Gürcistan’da yapay Apsuva mirası üretme çabaları
Bu başlığa “Apsuva ayrılıkçıların Gürcü tarihi mirasını iç etme çabaları” şeklinde de atabiliriz.
Peki, Apsuva ayrılıkçılar Gürcü toprakları üzerinde ne gibi bir miras iddiasında bulunuyorlar?
Ülkenin batı kesimindeki tarihi ve etnografik bölgelerinden biri olan ve Gürcü dilinde Apkhazeti [აფხაზეთი] şeklinde ifade edilen toprakların adı ve bu terimden adını alan bölge halkı olan yine Gürcülerin Apkhazi [აფხაზი] dediği halk konunun özünü teşkil ediyor. Apkhazeti terimi Türkçeye Abhazya şeklinde yerleşmiştir. Apkhazeti ve Apkhazi halkı hakkında kısa bilgi verdikten sonra Apsuvaların neyi nasıl istismar ettiğini ve tarihi çarpıtma gayretlerini daha iyi anlayabiliriz.
Apkhazeti tarihsel bir bölge adı olup bu coğrafi ad 7. Yüzyıldan sonra öne çıkmakta ve Gürcü kaynaklarında aktif olarak kullanılmaktadır. Gürcü tarih yazımında Apkhazeti bölgesinde yaşayan halka Apkhazi denirdi ve halen öyledir. Apkhazeti’nin beylik, 8-10. Yüzyıllarda krallık ve sonra yine beylik dönemleri oldu, toprakları da ona göre genişleyip daralıyordu. Tarihi Kolkheti’nin devamı olan Egrisi Krallığı’nın (Diğer adı Lazika Krallığı) parçasıydı. Tüm Batı Gürcistan gibi Svaneti’de bu dönemde Eğrisi Krallığı’nın parçasıydı. 6. Yüzyılda Gürcistan’daki iki devlet; hem Egrisi (Lazika) hem de İberia (Kartli) zayıfladı. Egrisi’de Bizans etkisi arttı. Egrisi halkı ağırlıklı olarak Megrellerden oluşuyordu. Apşiller, Abazgiler, Sanigler, Misimieliler, Leçkhumililer, Svaniler de bu krallık içindeydi. Diğerlerinin Kartveli (Türkiye’deki tabirle Gürcü) halkı olduğu üzerinde ittifak varken Apşiller ve Abazgiler tartışmalıdır. Bir kesim bunları da Gürcü dünyası içinde sayarken Apsuvalar kendi ataları olduğunu iddia ediyor, fakat bunların Apsuvaların atası olduğuna dair kanıt olmadığı ifade ediliyor. Bugünkü Apkhazeti’nin merkezi kabul edilen Sokhumi kentinin orijinal formu Tskhumi’nin [ცხუმი] Svanca açıklanabiliyor oluşu da anlamlıdır.
Apşillerden 1. Yüzyılda Gaius Plinius Caecilius Secundus bahsediyor ve Sebastopolis (Sokhumi) yakınlarında olduklarını söylüyor. 2. Yüzyıldan itibaren Apşillerin kendi beyleri vardı ve bu yönetici Romalılar tarafından atanırdı. Apşillerin etnik kökeni hakkında hiçbir bilgi yoktur. Bazıları Apsuvaların ataları olduğunu, bazılarıysa Gürcü olduklarını iddia etmektedir. 4. Yüzyılda Lazika Krallığı’na dahil oldular. 7. Yüzyılda Abazgilerle birleştiler, bir kısmı Gürcü halkı arasına karıştı. 8. Yüzyıldan sonra onlardan bahsedilmiyor.
Abazgiler Apşillerin kuzeyinde, bugünkü Gudauta yakınlarında yaşıyorlardı. Yine 1. Yüzyıl yazarı Gaius Plinius Caecilius Secundus tarafından anılmışlardır. Abazgia adlı ve Roma İmparatorluğu’na bağlı küçük beylikleri vardı. Abazgilerin etnik kimliği hakkında hiçbir bilgi yoktur. Abazgi terimi Gürcüce Apkhazi teriminin Yunanlılar tarafından algılanış ve söyleniş şeklidir yani Gürcüce Apkhazi’den gelir.
Sanigler olarak Gaius Plinius Caecilius Secundus’un bahsettiği ve Abazgilerin kuzeyinde yaşayan topluluğun da Zani (Megrel-Laz) veya Svani olduğu hakkında görüşler yaygındır.
Tüm bu eski Batı Gürcistanlı yani Kolkhetili gruplar, yukarıda söylediğimiz gibi 4. Yüzyıldan sonra Roma’yla birlikte Egrisi yani Lazika Krallığı’na da bağlılık gösteriyordu. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi Apkhazi terimini Yunanlılar Abazgi şeklinde ifade etmiştir.
Apkhazeti terimi 7. Yüzyıldan sonra Gürcü tarih yazımında aktif olarak kullanılır. Apkhazi de bölgede yaşayan halkı ifade eder. Egrisi yani Samegrelo’nun parçası olan bu topraklarda yaşayanları ifade ederdi. Apkhazeti’de yaşayanlar ayrı bir halk değil, ağırlıkllı Samegrelo halkıyla aynı Megreli halkıydı ve Apkhazi Apkhazeti’de yaşayan Megreli Svani ve diğer halkı ifade ederdi.
Apkhazeti’deki beyliği içine alan Egrisi (Lazika) Krallığı Hıristiyan bir krallıktı ve halkı kendi dilinde değil, Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) baskısı ve Yunan kilisesinin etkisiyle Yunanca ibadet ederdi.
6-8. Yüzyıllar 5. Yüzyılda zayıflamış Egrisi (Lazika) Krallığı’nın çöküş dönemidir. Bu dönemde eski Egrisi hanedanları değil, Kartli (İberia) soyluları tatafından yönetilir. İran, Bizans ve akabindeki Arap saldırıları nedeniyle Kartli ve Egrisi zor durumdaydı. Egrisi’nin son yöneticisi hayatını kaybedince Kartli prensi ağabeyi, yeğeni Egrisi prensesini Apkhazeti beyi Leoni-I’le evlendirip Egrisi tahtını ona teslim etti ve aynı zamanda Kartli tahtına da varis yaptı (Kartli yöneticisinin de oğlu yoktu ve dolayısıyla en iyi seçenek olarak Abhaz prensini görüyordu). Yeni hanedanla birlikte Egrisi Krallığı’nın adı değişti, Apkhazta Samepo ve Egris-Apkhazta Samepo (Abhaz Krallığı veya Egrisi-Abhaz Krallığı) adını aldı. Ülkenin başına Abhaz (Apkhazi) prenslerinin bile isteye getirilmesinin nedeni, Apkhazeti’nin Gürcistan olması, Apkhazilerin de Gürcistan halkının ayrılmaz parçası olmasından kaynaklanmaktadır.
8.Yüzyılda Bizans sarayında yaşanan karışıklıktan yararlanarak ülkeyi vasal olmaktan kurtarıp bağımsız olan Abhaz Krallığı yöneticilerinin ilk işi başkenti Kutaisi yapmak ve tüm Batı Gürcistan’da Gürcü kurumsal yapısını ve Gürcü kilisesini yerleştirip üstelik ibadet dilini de Gürcüce yapmaktı. Bunu da harika şekilde yerine getirdiler. Gürcistan’dan Yunan kilisesini çıkardılar ve halkın anladığı ortak dilde yani Gürcüce ibadet etmeye başladılar. Abhaz kralları kendi inisiyatifleriyle Apkhazeti’de ve başka noktalarda Gürcü kiliseleri inşa ettirdiler ve üzerlerine de Asomtavruli Gürcü yazısıyla yazılmış Gürcü dilinde kitabeler konuldu. Krallık resmi işlemlerinde de edebi Gürcüceyi kullanıyordu. Abhaz kralları Leoni-III’den, Konstantine-III ve Giorgi-II’den bahseden kibateler günümüze ulaşmıştır. 9. ve 10. Yüzyıllara ait bu kitabeler Gürcü dilinde ve Gürcü alfabesiyle yazılmıştır.
Bu krallık 10. Yüzyıl sonunda başka bir Gürcü krallığı olan Kartvelta Samepo yani Kartvelta Krallığı’yla (Tao-Klarceti Krallığı) yine hanedan evliliği yoluyla birleşti. Yeni adıyla Gaertianebuli Sakartvelos Samepo yani Birleşik Gürcistan Krallığı 15. Yüzyıl sonuna kadar sürdü. Daha sonra ise yoluna üç krallık ve bir prenslikle devam etti.
Bu güne kadar anlattığımız zaman dilimini anlatan hiçbir metinde ne Apkhazeti’de ne de Gürcistan’ın kalan bölgelerinden birinde Apsuva etnosundan veya dilinden bahseden hiçbir yerli veya yabancı kaynağa rastlanmamaktadır. İki asır hüküm süren Abhaz krallarının da hiçbir yerde Apsuva olduklarından bahsetmediklerini, Apsuva dilinde konuştuklarına dair bir belgenin mevcut olmadığını biliyoruz. Oysa Gürcüce yazdıklarına, Gürcüce ibadet ettiklerine ve Gürcü siyaseti yürüttıklerine dair çok sayıda kanıt mevcuttur.
Bugün Apsuvaların özel önem arfettikleri Likhni’de bile kilisede Asomtavruli Gürcü alfabesiyle Gürcü dilinde yazılmış kitabe mevcuttu. Gürcü izlerini bu Gürcü topraklarından silmek isteyenler o kitaneyi tahrip ettiler.
- Yüzyıl sonunda Gürcistan bölününce, sürekli saldırılarına maruz kaldığı imparatorluklar için kolay lokma haline geldi.
Gürcistan zayıflayınca kuzeyli dağlı halklar akın akın Gürcistan topraklarına gelip yerleşmeye başladılar. Bu süreçte 17. Yüzyıldan itibaren Apkhazeti’nin demografik yapısı değişti. Kuzeyden gelen gruplar içerisinde baskın olan Apsuva kesimi zaman içerisinde yerel halkla da karıştı ve bunun sonucunda bugünkü Apkhazeti halkı oluştu. Gürcüler eski alışkanlıklarını sürdürdüler ve Apkhazeti bölge adından kaynaklı Apkhazi terimini bu yeni dönemde kullanmaya devam ettiler. Yani, eski halkı Gürcü olan Apkhazeti’nin yeni demografik yapıyla meydana gelen Apsuva dilli halkına da Apkhazi demeyi sürdüren Gürcüler, kuzeyden gelen bu halka büyük bir fırsat vermiş oldular.
Neydi o fırsat? Eski Abhazlar Gürcü dünyasının parçasıydı, o toprakların asıl sahipleriydi, Hıristiyandılar, gelişmiş bir devlete sahiptiler. Yeni gelen Apsuvalar da Apkhazi/Abhaz diye anılınca; zaman sonra tarihi çarpıtma şansını yakaladılar. Biz Abhazları tarihsel olarak ikiye ayıralım; Eskiler Gürcü Abhazlardı, yeniler Apsuva Abhazlar diyebiliriz. Apsuva Abhazlar eski Abhazların kendi ataları olduğunu iddia etmeye başladılar. 19. Yüzyıldan itibaren Gürcistan’ın kâbusu olmuş Rus siyaseti de bugün halâ bu çarpıtmaları desteklemekte hatta yön vermektedir.
Ellerinde Apkhazeti dahil Gürcistan’ın hiçbir yerinde Apsuva geçmişine dair kanıt olmayan Apsuvalar, işte bu terimin vizyonsuz Gürcüler tarafından kendilerine hediye edilmiş olmasından yararlanıyorlar; eski Apkhazeti’nin ve eskinin Gürcü Abhazlarının Gürcü değil, kendi Apsuva atalarına ait olduğunu iddia ediyorlar. Hatta bugünkü Apkhazeti’den geniş bir alandaki Gürcistan kesiminde Apsuvaların Gürcü tarihine ve kültürüne katkısı ve etkisi olduğu yalanlarını yazabiliyorlar.
Eski Abhazların ve Abhaz Krallığı’nın Gürcistan tarihine ve kültürüne katkıları çok büyüktür. Bugün Batı Gürcistan halkı Trabzon-Samsun arasında yaşayan eski Lazların akibetine uğramamışsa yani Yunanlaşmamışsa, bu Abhaz krallarının, çağdaşları Tao-Klarceti krallarının ve onlardan sonra gelenlerin mücadelesi sayesinde olmuştur.
Ancak, tüm bunların Apsuvalarla, ya da başka bir şekilde ifade edersek yeni dönem Apsuva Abhazlarla hiçbir alâkası yoktur.
Gerek Gürcü tarih yazımında, gerekse Orta Çağ dönemi Arap, Ermeni ve diğer yabancı tarihçilerin anlatımlarında Abhazlardan ve Abhaz Krallığı’ndan söz edilirken, Apsuvalardan değil Gürcülerden ve Gürcistan’dan bahsedilmektedir. Apkhazeti’nin Gürcistan olduğu ve Gürcü ruhunun somut halini teşkil ettiği 12. Yüzyıl İran şairi Hâkânî’nin şu sözlerinden de anlaşılıyor: “Harika kadının aşkından Apkhazeti’ye yerleştim ve Gürcüce konuşmaya başladım”. Bir örnek daha verelim; Abhazolog Prof. Dr. Teimuraz Gvantseladze. “Ermeni kaynaklarında, 9-10. Yüzyıllarda varolmuş Abhaz Krallığı’nın adı “Aşkharh Egeratsi”dir. Bu Egrisi ülkesi yani Megrel ülkesi anlamına gelir. Apsuvalar nerede yaşıyordu ki?” Verebilecegimiz çok örnek var, fakat konu daha da uzayacaktır.
Bugünkü Apkhazeti bölgesine gelen Apsuva ve diğer gruplar nedeniyle demografik yapı değişmiş olmasına rağmen aynı terminolojiyi kullanarak tarihi hata yapan Gürcüler, ayrılıkçı Apsuvaların ekmeğine yağ sürmüş ve kendi tarihlerinin çarpıtılmasına kendi elleriyle zemin hazırlamışlardır.
Gürcistan’da (Apkhazeti’de) varlıkları 16. Yüzyıldan sonra görülmeye başlayan Apsuvaların o eski Abhaz Krallığı’nın siyasi kültürel ve dini atmosferini oluşturmaları mümkün olamaz. Bunu aşağıdaki çeşitli tarihsel verilerden çok rahat anlayabiliriz:
Abazaların (Apsuva Abhazların) önemli figürü Nestor Lekoba halkı hakkında neler derlemiş? Bu kez de kendi adamlarının ne dediğine bakalım: К истории революционного движения в Абхазии : сборник Главполитпросвета Абхазии. – Сухум, 1922 (Abhazya’daki Devrimci Hareketin Tarihine Dair: Abhazya Ana Siyasal Eğitim Yayınları. – Sohum, 1922.). Bu resmi bir yayındır ve Abhazya lideri Nestor Lakoba tarafından derlenmiştir. “Eğer Çarlık Rusya’sı ‘kendine ait kültürü olmayan, kendi yazısı olmayan, tufan öncesi ilkel şartlarda yaşayan’ bu etnografik halkı (Apsuva Abhazları) tamamen ortadan kaldırmadıysa bunun nedeni siyasi bir hesaptı: Abhazlarla Gürcüler arasında düşmanlık yaratmak ve böylece burada hâkimiyet kurmak.” (Sf. 4) “Ekonomik olarak Abhazlar, Abhazya’da yaşayan diğer halklar arasında en geri kalmış olanlardır. Abhaz sadece ailesine bir hasattan diğerine yetecek kadar mısır yetiştirir ve onunla beslenir.” (Sf. 5). “Abhazlar her ne kadar kendilerini formalite icabı bu şekilde tanımlasalar da ne Hıristiyandırlar ne de Müslüman. Abhaz için din anlaşılmaz bir şeydir. Doğası gereği, tarihi olarak ateisttir, tanrısızdır. Bazen bazı pagan ritüelleri yerine getirir, ama onu da yüzeysel olarak, gelenek gereği, tamamen biçimsel olarak yapar.” (Sf. 20). Nestor Lakoba’nın bu değerlendirmelerinde açıkça görülüyor ki, bu “Apsuva Abhaz”, 20. yüzyılın başında bile geri kalmış, ilkel bir etnografik topluluk olarak görülüyor ve hiçbir şekilde Abhazya’da büyük Hristiyan kültürünü yaratmış olan eski Abhazların mirasçısı olarak görünmüyor.
Evliya Çelebi’nin Apsuva Abhazlar hakkında söyledikleri: Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi: Bursa-Bolu-Trabzon-Erzurum-Azerbaycan-Kafkasya-Kırım-Girit. 2.Cilt-1.Kitap. 2.Baskı. Yapı Kredi Yayınları-İstanbul, 2008. Sf.127: “Zira bu Abaza kavmi birbirleriyle savaşarak evlatlarını ve kadınlarını çalıp satarak kâr etmekle geçinirler.” Sf.128-129: “Üsüviş’in (aşiret) özellikleri: Tuhaflık bu ki bu Abaza taifesinin çoğu beylerinin leşini bir sanduk gibi ağaç içine koyup büyük ve yüksek bir ağacın çatal dalına mıhlayıp korlar. Başı ucundan sanduka bir delik delerler. Bozuk inançlarınca o delikten cennete bakar. Nice yüz bin bal arısı o delikten girip Abaza leşinin koltukları ve budu arasında bal yapar. Mevsiminde sandığının kapaklarını açıp kıllı kıllı balları tulumlara doldurup satarlar. Halk Abaza balıdır diye parça parça alırlar. Ama pisliğini bilmezler. Abaza balından gayet sakınmak lazımdır. Bu Abaza diyarında nice bin acaiplikler ve tuhaflıklar vardır, ama yazılması mümkün değildir. Aşağılı aşiretinin özellikleri: Müflis ve hırsız kavimdir ki bütün Abazalar bunların şerrinden korkarlar.” Sf.130: “Bu Kotası kavminin de evleri tamamen sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ortadadır. On eve bir kabak tabir ederler. Dört tarafları kale gibi çit azbarlardır (çevrili meydan). Bütün hayvanlarını her gece saklayıp arslan gibi köpekleriyle nöbet beklerler. Bütün Abaza aşiretlerinin halleri budur. Zira bütün evleri ormanlar içindedir. Birbirlerinden korkarlar.” Evliya Çelebi 1640 yılında seyahate başlamış. Dolayısıyla Abazaların yaşadığı yerlere de 17. Yüzyılın ortalarında gidiyor. Bu halkın yukarıda bahsettiğimiz eski Abhazlar ve Abhaz Krallığı’yla alakası olmadığı açıktır.
Bu bilgileri daha da genişletme imkânına sahibiz.
Ayrılıkçı düşüncelere kapılmış Apsuva Abhaz kesimi en başında belirttiğimiz gibi Gürcü bölgelerinde yapay Apsuva mirası üretmeye, başka bir deyişle Gürcü tarihi mirasını iç etmeye çalışıyor ve bunun için kitaplar yazıyor, internet sitelerinde sözde makaleler paylaşıyorlar. Aşağıdaki linkte bunlardan birini görebilirsiniz.
Konuyla ilgili hiçbir bilgisi olmayanlar linkteki gayriciddi yazıyı okuduğunda bir anlam veremeyebilir. Ancak, verdiğimiz bilgiler ve açıklamalarımız sonrasında, Apsuva ayrılıkçıların linkteki yazısının sahte tarih üretme çabasıyla oluşturulmuş fantastik paragraflardan başka bir şey olmadığını anlayacaktır.




























