burada bir kale inşa etmesini istedi.[10] Ancak bazı kaynaklarda zaten var olan kalenin Vahtang Gorgasali tarafından ihya edildiği belirtilir.
Ardanuç Kalesi 8. yüzyılda terk edilmiş olmalı ki Gürcü kralı I. Aşot 810’larda yeniden ayağa kaldırdı. Bazı kaynaklara göre Ardanuç Kalesi Emevi halifesi II. Mervan tarafından (688-750) kuşatılmış ve tahrip edilmişti. Bundan dolayı I. Aşot hem kaleyi hem de kenti yeniden kurmuştur. Bu tarihten sonra Ardanuç Aşot’un vârislerinin merkezi haline geldi ve şehir konumu sayesinde hızla gelişip önemli ticaret merkezlerinden biri haline geldi.

Ardanuç, 9. yüzyılın sonunda I. Aşot’un büyük kardeşi Adarnase’nin vârislerine geçti ve ailenin üyeleri “Ardanuçlu” olarak anılmaya başladı. Bu unvanı alan il kişi de Sumbat Mampali (ö. 889) oldu. Sumbat’tan sonra Ardanuç’u Bagrat Mampali (889-909) ve Bagrat Mampali’nin oğlu Gurgen (909-923) idare ettiler. Gurgen’in oğlu olmadığı için Ardanuç kardeşi Aşot’a geçti, ama Aşot’un damadı Gurgen kentin ortak yöneticisi oldu. Damadından korkusuna Aşot Ardanuç’u Bizans imparatoruna verdi ve Bizans askerleri kaleye yerleşti. Bu olay Bagrationilerin tepkisine yol açınca Bizans imparatoru kenti Aşot’a iade etti. Fakat kısa süre sonra damadı Gurgen kaleyi ele geçirdi. 941’de Gurgen ölünce, kale Aşot’un kızı olan karısına kaldı. Fakat Bagrationiler kalenin kadına geçmesini kabul edilemez bulup Ardanuç’u Aşot’un kuzeni prensler prensi Sumbat’a (ö. 998) verdiler. 1010 yılında Gürcistan kralı III. Bagrat kaleyi vârislerinden tamamen alıp kendi egemenliğine kattı.[11] Bu tarihten sonra Ardanuç siyasi açıdan önemini kaybetti, ama önemli kentlerden biri olma özelliğini korudu. Kurucu Davit’in vakanüvisin anlatımına göre, 1080 yılında, Gürcü kralı II. Giorgi’yi mağlup eden Büyük Selçuklular kenti ele geçirip yaktılar. 13. yüzyıldan sonra Gürcü Samtshe atabeglerinin yönetiminde olan Ardanuç’u Erzurum beylerbeyi İskender Paşa 1551’de II. Kaihosro’nun elinden aldı. Böylece kale ve şehir Osmanlı yönetimine geçmiş oldu. İskender Paşa, büyük bir olasılıkla eski bir kiliseyi yıktırmış ve bu kilisenin taşlarını da kullanarak 1553’te hizmete giren İskender Paşa Camisi’ni inşa ettirmiştir. Gürcüce yazıtı olan kiliseye ait taş bugün de caminin duvarındadır.
Osmanlılar Tao-Klarceti bölgesini tamamen ele geçirince bu topraklarda Çıldır Eyaleti’ni kurdular. Ardanuç bu eyaletin livalarından biri haline geldi.[12] Bu sırada Ardanuç’un nüfusu büyük bölümü Gürcülerden oluşuyordu. 17-18. yüzyıllarda Gürcülerin çoğunluğu Müslüman oldu. Küçük bir kısmı da Katolikliğe geçti. Bu arada Ardanuç’a Katolik Ermeniler yerleştirildi. 19. yüzyılın ortalarında Katolikler kent nüfusunun çoğunluğunu oluşturuyordu.[13]

Uzun süre Osmanlı yönetiminde kalan Ardanuç, Osmanlıların 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda yenilmesinin ardından Rusya İmparatorluğu’na katıldı. 1910 Rus kayıtlarına göre Ardanuç, Artvin ilinin (okrug) Ardanuç ilçesinde (uçastka) bir köydü. Nüfusun çoğunluğu Ermenilerden oluşuyordu.[14] Birinci Dünya Savaşı sonlarına doğru Rus ordusunun bölgeden çekilmesinin ardından Ardanuç, 1918-1921 arasında bağımsız olan Gürcistan sınırları içinde yer aldı. 1921’de Kızıl Ordu’nun Gürcistan’ı işgali sırasında Ankara Hükümeti’nin Gürcistan hükümetine 23 Şubat 1921’de verdiği nota doğrultusunda Gürcü birlikleri bölgeden çekildi. Türk birlikleri genel bir harekâtla Tao-Klarceti bölgesinin büyük kısmını (Artvin ve Ardahan) ile Batum’u işgal etti.[15] Ancak Türk birlikleri Giorgi Mazniaşvili komutasındaki Gürcü ordusu tarafından Batum’dan çıkarıldı ve sadece, Ardanuç’un da içinde yer aldığı Artvin ve Ardahan bölgeleri Türkiye sınırları içinde kaldı.
KENTİN YERLEŞİMİ
Bugünkü Ardanuç kasabası eski yerinde değildir. Eski yerleşme (Eski Ardanuç) ile yeni yerleşme (Yeni Ardanuç) arasında biraz mesafe vardır. 20. Yüzyılda kasabanın yeri değiştirildi ve yerleşme Ardanuç Çayı’nın düz bir alan olan sağ kıyısına taşındı. Eski yerleşme ise akarsuyun sol kıyısındadır ve bugün de Adakale olarak anılmaktadır. Yüksekçe bir yerde kayalık bir düzlükte yer alan Adakale, Gürcüce Artanuci olarak adlandırdığı tarihi yerleşmedir. Bu kayalık alanın tepesinde de Ardanuç Kalesi yer alır.

TARİHSEL YAPILAR
Ardanuç kasabası ile çevresinde (ilçe sınırları içinde), özellikle erken ortaçağda çok sayıda kilise ve kale inşa edilmişti. Bu tarihsel yapıların çoğunu Gürcü kraliyet ailesi Bagrationilerdir. Ardanuç kasabasında bir kale ile dört kilisenin varlığı bilinmektedir. 9-10. yüzyılda, eski yerleşme olan Artanuci kasabasını bir ucunda, kayalık bir tepede inşa edilmiş kilise, kubbeli ve haç planlı bir yapıydı. Bu kiliseden günümüze sadece yıkıntıları kalmıştır. Kasabada 9. yüzyılda inşa edilmiş ve günümüze sadece yıkıntıları ulaşmış olan bir başka kilise, tek nefli bir yapıydı. Daha geç dönemde, 11. yüzyılda yapılmış olan üçüncü bir kilisenin varlığı bilinmektedir. Bu kilise, Ardanuç Kalesi’ni fetheden İskender Paşa tarafından yıktırılmış olmalıdır. Yerine inşa edilmiş olan caminin (İskender Paşa Camisi) duvarlarında kilisenin taşları kullanılmış ve bu taşlardan birinde bulunan Gürcüce yazıt günümüze ulaşmıştır. Eski kentin merkezindeki mahallede bulunan dördüncü kiliseden de geriye bir şey kalmamıştır.[16]

Ardanuç’ta görkemli bir konuma sahip olan Ardanuç Kalesi büyükçe bir kaledir. Klarceti bölgesinin tarihsel merkezi olan kale, bugünkü kentin güneybatısında, kayalık bir yamacın tepesinde yer alır. Burası birkaç vadinin birleştiği yer olduğu için bölgenin yolları da buradan geçiyor ve kale bu yolları kontrol ediyordu. Yazılı kaynaklara göre Ardanuç Kalesi Gürcü kralı Vahtang Gorgasali döneminde, 5. yüzyılda inşa edilmiştir. Ancak kalenin stratejik konumuna bakarak burada daha eski çağlarda da bir kalenin olabileceği görüşü yaygındır.[17]
Ardanuç kasabasının dışında, bugünkü ilçe sınırları içinde pek çok kilise ve kale bulunmaktadır. Bunların bazısı sağlam ya da yıkıntı halinde günümüze ulaşmış, bazısı ise tamamen ortadan kalmıştır. Bu kilise, manastır ve kalelerin başında Çedila’daki (Bağlıca) Baretelta Manastırı, Çedila’da bir ana kilise, üç küçük kiliseden oluşan Tskarostavi Manastırı, Longothevi’ndeki (Bulanık) kilise ve başka yapılardan oluşan Longothevi Manstırı ile Longothevi Kalesi, Anakerti’deki (Cevizli) köy kilisesi, Ança’da (İncilli) piskoposluk merkezi olan kilise, köy kiliseleri ve kaleler, Ahiza’daki (Ferhatlı) Ahiza Kalesi ve köy kiliseleri, Goraşeti’de (Kutlu) köy kiliseleri, Klarceti’deki (Bereket) köy kiliseleri ve kale, Suagara’daki (Soğanlı) köy kiliseleri, Tanzoti’deki (Aydın) köy kiliseleri ve kale, Bice’dei (Tütünlü) kale, Goleşeni’deki (Güleş) kale, Gulice’deki (Ballı) kaleler, Ustameli’deki (Ustalar) kale, Kaptahori (Peynirli) Kalesi, Heva (Geçitli) Kalesi, Hertvisi (Konaklı) Kalesi, Culo (Soğanlı) kaleleri gelir.
“Tao-Klardjet’deki Ardanuç ya da Adakale kaynaklarda izleyebildiğimiz en erken tarihli beylik ya da prenslik yerleşim yeridir. Yaklaşık iki bin metre yükseklikte, bir kayanın tepesinde kurulmuş olan kalenin kuzeybatısındaki bir düzlükte, Eski Ardanuç kasabasının bulunduğu yerde I. Aşot’un başkenti yer almış olmalıdır. Yeni Ardanuç ise Ardanuç Suyu’nun doğu kıyısında, yaklaşık üç kilometre daha kuzeydoğudadır. Büyük Aşot’un 809–819 yılları arasında bir tarihte Tiflis’ten ayrılarak Ardanuç’a geldiği, Arap akınları sırasında yıkılmış olan eski Ardanuç Kalesi’ni onartıp büyüttüğü, kalenin içine, kendi mezarının da yer alacağı, Azizler Petrus ve Paulus’a adanan bir de kilise yaptırttığı kalenin dışında da yönetiminin başkenti yapacağı yeni bir kent kurduğu bilinir.
Son yıllara kadar savunma yapısı işlevini sürdüren ve çeşitli dönemlerde onarımlar geçiren Ardanuç Kalesi arada-sırada askerlerin talim yeri olarak kullanılmıştır. Belki de bir kayanın tepesinde yer aldığı ve korunaklı bir konumda olduğu için, kule ya da burçlara gerek görülmemiş, iç kale sadece surduvarları ile çevrelenmiştir ama I. Aşot’un kurduğu kentin çevresinin surlarla kuşatılmış olduğu bilinir. Kaleye ancak kuzeydoğusundaki patikadan, önüne bir duvar örülerek korunmuş dar bir açıklıktan geçilir. Aşot’un yaptırttığı Azizler Petrus Paulus Kilisesi günümüze duvarlarının büyük bir bölümü ve örtü sistemi yıkık olarak gelebilmiştir. Kilise, eski araştırmalardan da yararlanılarak ufak boyutlu, iki apsisli olarak tanımlanır.” Gürcü Sanatının Ortaçağı (Mine Kadiroğlu-Bülent İşler), 2010, Ankara, s. 19-21.
Kaynakça:
1. ^ Defter-i Caba-i Eyalet-i Çıldır 1694-1732(Gürcüce ve Osmanlıca), (Yayıma hazırlayan) Tsisana Abuladze, Tiflis 1979, s. 326 ve diğer sayfalar.
2. ^ Taner Artvinli, Artvin Yer Adları Sözlüğü, 2013, s. 58.
3. ^ Muvahhid Zeki, Artvin Vilayeti Hakkında Malumatı Umumiye (Osmanlıca), 1927, s. 4 ve diğer sayfalar. Erişim tarihi: 22 Eylül 2019.
4. ^ İ. Cavahişvili-N. Berdzenişvili-S. Canaşia, Gürcistan Tarihi – Eski Çağlardan XIX. Yüzyılın Başlarına Kadar, Tiflis, 1943, s. 45-48.
5. ^ Özhan Öztürk, Karadeniz-Ansiklopedik Sözlük, 2005, 1. Cilt, s. 93.
6. ^ İbrahim Tellioğlu, “Karadeniz Kıpçakları” (PDF). Erişim tarihi: 22 Eylül 2019.
7. ^ Muvahhid Zeki, Artvin Vilayeti Hakkında Malumatı Umumiye, 2010, s. 147.
8. ^ Taner Artvinli, Artvin Yer Adları Sözlüğü, 2013, s. 58.
9. ^ Roland Topçişvili- İnga Ğutidze, XIX. Yüzyıl ve XX. Yüzyıl Başlarındaki Rus Belgelerinde Şavşeti ve Klarceti Yer Adları(Gürcüce-Türkçe-İngilizce), 2019, Tiflis, s. 26.
10. ^ Kartlis Tshovreba (Gürcüce). Erişim tarihi: 22 Eylül 2019.
11. ^ “Artanuci” (Gürcüce). Erişim tarihi: 22 Eylül 2019.
12. ^ Defter-i Caba-i Eyalet-i Çıldır 1694-1732 (Gürcüce ve Osmanlıca), (Yayıma hazırlayan) Tsisana Abuladze, Tiflis 1979, s. 100 ve diğer sayfalar.
13. ^ “Artanuci” (Gürcüce). Erişim tarihi: 22 Eylül 2019.
14. ^ Roland Topçişvili- İnga Ğutidze, XIX. Yüzyıl ve XX. Yüzyıl Başlarındaki Rus Belgelerinde Şavşeti ve Klarceti Yer Adları, 2019, Tiflis, s. 31.
15. ^ Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, İstanbul, 1934, 2. cilt, s. 41.
16. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu (Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, 2018, Tiflis, s. 129-130.
17. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu (Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, 2018, Tiflis, s. 290-291.
Not: Bu yazı ႧႤႧႰႨ ႾႠႰႨ tarafından Vikipedi için kaleme alınmıştır (23 Eylül 2019)
.https://taoklarceti.home.blog/































