YAŞANMAMIŞ DUYGULARIN ŞİİRİ YAZILIR MI?
Veysel Çolak Şöyle demişti Paul Celan: “Varlığımla ilişkisi olmayan tek dize asla yazmadım.” Bunu söylerken elbette kendi şiir anlayışını ortaya koymuş, şiirlerinin içeriğinde kendi yaşamışlıklarının belirleyici olduğuna vurgu yapmıştı. Daha önemlisi, yaşamadığı duyguların dışında şiirler yazmadığını söylemişti. Bu tutumla bireyciliğe düşmeden bireyselliğin şiirlerini yazmıştı. Anlattığı birey kendisiydi ama bu bireyde insanın bütün halleri vardı.
Önemsiyorum bu tutumu. Ben de yaşanmamış duyguların şiiri yazılamaz diye düşünüyorum. Bana kalırsa böyledir kesinlikle; ama yaşanmamış duyguların sözde yansıtıldığı şiirler yazılıyor durmadan. Duygusal bir derinlik, duygusal bir fırtına yok hiçbirinde. Yapma duygular, yapma çiçekler gibi. Böyle deyince bir şey söylemeyen, teknik hünerin gösterisi olan şiirler geldi aklıma. En azından bu şiirler şairlerinin teknik becerisini gösteriyor. Yani bu şairlerin kendilerine özgü bir yaşamışlığı yansıyor o şiirlerde. Bu, önemli sayılabilir bir yere kadar.
Neyse. Yaşanmamışsa yapaydır duygular. Yapay duygularla yazılan şiirlerin bazıları teknik bakımdan güçlü olabilir ama ölüdür hepsi.



























