BOŞ YAPMAYIN!
Herkesin söylediğini söylemek kolaydır.
Herkesin gittiği yoldan gitmek kolaydır.
O zaman sen de herkesten birisin ve senin farklı bir özelliğin yoktur demektir.
Aynı çevrelerde takılmak, aynı alışkanlıklar, aynı okumamalar yazmamalar gözlemlememeler seni bir süre sonra aynılaştırır, zihnini eritir, omurganı ağır ağır ezer, ama sen gene de dik durduğunu sanır, böbürlenirsin.
Yeni bir sözün, bakışın, açıklaman, yorumun yok. Devletin, sistemin, tarihin, resmi ideolojinin sana dayatarak ezberlettiklerini kopyala yapıştırla devam ettirerek muhalif olduğunu sanıyorsun.
Hiçbir yerde yoksun, sana ait tek bir cümlen yok, geride bırakabileceğin hiçbir eserin yok; ama yaşamını yeni bir fikir bulabilmek için adayanları küçümsüyorsun, hatta kafana göre sistemin adamı olarak değerlendiriyorsun.
Benim taptığım kimse yok, hiç kimse benim irademi temsil etmiyor, taptıklarınızı da taptığınız tarihi de reddediyorum.
Ben ki daha on beş yaşımda yaratıcınızı reddetmişim, diğer putlarınız vız gelir tırıs gider.
Biraz okuyun, kendinizi yenileyin.
Sözcü ile Yılmaz Özdil’le Halk tv ile vs.çıkmayın karşıma.
Seviyeniz çok düşük. Aslında sisteme derinden bağlı ve teslim olmuşsunuz. Ama bunu fark edebilecek kapasiteniz yok.
Aslında acınacak durumdasınız.
Ama almışsınız elinize bir Atatürk her yere sokmaya çalışıyorsunuz.
Atatürkçüysen haklısın, doğrusun, hatasızsın, güçlüsün, en iyisini sen biliyorsun, en büyük sensin. Geri kalan cahil, vatan haini, liboş, satılmış…
Tayyip Erdoğan’ı da taraftarları böyle değerlendiriyor.
Muhammed taraftarları da onu böyle değerlendiriyor.
Ama onlar koyun, makarnacı, cahil.
Sen nesin?
Atatürkçü olman seni neden üstün doğru ve haklı kılsın. Bu hakkı nereden alıyorsun?
Bana göre de sen koyunsun, cahil ve makarnacısın!
O zaman nasıl çıkılacak bu işin içinden?
Düşünülmesi gereken bu değil mi?





























